Ana içeriğe atla

itt

HASTA ODAKLI YAKLAŞIMLA BÜYÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ

13.02.2018 - 11:49

20 yıl önce kurulan ve şu an 5 hastane, 4 tıp merkezi, bir diyaliz merkeziyle hizmet veren Şafak Sağlık Grubu CEO’su Pınar Bayramgürler, hasta memnuniyeti odaklı bir yaklaşım politikasını benimsediklerini ve hedeflerinin büyük olduğunu söylüyor. 

Ülkemizin en hızlı gelişen ve en hızlı büyüyen sektörlerinden biri sağlık. Bu sektör içinde en dikkat çeken ve en eski markalardan biri ise Şafak Sağlık Grubu. Tam 20 yıl önce kurulan ve şu an 5 hastane, 4 tıp merkezi, bir diyaliz merkezi ve 5 okulla hizmet veren grubu daha yakından tanımak için Şafak Sağlık Grubu CEO’su Pınar Bayramgürler ile görüştük. 

Öncelikle sizi daha yakından tanıyabilir miyiz? Ne kadar süredir sektördesiniz, daha önce nerelerde görev aldınız?
1981 Kırşehir doğumluyum. Bir dönem hem çalıştım hem de eğitim hayatıma devam ettim. Üniversite eğitimime İstanbul Üniversitesi’nde Biyomedikal (tıp elektroniği) bölümü ile başladım. Sonrasında yine aynı üniversitede işletme okudum. Birçok üniversitenin sağlık ve hastane yönetimi üzerine çeşitli kurs, eğitim ve kongrelerine katıldım. Sağlık yönetimi üzerine master yaptım. Okula biraz erken başladım. O nedenle hayata da erken başlama fırsatım oldu. 2000 yılında medikal bir firmada ürün sorumluluğu ve bölge sorumluluğu yaptım. 2003 yılından itibaren ise özel hastane müdürlüğü, işletme direktörlüğü, genel müdürlük görevlerini üstlendim. Hastaneciliğe ilk Şafak Grubu’nda başladım. Arada farklı iki firma ile çalışarak 5 yıl önce tekrar yuvama döndüm.

Başarılı bir kadın yönetici olarak sağlık sektöründe önemli başarılara imza attınız. İş hayatınızda sağladınız bu başarıyı neye borcusunuz? 
Başarımın sırrı işimi çok sevmem. Herkes gibi benim de hayallerim ve bu doğrultuda özverili çalışmam söz konusu tabii ki. Eğer insan işini, çalışma arkadaşlarını, çalıştığı kurumu çok severse hem bu güzel sinerjiyle başarılı işler çıkıyor hem de bitmek bilmeyen bir enerjiye sahip oluyor. Bir yönetici için zamanı doğru kullanmak ve hızlı karar vermek de çok önemli bence.

Yoğun çalışma koşulları dışında boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz? 
Boş vakitlerimi aileme ve özellikle oğluma ayırmaya çalışıyorum. Oğlumla tiyatroya ve sinemaya gitmek en sevdiğimiz aktiviteler. Onun ödevlerine yardımcı olmaya ve onu hayata hazırlamaya çalışıyorum. Disiplin, zaman yönetimi, sorumluluk bilinci gibi bazı özelliklerin çocukken kazanılması gerektiğine inanıyorum. Kendime ayırdığım zamanlarda ise spor yapmaya ve sevdiklerimle sosyal faaliyetlerde bulunmaya çalışıyorum. Düzenli olarak kitap okumaya özen gösteririm.

Biraz da markanızdan bahsedelim. Şafak Sağlık Grubu’nun kurulduğu günden bu yana kaydettiği aşamaları bizlere anlatabilir misiniz?
İlk hastanemiz 1998’de İstanbul Gaziosmanpaşa’da açıldı. Grubumuz 20. yılında yoluna 5 hastane, 4 tıp merkezi, 1 diyaliz merkezi ve 5 okulla devam etmektedir. Şu anda grubumuzda yaklaşık 250 hekim ve bin 800 sağlığa destek veren çalışanımız bulunuyor. 

Sizi diğer hastanelerden ayıran özellik ve hizmetleriniz neler?
En belirgin özelliğimiz, hasta odaklı çalışmamızdır. Butik hastanecilik hizmeti verip hastalarımızla duygusal bağ kuran, onlara evindeymiş hissi uyandıran, dünyadaki son teknolojiyi kullanan ve konusunda uzman kadrolarımızla profesyonelliğini ön planda tutan güvenilir bir grubuz. İlkemiz eğitim ve teknolojinin sürekli kullanılması, yenilenmesi ve değiştirilmesi yönündedir. Günümüzde hızla değişen rekabet ortamında yüksek kalitede hizmet vermek, çıtayı her geçen gün biraz daha yukarıya çıkarabilmek ve hasta memnuniyetini üst düzeyde tutabilmek çok önemlidir. Bu hizmetleri uzun süreli sürdürülebilir halde tutabilmek ancak sürekli eğitim ve teknolojik yeniliklerle olabilir. 

Bundan sonraki hedefleriniz neler?
Her kurumun, hatta her ülkenin temel amacı ekonomik büyümedir. Ekonomik büyüme istihdamı artırır. Bu da ülke ekonomisine katkıdır. Biz daha fazla istihdam sağlamak istiyoruz. Türkiye sağlıkta dönüşümü gerçekleştirdiyse özel sektörün bunda çok büyük katkısı vardır. Sağlık, teknoloji ve bilgi ağırlıklı bir hizmet alanıdır. Önümüzdeki senelerde daha çok isteyen ama daha az memnun olan insan profiliyle karşılaşacağız. Alternatifler çoğaldıkça hastalar çok daha az sadık hale geleceklerdir. O nedenle biz hasta odaklı bir yaklaşım politikasını benimsiyoruz ve ‘Size özel hastaneyiz’ diyoruz.

Sağlık sektörüne yönelik görüşlerinizi alabilir miyiz? Sektörün bugünkü durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sektör son 15 yılda şaşırtıcı derecede büyümüştür. Özel hastanelerin oyunun içine dahil edilmesi, tüm sağlık sektörünün gelişmesine ciddi katkı sağlamıştır. Türkiye, dünyada sağlığa en hızlı ve en ucuza ulaşabileceğiniz sayılı ülkeler arasında. Tıp teknolojisinde Avrupa’dan hiçbir eksiğimiz yok. Aslında sektörümüzün ne kadar gelişmiş olduğunun en iyi göstergesi sağlık turizmidir. Geçmiş yıllarda yurtdışına tedavi olmak için gidiliyordu. Artık dünya ülkelerinden ülkemize sağlık hizmeti almak için geliniyor. 

Grup olarak sağlık turizminde ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz? Yurt dışından gelen hastalarınıza nasıl bir hizmet sunuyorsunuz?
Yurt dışından hasta getirilmesini ve sağlık turizminin hedeflenen seviyeye çıkarılmasını çok önemsiyoruz. İnsanlar sağlık hizmeti almak için başka bir ülkeye iki nedenle gider. Birincisi, kendi ülkesinde sağlık hizmetleri pahalıdır ve erişimi zordur. Bekleme süresi uzundur. İkincisi, hastanın bulunduğu ülkede sağlık hizmetlerinin teknolojisi yetersizdir ve doktorlar mesleki anlamda tatminkar bir donanıma sahip değildir. Bu yüzden genel olarak cerrahi ya da özel uzmanlık gerektiren tıbbi müdahalelere ihtiyaç duyan hastalar başka ülkeye giderler. Medikal turizm açısından ülkemiz son derece zengin kaynak potansiyeline sahiptir. Hem altyapımız ve donanımımız pek çok ülkeden iyidir hem de doktorlarımız en modern yöntemlerle her türlü tıbbi operasyonları gerçekleştirmektedir. Üstelik tüm tedavi masrafları Avrupa ve ABD’ye oranla çok daha ucuzdur.

Ortalama ne kadar ucuzdur?
Tedavilerde Türkiye’nin sağladığı fiyat avantajı yüzde 70 civarındadır. Ayrıca vize kolaylığımız da vardır.

Sağlık turizmi açısından ana hedef ülkeler hangileri olmalı?
Özellikle Balkanlar, Orta Asya ve Ortadoğu başta olmak üzere tüm İslam ülkeleriyle köprüler kurmalıyız. Kazaların, yaşlı nüfusun ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların artması, sağlık harcamalarını artıracaktır. Avrupa’dan da bu tür hastalar getirilebilir ve daha ucuza bakabiliriz. Bu, sağlık sektörünün istihdamını da genişletir, ülke ekonomisine ciddi katkı yapar. Refahın artmasına ve hayat standartlarının yükselmesine yardımcı olur. Sağlık turizminin gelişmesi ve yaygınlaşması için bakanlığımız da ciddi çalışmalar yürütüyor. Komşu ve kültürel yakınlığımız olan ülkelerle diyalog içerisindeyiz. Bu ülkelerin sağlık sigortaları ile anlaşma yapmaya çalışıyoruz. Hükümetler arası sözleşmeler, karşılıklı akreditasyonlar yapılmalı, hukuki altyapı oluşturulmalıdır. Biz şu an Balkanlar, Orta Asya, Kuzey Afrika ülkeleri, Gürcistan ve Ermenistan’dan hastalar getirip tedavi ediyoruz. 

mogul

 

Yukarı