Ana içeriğe atla

medya

KANSERDEN KORUNMAK VE ERKEN TANI İÇİN KİMLER HANGİ TESTLERİ YAPTIRMALI?

13.12.2017 - 12:12

Türk Kanser Derneği ile birlikte Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi Hematoloji Medikal Onkoloji Bölümü Prof.Dr. Coşkun Tecimer ülkemizde sık görülen akciğer, prostat, meme, kalın bağırsak ve rektum ile mide kanserinden korunmak ya da bunları erken yakalamak için neler yapabileceği noktasında bilgiler verdi.

Akciğer Kanseri: İnsanların akciğer kanseri açısından taranmasında en sık kullanılan yöntemler akciğer grafisi ve akciğer tomografisi ile balgamda kanser hücresi aranmasıdır. Özellikle akciğer tomografisi ve balgamda kanserli hücre aranması akciğer grafisine göre daha duyarlı yöntemlerdir. Sağlıklı kişilere rutin kanser ‘check-up’larında önerilmemekle birlikte, akciğer kanseri yönünden risk taşıyan kimselerde bu testlere başvurulabilir. Yüksek riskli kimseler; sigara içen, asbeste maruz kalan ve anne ve babasında akciğer kanseri olan kişilerdir. Bunların dışında şu durumlarda da bu incelemeler yaptırılabilir. Böylelikle yalnızca akciğer kanserinin değil, akciğerde hastalık yapabilecek diğer hastalıkların tanısı da konulabilir; bir süredir geçmeyen öksürük, ağızdan kan gelmesi, sürekli balgam şikayeti olması, ses kısıklığı, sesin boğuklaşması ve kabalaşması, nedeni açıklanamayan göğüs, sırt ya da yan ağrısı, hırıltılı solunum, açıklanamayan nefes darlığı ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı.
Prostat Kanseri: Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanserlerdendir. Tanı koymak kolaydır. 50 yaş üzerinde tüm erkeklerde yılda bir kez olmak üzere kanda prostat spesifik antijen (PSA) denilen maddenin düzeyine bakmak gerekir. PSA’nın yükseldiği durumlarda prostat kanserinden şüphelenilmeli ve ileri tetkiklere geçilmelidir. Prostat kanseri erken dönemde belirti vermez. Belirti verdiği durumlarda hastalık genellikle ilerlemiştir. Hastalığın belirtileri, prostat iltihabı ve iyi huylu prostat büyümesi ile karışabilir. Bu nedenle yetişkin erkeklerde ayırıcı tanı için şu durumlarda PSA’ya bakmakta yarar vardır; idrar akımının yavaşlayıp zayıflaması, sık idrara gitme gereksinimi, gece idrara kalkmaya başlama ya da sıklığının artması, idrarda kan görülmesi, ereksiyon zorluğu, kasık lenf bezlerinde şişme, kemiklere yayıldığında şiddetli ağrı olabildiğinden nedeni açıklanamayan kemik ağrıları.
Meme Kanseri: Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir. 40 yaşına gelmiş her kadının yılda bir kez mamografi yaptırması gerekir. Bu süreyi iki yıl olarak önerenler olsa da bizim tercihimiz incelemenin yıllık olarak yapılmasıdır. 50 yaş sonrası iki yılda bir yapılabilir. Risk ve yarar analizi yapıldığında mamografinin birçok meme kanserini erken yakalamayı sağladığı ve hayat kurtardığı tespit edilmiştir. Memenin fizik incelemesi de yirmili yaşlardan itibaren yapılabilen zararsız ve kolay bir muayene yöntemidir. Meme kanserinin tanısında mamografiye yardımcı diğer görüntüleme yöntemleri arasında meme ultrasonografisi ve meme magnetik rezonans (MR) incelemesi sayılabilir. Yıllık kontrollerin dışında şu durumlarda meme muayenesi yaptırılmalı ve görüntüleme tekniklerine başvurulmalıdır; memede ağrısız ve geçmeyen kitle, meme derisinde kabarıklık ya da içe çökme, meme başının içeri çekilmesi, tek taraflı olarak meme başından kendiliğinden sıvı gelmesi, daha ileri dönemlerde kitlenin belirginleşip deriye uzanıp, deride ödem ve ülserlere yol açması, koltuk altı lenf bezlerinin büyüyüp ele gelmesi.
Kalın Bağırsak ve Rektum Kanseri: Yaşınız 50’nin üzerinde mi? Bu durumda kadın erkek herkese kolonoskopi yapılmasını öneriyoruz. Kolonoskopide kalın bağırsaklar normal bulunmuşsa testin 5-10 yılda bir tekrarı gerekir. Kolonoskopiden başka yılda bir kez dışkıda gizli kan bakılabilir. 
Bunun dışında şu durumlarda kalın bağırsak kanserine karşı daha tedbirli olunmalıdır. Bu takdirde kontrollere daha erken başlamak ve tetkikleri daha sık yaptırmak gerekir; ailede kalın bağırsak kanseri görülmüşse, ailede polip hikayesi varsa, ailede adenömatöz polipozis hastalığı ya da geni tespit edilmişse, önceden kalın bağırsağınızda polip bulunmuşsa, ülseratif kolit ya da crohn hastalığı gibi iltihapla giden bağırsak hastalığı varsa.
Öte yandan şu belirtilerin olduğu durumlarda da ayırıcı tanı için kolonoskopi gerekebilir; dışkılama alışkanlığında değişiklik, kabızlık ve ishal ataklarıyla giden dışkılama, dışkı çapının incelmesi, dışkıda kan görülmesi ve nedeni bilinmeyen demir eksikliği kansızlığı.
Mide Kanseri: Mide kanserinde şikayeti olmayan hastalar için rutin ‘check-up’ kontrolü yoktur. Ancak semptomları olan hastalarda üst endoskopi olarak da isimlendirilen gastroskopi tetkiki yapılabilir. Şu durumlarda gastroskopiye başvurulabilir; karın üst orta bölgesinde müphem rahatsızlık ya da ağrı, erken doyma hissi, sık geğirme, yutma güçlüğü, yediklerini çıkarma, sindirim sistemi kaynaklı olarak ağızdan kan gelmesi, nedeni açıklanamayan kilo kaybı ve nedeni bilinemeyen iştahsızlık, halsizlik ve zayıflık hissi.

rize

 

Yukarı