Ana içeriğe atla

arf

KEMİK YOĞUNLUĞU 30 YAŞINA KADAR MAKSİMUMA ÇIKARILMALI

08.10.2018 - 14:01

Medical Park Uşak Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Erol Gilim, günümüzde en sık görülen hastalıklardan biri olan osteoporoz ile ilgili tavsiyelerde bulunuyor: “30 yaşından önce kemik kültesi yoğunluğu ne kadar artırılırsa, kırık riski de o kadar azalır.”

Ortalama yaşam süresinin uzaması ve yaşlı nüfusun artmasıyla günümüzde en sık görülen hastalıklardan biri de osteoporoz. Medical Park Uşak Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Erol Gilim, osteoporoz ile ilgili sorularımızı cevapladı.


Osteoporoz hastalığı hakkında bizi bilgilendirir misiniz?
Osteoporoz, kemiklerin sertliklerinin azalıp daha kırılabilir hale gelmeleriyle ortaya çıkan ve tüm iskeletimizi etkileyen sistemik bir hastalıktır. Osteoporoz, ortalama yaşam süresinin uzaması ve yaşlı nüfusun artmasıyla en sık görülen hastalıklardan biri haline geldi. Yapılan çalışmalar, 50 yaş üzerindeki her 3 kadından ve her 5 erkekten birinin, hayatının bir döneminde kırık yaşayacağını gösteriyor.


Risk faktörleri nelerdir?
Risk faktörleri, majör ve minör olmak üzere iki başlık altında toplanıyor. Majör risk faktörleri arasında en çok, düşük kemik yoğunluğu görülüyor. Bu nedenle menopoz yaşı olarak kabul edilen 45-50 yaşlarında mutlaka bir kez kemik yoğunluğu ölçümü yaptırılmalı. Risk faktörleri değerlendirildikten sonra bu ölçümlerin ne sıklıkta tekrarlanacağının hekim tarafından belirlenmesi gerekiyor. Bir diğer risk faktörü de yaş. Kemik yoğunluğu aynı olan biri 50, diğeri 80 yaşındaki iki hastanın kırığa maruz kalma riski birbirinden çok farklıdır. Çünkü yaşla birlikte kemik kalitesi de bozulur. Geçmişteki bilgilerimizin aksine, kırık riskini değerlendirirken artık sadece kemik yoğunluğuna değil, kemiğin mikromimari yapısı ve kalitesine de bakıyoruz. Daha önce geçirilmiş olan kırıklar, kırık riskini artırır.


Bu hastalığın belirtileri nelerdir?
Osteoporozun en önemli belirtisi kırıklardır. Omurga üzerinde ortaya çıkan kırık sonucu boy kısalır, duruş bozukluğu ve kamburluk ortaya çıkar. Kamburlaşma sonucunda kemikler, karın boşluğu ve göğse baskı yapar. Buradaki organlar olumsuz etkilenirken hastanın vücut imajı bozulur. Bu da psikolojik sorunların ortaya çıkmasına, osteoporoz hastasının toplumdan uzaklaşmasına neden olur.


Osteoporozdan nasıl korunabiliriz?
Korunma anne rahminde başlıyor. Bebeğin anne karnındaki beslenmesi kemik sağlığını yakından etkiliyor. Kemik kütlesi 30 yaş civarı maksimuma ulaşıyor. 30 yaşından önce kemik kültesi yoğunluğu ne kadar artırılırsa, kırık riski de o kadar azalıyor. Kemik kütlesini maksimuma çıkarmak için önemle üzerinde durulan konulardan biri egzersiz. Bu yüzden çocukların basketbol, voleybol, ip atlama, zıplama gibi kemik yoğunluğunu artırıcı fiziksel aktiviteler yapmaya teşvik edilmesi gerekiyor. İleri yaşlarda bu sporları yapmak zor olduğu için sert adımlarla yapılan tempolu yürüyüşler tavsiye ediliyor. Beslenmenin en önemli iki noktasını kalsiyum ve D vitamini alımı oluşturuyor. D vitamininin en önemli kaynağı ise güneş. Ayrıca balık ve balık ürünleri de önemli bir D vitamini kaynağı.

yyy

Yukarı