Ana içeriğe atla

medya

OBEZİTE CERRAHİSİNDE İDDİALIYIZ

12.06.2017 - 17:03

Şafak Sağlık Grubu CEO’su Pınar Bayramgürler, “Şafak Sağlık Grubu olarak obezite cerrahisinde oldukça iddialıyız. Obezite cerrahisini Türkiye’de en iyi yapan hastanelerden birisiyiz” diye konuştu.

Şafak Sağlık Grubu olarak toplam kaç hastaneye sahipsiniz? Hastaneler zincirinize yeni hastaneler eklenecek mi? 
Şafak Sağlık Grubu olarak 4 hastaneye sahibiz. Grubumuza yeni hastaneler eklemek istiyoruz. Anadolu yakasında önümüzdeki iki yıl içerisinde yeni bir hastane açmayı planlıyoruz. Şu anda bir tıp merkezimizi büyüterek taşımayı amaçlıyoruz. Obezite cerrahisi üzerine metabolik hastalıklar hastanesi ve bunun dışında anne-çocuk hastanesi açarak hizmet vermeyi hedefliyoruz. Anne-çocuk hastanesinde kadın doğum, çocuk, plastik cerrahi, dermatoloji yani anne ve çocuğa ait olan tüm bölümler yer alacak. Şafak Sağlık Grubu olarak kısa vadede mevcut hastanelerimizin daha iyi hale gelmesini planlıyoruz. Uzun vadede ise Şafak Sağlık Grubu’nu büyütmeyi hedefliyoruz. Ama sağlam adımlarla gitmekten yanayız. Hızlı büyümektense daha sağlıklı ve yavaş büyümeyi tercih ediyoruz. 

Şafak Sağlık Grubu, hangi özellikleriyle ve hastalarına sunduğu hangi ayrıcalıklarla ön plana çıkıyor? Diğer hastanelerle kıyaslandığında farklı yönleriniz nelerdir?
Diğer hastanelerle kıyaslandığı zaman ‘butik’ hizmet veriyor oluşumuz ön plana çıkıyor. Şafak Sağlık Grubu olarak çok geniş metrekarelerde hizmet vermek yerine verdiğimiz hizmetin niteliğiyle ön planda yer alıyoruz. Büyük hastanelerde hizmetin koptuğuna inanıyorum. Bizim gibi butik hastanelerde hastalarla daha iyi ilgilenildiğini, daha iyi hizmet verildiğini düşünüyorum.  

Hastaneniz hangi sağlık bölümleriyle iddialı? Tanı ve tedavilerde hangi kriterleri uyguluyorsunuz?
Hastanelerimizin 2 tanesi Bahçelievler bölgesinde, 2 tanesi Gaziosmanpaşa bölgesinde bulunuyor. Her hastanemizin ön plana çıktığı hizmetleri bulunuyor. Örneğin Ataköy Hastanesi’nde obezite cerrahisiyle, aile hastanesinde kemik iliğiyle, Avrupa Şafak Hastanesi’nde kardiyoloji kardiyovasküler cerrahi ve tüp bebekle, İstanbul Şafak Hastanesi’nde mikrocerrahi ve diyalizle ön planda yer alıyoruz. Şafak Sağlık Grubu olarak obezite cerrahisinde oldukça iddialıyız. Obezite cerrahisini Türkiye’de en iyi yapan hastanelerden birisiyiz. 
Bir hastanenin tanı ve tedavilerde iyi olabilmesi için hekimin tıbbi niteliklerinin ve cihazların yeterli olması gerekiyor. Dünyada kullanılan teknolojilerin aynısını ülkemizde kullanıyoruz. Hastanelerimizde cihazlarımıza sürekli yatırım yapıyoruz. 

“ÖNEM VERDİĞİMİZ EN ÖNEMLİ UNSUR HASTA”
Sağlık hizmetlerinizde önem vererek uyguladığınız belli başlı kriterler nelerdir?

Hastanelerimizde bizim için öncelikle önemli olan unsur; hasta…Hastanın hem ruhi hem de bedenen sağlığı çok önemli. Hastalarımızın bedenini iyileştirirken ruhuna hitap edebilecek çalışmaları da ihmal etmiyoruz.  

Sağlık turizminde Türkiye’nin potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sağlık turizminde Türkiye olması gerektiği yerin henüz başında bulunuyor. Sağlık turizminde daha çok yol almamız gerekiyor. Hekim ve hastanelerimizi çok iyi anlatmamız gerekiyor. Sağlık turizmi normal turizmle orantılı olarak ilerliyor, turizmi ne kadar geliştirirsek sağlık turizmini de o kadar geliştirebiliriz. Sağlık turizminde devletin bizlere daha fazla destek vermesini temenni ediyorum.

Şafak Sağlık Grubu olarak çalışan memnuniyeti konusunda hangi stratejileri uyguluyorsunuz?
Çalışan memnuniyetine son derece önem veriyoruz. 1998 yılından beri bizimle çalışan hekimlerimiz bulunuyor. Sadece hekim değil hemşire ve idari kadromuz da böyle. Çalışanlarımıza yapabilecekleri kadar iş vermemiz gerekiyor. Bazen kapasitelerinin üstünde iş isteyince de hem kişiyi zorlamış ve yormuş oluyoruz, hem de başarısızlığın verdiği memnuniyetsizlikle sonuçta bizler de problem yaşıyoruz. Çalışanlarımız ne kadar memnun olursa, hastalarımız da o kadar memnun oluyor. Temel hedefimiz; hastalarımızın Şafak Sağlık Grubu’nda kendilerini ev ortamında aile sıcaklığında hissedebilmeleri. 

Sağlık sektöründe özel hastane sayısı devamlı artıyor. Rekabetin arttığı sağlık sektörünün genel değerlendirmesini yapar mısınız? 
Özel hastane sayısının devamlı arttığına ilişkin bir kanı sektörde hakim olsa da aslında bu sayı son yıllarda çok da artmıyor. Hatta kapanan hastanelerin bile arttığını söyleyebiliriz. Hastanecilik sektörü keyifli ama kesinlikle çok kazandıran bir sektör değil. Prestijli bir sektör ve maddiyattan daha çok manevi bir tatmini var. 

“İŞİMİ ÇOK SEVİYORUM”
Pınar Hanım, sağlık sektörünün en genç yöneticilerinden birisiniz. Başarınızın sırrını neye bağlıyorsunuz?

İşimi gerçekten çok seviyorum. Çalışma arkadaşlarımı çok seviyorum ve her şeyin sevgi kökenli olduğuna inanıyorum. Çalışanlarımı işe alırken iki kritere dikkat ediyorum. Birincisi; işe istekli olması, ikincisi ise karakter olarak iyi insan olması. Çünkü iş öğretilir, ama insanın karakter yapısını değiştirmek imkansız.

“OKULLARIMIZDAN YILDA 400 MEZUN VERİYORUZ”
Aynı zamanda okullarınız da var. Şafak Sağlık Grubu olarak eğitim konusunda misyonunuz nedir?

Şafak Kolejleri ve Sağlık Meslek Lisesi olmak üzere 4 tane okulumuz var. Kendi hemşirelerimizi kendi okullarımızda yetiştiriyoruz. Bu konuda temel kriterimiz; donanımlı, nitelikli, hastaya değer veren çalışanlar yetiştirebilmek. Okullarımızdan yılda 400 mezun veriyoruz.

“SAĞLIK TURİZMİNDE ASIL HEDEFİMİZ; AVRUPA ÜLKELERİ”
Sağlık turizmine yönelik ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Bu alandaki hedeflerinizi paylaşır mısınız?

Sağlık turizminde Sağlık Bakanlığı’mızın önderlik edici çalışmaları bulunuyor. İstanbul’da en çok hastane olan bölgeler; Bahçelievler ve Gaziosmanpaşa. Gaziosmanpaşa’da 12 hastane bulunuyor ve yatak sayısı oldukça iyi. Biz bu nedenle Gaziosmanpaşa’da sağlık turizmi konusunda çalışmalar yapıyoruz. Balkan ülkelerindeki sağlık bakanlıklarıyla anlaşmalar yaparak, onlara daha kaliteli hizmeti daha uygun ve kolay ulaşılabilir halde sunmayı planlıyoruz. Ama sağlık turizminde asıl hedefimiz; Avrupa ülkeleri. Çünkü Avrupa’da koruyucu sağlık hizmetleri ön planda olmakla birlikte, tedavi edici sağlık hizmetleri gelişmemiş. Hastalar randevu almaya kalktığı zaman, bazen bir ameliyat için 3-4 ay sonrasına gün verilebiliyor. Diğer yandan Türkiye’deki sağlık hizmetleri hem daha hesaplı hem de daha kaliteli.

rize

 

Yukarı