Ana içeriğe atla

aaa

ORDU-GİRESUN BÖLGESİNDE IŞIN TEDAVİSİ YAPABİLEN TEK MERKEZİZ

15.03.2019 - 11:30

ÖZEL ORDU ADA ONKOLOJİ RADYOTERAPİ MERKEZİ YÖNETİCİSİ AYŞENUR AKSU: “ORDU-GİRESUN BÖLGESİNDE IŞIN TEDAVİSİ (RADYOTERAPİ) YAPABİLEN TEK MERKEZİZ. KLİNİĞİMİZ YÜZLERİ GÜLDÜRDÜKÇE BİZ DE HAKLI BİR GURUR YAŞIYORUZ.”

Özel Ordu Ada Onkoloji Radyoterapi Merkezi Yöneticisi Ayşenur Aksu ve Yard. Doç. Dr. Erkan Göcen, sorularımızı cevapladı. 

Öncelikle hastanenizin onkoloji bölümüyle ilgili bilgi alabilir miyiz?
Ayşenur Aksu: 2013’ten beri Ordu’da hizmet veren kliniğimizde yüksek enerji dalgalarından oluşan x ışınıyla kanser hücrelerinin DNA’larını tahrip ederek tümörü yok eden radyoterapi tedavisi uygulanıyor. Bu işlem için 3 boyutlu konformal radyoterapi ve IMRT (yoğunluk ayarlı radyoterapi) yapabilen iki LINAC cihazı kullanıyoruz. Cihazlarımızda mevcut bulunan MLC (Multi Leaf Collimator) sistemiyle hastanın bilgisayarlı tomografi görüntüleri üzerinde 3 boyutlu ve IMRT tekniği kullanılarak plan yapılabilmektedir. Bu sayede sağlıklı dokular korunurken, tümöre gereken doz verilebilmektedir. Alanında uzman radyasyon onkoloğumuz Yard. Doç. Dr. Erkan Göcen hocamızın önderliğinde, tam donanımlı ekibimizle bölge halkının hizmetindeyiz.

Öne çıktığınız, uzmanlaştığınız, farklılaştığınız bir alan var mı?
Ayşenur Aksu: Ordu-Giresun bölgesinde ışın tedavisi (radyoterapi) yapabilen tek merkeziz. Daha iyi hizmet verebilmek için Sağlık Bakanlığı’ndan ikinci cihaz iznini de alan kliniğimiz, radyoterapi tedavisinde olumlu dönüşler alarak yüzleri güldürdükçe biz de haklı bir gurur yaşıyoruz.

Ülkemizde en çok görülen kanser türleri nelerdir?
Dr. Erkan Göcen: Bölgesel farklılıklar olmakla birlikte genel olarak erkeklerde akciğer ve prostat, kadınlarda ise meme, bağırsak ve rahim kanseri en sık görülen kanser türüdür. Karadeniz Bölgesi’nde ise troid kanserlerini daha sık görmekteyiz.

Hızla değişen yeme-içme alışkanlıkları kanserin çeşitliliğini ve artış hızını nasıl etkiliyor?
Dr. Erkan Göcen: Beslenme, diğer hastalıklar gibi kanserde de en önemli etkenlerin başında gelir. Doğal sağlıklı beslenmeden hızla uzaklaşılmasıyla hazır ve işlenmiş gıda tüketiminin artması sindirim sistemi kanserlerinin artışına yol açmıştır. Sigara ve alkol tüketiminden sonra en sık kansere yol açan etmenler yeterince meyve-sebze tüketilmemesi ve şişmanlıktır. Ülkemizde de özellikle gençlerin yeme-içme alışkanlıklarının batıya özgü bir değişime uğraması gelecek yıllar için ciddi bir kanser tehdidi oluşturmaktadır. Maalesef bağırsak kanseri sıklığında batıyı yakalamış durumdayız. 

Stres de kansere yol açıyor mu?
Dr. Erkan Göcen: Kentleşmenin getirdiği stres, bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Bağışıklık sistemi, vücudumuzu koruyan en önemli savunma mekanizmasıdır. Kanserli hücreler ilk oluştuğunda daha biz farkında olmadan bağışıklık sistemimiz harekete geçer ve kanserle mücadeleyi başlatır. Vücudumuzda her gün yüzlerce mutasyona uğramış hücre, daha kanserleşmeden bağışıklık sistemi tarafından yok edilir. Bağışıklık sistemimizi zayıflatan herhangi bir etken kanserin oluşumuna zemin hazırlayabilir. 

Kansere karşı korunma açısından insanlarımıza neler tavsiye edersiniz?
Dr. Erkan Göcen: Kansere bağlı ölümlerin üçte biri yanlış beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol kullanımına bağlıdır. Dolayısıyla sigara ve alkolden uzak bir yaşam ile doğru beslenme kanserden korunmanın temelidir diyebiliriz. Fazla kilolardan kurtulmak ve düzenli spor yapmak da kanserden korunmada önemli bir yer tutmaktadır.

arf

Yukarı