Ana içeriğe atla

itt

Pap Smear ve HPV testi ile servIks kanser riski azaltılabilir

18.01.2018 - 17:19

ServIks kanseri yani rahim ağzı kanseri hakkında bilgiler veren MedIcal Park Uşak Kadın Hastalıkları ve Doğum Op. Dr. Mustafa Kemal Takal;  hastalığın belirti ve tedavi yöntemlerini, ayrıca alınabilecek önlemleri bizlerle paylaştı. 

Serviks kanserinin kadınlar arasındaki en ölümcül kanserlerden biri olduğunu ve hastalığın gelişmekte olan ülkelerde sıklığını sürdürdüğünden bahseden Takal, erken dönemde yakalanmış serviks kanserli kadınların tanı koyulduktan sonraki 5 yıllık sağ kalımlarının yüzde 92 olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: 
“Serviks kanseri sonuçlarındaki gelişmenin ana sebebi kanser öncesi hücrelerin erken teşhisini sağlayan Pap Smear testidir.  Pap Smear ve HPV testi ile serviks kanser riskini azaltmak kolaydır. Çoğu serviks kanseri daha önce Pap Smear yaptırmamış kadınlarda ortaya çıkmaktadır. HPV testleri ise herhangi bir yüksek risk HPV tipinin olup olmadığını belirleyerek kanser riski için ileri izleme olanak vermektedir.
Serviks kanserinin erken evrelerinde tipik olarak belirti yoktur. En erken bulgu muhtemelen rutin jinekolojik muayene esnasında saptanan anormal Pap Smear sonucu olacaktır. Serviks kanseri oldukça yavaş gelişir böylece belirtisiz dönem yıllar sürebilir. Pap Smearda anormal hücrelerin tespit edildiği evre yüzde 100 tedavi edilebilir evredir. 
Serviks Kanseri geliştikçe kadınlarda; adet sonrası kanama, cinsel ilişki sonrası kanama ya da menopoz sonrası kanama gibi anormal vajinal kanama, sulu, pembe, soluk ve devamlı olan vajinal akıntı, normalden daha fazla kanama olan ve daha uzun süren adet dönemleri gibi belirteler ortaya çıkar.
Mesane, bağırsaklar, akciğerler ya da karaciğere yayılmış çok ileri düzeyde ki serviks kanseri vakaları ise şu belirtileri gösterecektir; sırt Ağrısı, kemik ağrısı ve kırıklar, yorgunluk, bitkinlik, vajinadan idrar ve dışkı kaçağı, bacak ağrısı, iştah kaybı, pelvik ağrı, şişmiş ayaklar ve kilo kaybı.”

TEDAVİ SEÇENEKLERİ KANSERİN EVRESİNE GÖRE DEĞİŞKENLİK GÖSTERİYOR
Serviks Kanseri için tedavi seçeneklerinin kanserin evresine dayandığını söyleyen Takal, “Erken evrelerde yakalanan serviks kanserinin tedavisi göreceli olarak kolaydır. Küçük, erken evre kanseri olan hastalar histerektomi (rahim ve rahim ağzının çıkarılması) ile cerrahi olarak tedavi edilebilir. Serviks kanserinin yayılımına bağlı olarak değişik histerektomi tipleri önerilebilir. Cerrahi operasyon, klasik açık ameliyat ya da laparoskopi veya robotik cerrahi gibi en az invaziv yöntemler kullanılarak yapılabilir. Ameliyat şeklinin seçimi, cerrahın deneyimi ve tercihi, kanserin boyutu ve sizin anotomik yapınız gibi bir faktöre bağlı olarak yapılır” açıklamasını yaptı.

 HPV AŞILARIYLA YÜZDE 95 ORANINDA KORUNMA SAĞLANABİLİR
Hastalığın önüne geçmek için alınabilecek önlemlere yönelik bilgi veren Takal, “Hemen hemen tüm serviks kanser vakalarındaki etken şu anda HPV olarak bilinmektedir. HPV ile enfekte çoğu insan buna bağlı ciddi problemler yaşamaz ancak çok küçük bir yüzde de kanser gelişebilir. HPV; ağız, boğaz, vajen, vulva ve serviks kanseri gibi birçok kanser tipinin ortaya çıkma olasılığını artırır. Günümüzde 3 doz olarak uygulanan HPV aşılarıyla yüzde 95 oranında kanserden korunma sağlanabilir. Aşı 9 yaşından itibaren uygulanabilir” diyerek sözlerine son verdi.

mogul

 

Yukarı