Ana içeriğe atla

itt

“Sağlık teknolojisini en üst düzeyde takip eden ülkelerin başında geliyoruz”

18.01.2018 - 17:24

İstanbul Cerrahi Hastanesi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Bülent Neymen ve İşletme Direktörü Banu Başaran bizlere hem sağlık sektöründe oldukça iddialı olan İstanbul Cerrahi Hastanesi hem de ülkemizin sağlık turizmindeki gelişimi hakkında bilgiler verdi. 

İstanbul Cerrahi Hastanesi’nin hastalara sunmuş olduğu hizmet ve ayrıcalıklar neler? Hastane nasıl bir yapıya sahip ve teknoloji ile ne kadar uyumlu?
Dr. Bülent Neymen: 1998 yılından bu yana Fulya Vadisi’nde hizmet vermekte olan bir hastaneyiz. Hastanemizin birçok hastaneden önemli farklılıkları var. Bunlardan en önemlisi özellikle butik hizmet verme anlayışıyla çalışmamız. Hizmet kalitesini belli bir seviyede sürdürebilmek ve butik sağlık hizmeti verebilmek adına SGK dışında bir hizmet alanında çalışmayı tercih ettik ve bu çalışma prensibiyle hastalarımıza hizmet veriyoruz. Özellikle Fulya Vadisi’nde olmamız sebebiyle yani bulunduğumuz lokasyonun özellikleri sebebiyle İstanbul’un en önde gelen hekim grubunun etrafında konumlandığı bir hastaneyiz. Bu kadar güçlü hekim grubunun olduğu bir bölgede bu hekimlerin ameliyatlarını yapabilmeleri ve hastalarına tedavi olanaklarını sunabilmeleri için hastanelere ihtiyaçları var. Onların bu ihtiyaçlarını karşılamada çok önemli bir görevi üstlenmiş durumdayız. Hastalarını getirip hastanemizde ameliyatlarını yapabiliyorlar. Bu ameliyatların sonunda tedavilerini yine hastanemizde sürdürdükten sonra; yurt dışından gelen hastalar ülkelerine, Türkiye’nin değişik bölgelerinden gelen hastalar da tekrar kendi şehirlerine sağlıklı bir şekilde gönderiliyorlar. Butik hizmet vermeyi öngören bir hastane olarak teknolojideki gelişmelerin gerisinde kalmayı kabul etmemiz mümkün değil. Türk hastalar aslında bu konuda son derece şanslı bir yapıya sahipler, çünkü dünyada sağlık teknolojisini en üst düzeyde takip eden ülkelerin başında geliyoruz. En hızlı şekilde, hem yetişmiş insan kalitesiyle hem de en üst düzey teknolojik ürünlerle bunu sahaya yansıtabiliyoruz ve bu hizmeti verebiliyoruz. 
Hastanemiz üst düzey teknolojik olanaklarla hastalarına üst düzeyde sağlık hizmeti vermekle yükümlüdür. Zaten hem vizyonumuzda hem de misyonumuzda bu bizim için vazgeçilmez bir unsur. Özellikle Türkiye çapında hemen hemen hiçbir hastanede olmayan düzeyde teknolojik alt yapı yatırımlarımız da var; mesela 640 Slice Tomografi cihazımız bunların başında geliyor. Şu anda tüm Türkiye’de sadece 3 tane var. Bu cihazın en büyük özelliği tüm vücut taramasını 10-11 saniyede yapabilmesi, kalp anjiyo taramalarını ise 3-3,5 saniyede tamamlayabilmesi… Bu da hastalara olağanüstü düşük dozda radyasyonla tedavi ve teşhis olanaklarını sağlıyor. 
Teknolojiyi en üst düzeyde takip edebildiğimiz konusunda iddialıyız. Yine teknolojide etrafımızdaki diğer hastanelerden daha önde olduğumuz bir alan da göz lazer cihazları… Açıldığı günden beri göz alanında marka olmuş bir hastaneyiz. Çok üst düzey lazer yatırımlarımız var. Türkiye’de başka hiçbir yerde olmayan hem yakını, hem uzağı aynı anda tedavi edebilen Teneo lazer cihazı da yine hastanemiz bünyesinde… 

Şişli Kart sahiplerine özel indirimler sunuyorsunuz. Bu hizmetinizden bahsedebilir misiniz?
Banu Başaran: Şişli Belediyesi, sosyal sorumluluk projesi içerisinde Şişli bölgesinde bulunan tüm vatandaşlara çevre hastanelerde bir indirim uygulamasına gitti. Bizde hastanemiz olarak bu alanda Şişli ve çevresinde oturan bütün vatandaşlara diyetisten, BT anjiyo, check-up paketleri ve kanser taramaları gibi paketlerimizde yüzde 50 indirim uygulamasına geçtik. Ayrıca bunların dışında bu vakalara gelen hastaların diğer branşlardan aldıkları tüm tedavi hizmetlerinde de ilave yüzde 15 indirim yapıyoruz. 

İstanbul Cerrahi Hastanesinin sosyal sorumluluk projelerinden ve gelecek dönem projelerinden bahseder misiniz? 
Banu Başaran: “Sağlığa ihtiyaç duyan ama ulaşamayan veya ücretini karşılayamayan kişilere nasıl yaklaşımda bulunabiliriz?” diye düşünerek yola çıktığımızda, Türkiye’de bir ilk olan “Art in Hospital” ile, sanatın iyileştirici gücünü de arkamıza alarak bir proje geliştirdik. Buradaki amaç; özellikle meme kanserinin çok yaygın ve günümüzde giderek de yaygınlaşan bir hastalık haline gelmesi, tedaviye ihtiyacı olan ama ulaşamayan hastaların hem sanatla birleşmesi hem de sanatçıların bu konudaki katkıları ile toplumda farkındalık yaratmak üzere hastanemizin içerisinde bir galeri kurduk. Üç aylık periyodlarla sanatçılarımız burada gönüllü olarak sergilerini açıyorlar, onların eşliğinde farkındalık yaratarak projenin gelirini de meme kanseri tedavisine ihtiyacı olan hastalara ulaştırıyoruz.
Diğer sosyal sorumluluk projelerimiz de her kurumun yaptığı gibi; sokak hayvanlarının yemek artıklarımız ile beslenmesi.  Balat’ta Hobbit House’la ortaklaşa çalıştığımız ihtiyacı olan çocuklara yönelik çeşitli yardım çalışmalarımızı zaman zaman yürütüyoruz. 
Sağlıkta farkındalık yaratmak istiyoruz. Önümüzdeki dönem içerisinde de yine önemli günlerde sosyal sorumluluk projelerimize tıbbi farkındalıklar yaratarak devam edeceğiz.

Türkiye sağlık turizminde dünyanın neresinde?
Banu Başaran: Sağlıkta özel sektör son 20 yılda çok ciddi yol aldı. Avrupa’da çöken sigorta şirketleri ve devletlerin içerisindeki ödemelerde ciddi sıkıntılar var. Avrupa nüfusu giderek yaşlanıyor. Özel sağlık sigortaları ya da devlet sigortaları bunları devlet bütçesinden karşılamamaya başlayınca Türkiye aslında Avrupa için 2004-2005 yıllarında bir cazibe merkezi haline gelmeye başladı. Türkiye’de çok fazla sayıda akredite olmuş hastanenin bulunması, doktorlarımızın yeterliliği, uluslararası arenadaki bilinirliği, Türkiye’nin fiziki ve coğrafi koşulları, fiyatlar açısından uygun olması nedeniyle Türkiye sağlık turizminde tercih edilir duruma gelmiştir. 2005-2010 yılları arasında Avrupa Türkiye’yi bu anlamda çok daha tercih eder hale gelmişken, bu zamana kadar gelmeyen Körfez ve Mena dediğimiz Afrika bölgelerinden, GCC ülkelerinden de Türkiye’ye çok fazla sayıda hastaneler, kurum ve kuruluşlar gelmeye başladı. Sağlık sektörü bu alanda, oralarda tanıtıcı faaliyetlerini yürütmeye başladı. Devlet teşvikleri bu konuda ciddi anlamda artırıldığı için Türkiye sağlık turizmi, pazarda üçüncü sırada yerini almaya başladı. Fiyat ve güvenilirlik en önemli kriterlerin başında yer alıyor. Bekleme sürelerinin olmaması ve istedikleri platformdaki hekimlere kısa sürede ulaşabilmek Türkiye’yi ciddi bir cazibe merkezi haline getirmeye başladı. Özellikle kalp cerrahisi, göz, onkoloji, kısırlık tedavileri ve genel cerrahi alanında gerçekten çok ciddi başarılar elde ettik. Daha da iyi noktalara geleceğimize inanıyorum.

mogul

 

Yukarı