Ana içeriğe atla

itt

Sedef hastalığı çözümsüz değil!

18.01.2018 - 17:21

Cilt yüzeyinde, hafif kırmızı pullanma ve sedefi beyaz kabuklanma gösteren lezyonların varlığına “Sedef Hastalığı” denir. Bu belirtilerin 1-2 milimetreden 10-20 santimetreye kadar büyüklükte, çok değişik şekillerde, bir veya daha fazla sayıda olabildiğini söyleyen Medical Park Ordu Hastanesi Deri ve Zührevi (Cildiye) Hastalıklar Uzmanı Dr. Kemal Tekeş, sedef hastalığının belirtileri ve tedavi yöntemlerinden bahsetti.

Sıklıkla bu hastalar hangi şikayetle polikliniklere müracaat eder? Başka bulguları ve tipleri var mıdır?
En çok görülen tipi psoriaizis vulgaris denilen, gövdede, diz ve dirseklerde, bazen saçlı deride yerleşen beyaz kuru kabuklarla seyreden tipidir. Ender olarak vücudun çok geniş alanlarını kaplayan tipleri de vardır. 
Saçlı deride, avuç içinde, ayak tabanında, büklüm yerlerinde yerleşenler mantar hastalığı, egzama ve benzeri başka hastalıkları çok taklit ederler ve bazen doktorlar dahi bunları ayırt edemeyebilirler. Ancak deri hastalıkları uzmanlarının bu konudaki deneyimleri tanı için yeterli olacaktır.

Bu hastalar nelere dikkat etmelidir? Hangi etkenler bu hastalığı tetikler?
Deri yüzeyinin zedelenmesine yol açan çeşitli mekanik, fiziksel ve kimyasal travmalar sağlam deri bölgelerinde sedef belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur. Buna “Köbner Fenomeni” denilir. Akut streptokokal enfeksiyonlar, bazı ilaçlar (lityum, beta adrenejik blokörler), emosyonel stresler hastalığı başlatabilir ya da alevlendirebilir. Bunların yanı sıra hormonal etkenler, kalsiyum eksikliği ve diyalizin lezyonlarda artışa yol açtığı bilinmektedir.. 
Sedef hastalarında el tırnaklarında yüzde 50, ayak tırnaklarında yüzde 35 oranında tutulum olur. Tırnaklarda kalınlaşma, renk değişikliği ve bazen noktasal çukurcuklarda oluşabilir.

Sedef nasıl ortaya çıkar? Hangi yaşlarda daha çok görülür?
Sedef patogenezinde poligenetik  ve  çevresel  etkilerin  varlığı  uzun yıllardır  bilinmektedir.  Hastalık genetik yatkınlığı olan kişilerde çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkmaktadır. Genel nüfusun yüzde 1-2’sini etkileyen sedef,  çocukluk çağı cilt hastalıklarının da yüzde 4’ünü oluşturmaktadır. Erkek ve kadınlarda eşit sıklıktadır. Tüm yaş gruplarında görülebilmesine karşın başlama yaşı genellikle 30 yaş civarıdır. Erken başlangıç (<40 yaş) Tip I psoriazis adını alır ve daha şiddetli hastalığı belirtir. Tip I psoriazisde aile öyküsü varlığı olasılığı daha fazladır. Tip II psoriazisde (40 yaş<) hastalığın seyri ve prognozu daha iyidir.

Sedef hastası akraba, genetik yatkınlık riskini arttırır mı?
Aile öyküsü olmayan bir çocukta sedef gelişme riski yüzde 1 ile 4 arasında iken, bir ebeveyninde sedef varsa risk yüzde 10’a,  her iki ebeveyninde varsa yüzde 50’ye yükselmektedir.

Tedavi sürecinde neler yapılır? Balın sedef hastalığındaki rolü nedir?
Tedavide amaç; en az yan etki ile olabilecek en iyi iyileşmeleri elde etmek ve iyilik halini uzun süre sürdürebilmektir. Her hasta için uyabilen aynı tedavi şekilleri yoktur. Hekim, her hasta için uygun olan tedaviyi ayrı ayrı belirleyecektir. Önemli olan hastayla hekimin karşılıklı güven ve uyumlarıdır. 

Tedavinin başarılı bir şekilde sonuçlanması için hastaların üzerlerine düşen görevler nelerdir?
Hastanın her şeyden önce iyileşmeyi istemesi ve tedaviye uyum göstermesi gerekir. Tedaviler hakkındaki tereddütlerini de hekimine danışmalı, kulaktan dolma bilgi veya komşu önerileriyle yorum yapmamalı ve tedaviyi bırakmamalıdır. Belirtileri tedavi etmek için yan etkileri daha az olan, yerel uygulanan (deriye dıştan sürülen) ilaçlardan başlanılır. Bu uygulamalarda önce kepek dökücü ilaçlarla yüzey temizlenir ve diğer ilaçların etkinliği artırılır. Değişik 4-5 çeşit yerel uygulama vardır ve genellikle 20-30 gün içerisinde güzel sonuçlar alınır. 

Belirtilerin çok yaygın olduğu durumlarda neler yapılıyor?
Bu gibi durumlarda ultraviyole ışını ile özel tedaviler uygulanır (UVB, PUVA... vb.). Bu tedavilerde de bir aydan sonra sonuç görülmeye başlanır ve ülkemizde en az 15 yıldır uygulanmaktadır. Doğal gün ışığı da değişik şekillerde yararlı olmaktadır. Çok inatçı ve ağır tiplerinde yan etkiler göze alınarak çok iyi bir takiple ağız yolu veya iğne şeklinde tedaviler devreye sokulur. Banyolardan sonra sürekli nemlendiriciler kullanılıp, derinin kuruma, kaşıntı ve zedelenmesi, dolayısıyla yinelemeler önlenmeye çalışılır. 

Tedavi sonrası sedef hastalığından tamamen kurtulmak mümkün müdür? Tekrarlama riski var mıdır?
Sedef hastalığının tedavisinde, hastalığın nedeni bilinmediği ve nedene yönelik tedavi yapılmadığı için köklü çözüm getirip hastalığı ortadan kaldıracak bir yöntem ve olanak yoktur. Fakat var olan belirtiler tedavi edilir ve yenilerin çıkmasını önlemek için gereken önlemler yeterince alınırsa, uzun süre belirtisiz kalınan dönemler sağlanabilir.

Tıp dışı tedavilere yönelik görüşleriniz nedir?  
Sedef hastalığı sık tekrarlama eğiliminde olduğu için, hastaların da arayışları çok olacaktır. Tıp dışı tedaviler, kutsal ve şifalı sayılan yerler bu seçenekler arasındadır. Hele hele içinde ne olduğu bilinmeyen halk işi tedavilere hiç yönlenmemeli; çözüm bir deri hastalıkları uzmanında aranmalıdır.

a

Yukarı