Ana içeriğe atla

arf

ACİLEN KRİZ YÖNETİMİ ŞART

17.01.2017 - 11:42

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur Bayındır, Türkiye’nin turizm sektöründe öncelikli olarak kriz yönetimine ihtiyacı olduğunu belirterek, “Türkiye için alınması gereken en önemli tedbir bir kriz yönetimi planının hayata geçirilmesi olacak. Bu plan kapsamında sektörün tüm bacakları bir araya gelmeli, özel sektörün önerileri dikkate alınmalı” diye konuştu. 

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur Bayındır, 2015 yılının son aylarından itibaren 2016 yılı sonuna kadar olan süreçte ülkemizde ve dünyada yaşanan terör saldırıları, menfur darbe girişimi, birtakım siyasi ve ekonomik gelişmelerin turizm sektörünü çok olumsuz etkilediğini söyleyerek, “Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre Ocak-Ekim 2016 döneminde Türkiye’ye 22 milyon 696 bin turist geldi. Turist sayısı yüzde 31 düştü. Hemen hemen bütün pazarlarda düşüş sözkonusu. Yılı turist sayısında geçen yılın yüzde 30-35 altında kapatıyoruz. Bu yıl otellerimiz ortalama yüzde 30 dolulukla çalıştı. Oda gelirleri yüzde 40’ı aşan düşüşler ile 40 Euro’nun altına inmiş durumda” dedi. 
Turizm gelirlerinde yüzde 40’a varan düşüşün sözkonusu olduğuna değinen Bayındır, “2015 yılını Ocak-Ağustos döneminde 14.1 milyar dolar olan turizm geliri bu yıl aynı dönemde 8.3 milyar dolara geriledi. Sektörümüzün, 2015 yılında, gayri safi milli hasıla içerisindeki payı yüzde 12.9 ve istihdama katkısı yüzde 8.3 olmuştu. Bu oran içerisinde sektörel ithalatın neredeyse sıfır olduğunu düşünürsek, turizm, Türkiye ekonomisi için rekabet üstünlüğü sağlayan en önemli gelir kaynağı olma niteliğinde. Dolayısıyla, 2016 yılında bu verilerdeki kayıp, sadece turizm sektörünün değil, maalesef ki Türkiye’nin kaybı oldu” diye konuştu. 

“ACİLEN KRİZ YÖNETİMİ GEREKİYOR”
Uluslararası alanda tanıtım, imaj geliştirme ve halkla ilişkiler çalışmalarının çok önemli olduğunu ancak bundan da öncelikli olarak Türkiye’nin şu aşamada kriz yönetimine ihtiyacı olduğunu belirten Bayındır, “Türkiye için alınması gereken en önemli tedbir bir kriz yönetimi planının hayata geçirilmesi olacak. Bu plan kapsamında sektörün tüm bacakları bir araya gelmeli, özel sektörün önerileri dikkate alınmalı. Topyekün bir şeylerin yapılması gerekiyor” şeklinde konuştu.  

TÜROB’DAN TURİZM ÖNERİLERİ 
* Güney sahillerinde yaşanan kaynak pazar sıkıntısını telafi edebilmek amacıyla sağlanan, yakıt teşvikleri destinasyon ayrımı yapmaksızın, başta İstanbul olmak üzere tüm bölgelerimize, yıl boyunca uygulanmalı ve yakıt teşviklerinin 2017 yılı için şimdiden açıklanması gerekiyor. 
* Turizmin mevsimsellik ve bölgesellikten kurtulması gerekiyor. Deniz-güneş-kum turizmi ve güney sahilleri dışında, Türkiye’nin turizm ürünlerinin çok daha çeşitli zengin ve cazip olduğunu vurgulamalıyız.
* Kongre turizmi için ülkemize gelmesi talep edilen dernek/şirket veya kurumların, kongre merkezi, konaklama, aracılık hizmetleri gibi kongre harcamalarının KDV’den muaf olması tercih sebebi oluyor. Türkiye bu yönde yaşanan daralmayı 2017-2019 dönemi için KDV muafiyeti uygulaması ile aşabilir. 
* Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda tek elden ilgili her bir ülke bazında o ülkeden gelebileceklerin beklentilerini öne çıkaran tanıtım/pazarlama sağlanmalı. 
* Bu yıl sektörde yüzde 40 düzeyinde personel kaybı oldu. Sektördeki istihdam ve işletme altyapısını ayakta tutmak üzere çok acil olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan belgeli konaklama işletmelerinin tahakkuk eden/edecek SGK ve muhtasar ödemelerinin faizsiz olarak ertelenmesi, ödemelerin takip eden yıldan itibaren yapılandırılması sağlanmalı. 2016 ve 2017 yılları Kurumlar Vergisi ödemeleri faizsiz olarak ertelenmesi, ödemelerin takip eden yıldan itibaren yapılandırılması sağlanmalı. 
* İstanbul, Antalya ve Muğla gibi turizm merkezlerinde artık yeni kapasite yatırımlarına ihtiyaç olmadığı görüşümüzü sürdürüyoruz. 
* İstanbul ve Antalya’daki yatak arzı sektörü tehdit eder boyuta ulaştı. Ortaya çıkan tehlikenin önüne geçmek için, Ekonomi Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, sektör temsilcilerinin de içinde yer aldığı ‘Turizm Yatırım İzleme Kurulu’nu hayata geçirmesi gerekiyor. Bu kurulun, arz-talep dengesine uygun olarak, milli kaynakların daha verimli kullanılması için önemli bir görevi üstleneceğini düşünüyoruz.

yyy

Yukarı