Ana içeriğe atla

arf

Tarzıyla dünyada ilk ve tek olan müze

18.01.2018 - 18:11

Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi’nin 2 bin senelik tarihi içerdiğini söyleyen Hisart Museum Kurucusu Nejat Çuhadaroğlu, insanlık tarihinin yüzde 80’inin savaşlardan ibaret olduğunu belirterek, “İstanbul’a ve Türkiye’ye yakışacak bir noktada müze açmak ve bu müzeyi de sadece bir müze olarak değil, tarihi bir araştırma enstitüsü olarak kurmayı düşünüyorum” dedi.

Hisart Museum’dan bizlere kısaca bahseder misiniz? Müze hangi tarihi olayların dioramalarına ev sahipliği yapıyor? Müzeyi diğerlerinden farklı kılan özellikleri neler?
Hisart Müzesi yaklaşık 4 sene önce kuruldu. Bu müze 2 bin senelik tarihi içeren bir müze. Doğu Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı’nın tüm dönemi, I. Dünya Savaşı, II. Dünya Savaşı, Kore, Vietnam, Körfez Savaşı, Kıbrıs Barış Harekatı gibi günümüze gelen önemli olay ve savaşları canlandıran, anlatan, gösteren bir müze… Bu müzenin en büyük farkı;  tarihi savaşları, her ölçekte yaptığım maketlerle anlatmak. Aynı zamanda yanına da gerçeklerini (fotoğrafını, resmini, tablosunu) koyuyorum. Böylelikle müzeye gelen biri, burada tarihi olayların hem maketleriyle canlandırmasını görüyor, hem gerçek karakterleri orijinal kıyafet ve aksesuarlarıyla özel mankenlerin giydirilmiş olarak canlandırmasını görüyor hem de o dönemde kullanılmış eserleri ve antikaları fotoğraflarla desteklenmiş şekilde görüyor. Bu tarzıyla Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi dünyada ilk ve tek olan bir müzedir. 

Diorama tekniğini bizlere biraz anlatır mısınız? Nedir diorama?
Diorama, ölçek gözetmeksizin herhangi bir konuyu maketle anlatan bir canlandırma tekniğidir. Bu konu, herhangi bir konu olabilir. Ama benim işlediğim konu tarihi savaşlar… Müzeye gelen kişiler, üç boyutlu bir tabloya bakıyormuşçasına olayın canlandırmasını görmüş oluyorlar. 
Böylesi bir müze açma fikri nasıl doğdu? 
Ben çocukluktan beri resim ve heykel yapıyordum. Bunlara olan ilgim ve yeteneğim sonrasında maket yapmaya başladım. Sonra yaptığım maketleri bir konu, bir mizansen içinde canlandırıp anlatmayı düşündüm. Maketler, dioramalar yapmaya başlayınca yanına da gerçek objeleri koymak istedim. Daha sonra objeleri bir vitrin mankeni gibi giydirip koymayı düşündüm derken git gide bu eserler arttı, eve ve büroya sığmayınca ve belli bir seviyeye ulaşınca da müze açmamızın gerekliliği kendiliğinden ortaya çıktı.

İnsanların müzeye ve dioramalara ilgisi nasıl?
Hakikaten çok farklı, çok iyi bir şey yaptığımızı her geçen gün daha iyi anlıyoruz. Çünkü buraya her kesimden, her yaştan, her ülkeden gelen kişilerin takdirini kazanıyoruz. Şu ana kadar buraya binlerce insan geldi. Bir tanesi bile memnun olmadan çıkmadı. Bu gerçekten çok büyük bir başarı… Tabii ki bir takım eksiklerimiz var. Binamız ve lokasyonuyla ilgili… Binamız yeteri kadar büyük ve geniş bir alanda kurulamadığı için vitrinlerde bir takım sıkışıklıklar var. Ama onları da yeni yere taşındığımızda aşmak için ciddi bir çalışma yürütüyoruz. İstanbul’a ve Türkiye’ye yakışacak bir noktada müze açmak ve bu müzeyi de sadece bir müze olarak değil, tarihi bir araştırma enstitüsü olarak kurmayı düşünüyorum. Çünkü insanlık tarihinin yüzde 80’i savaşlardan ibarettir. İnsanlık tarihinin içinden savaşları çıkarırsanız geriye bir şey kalmıyor. Onun için de savaş tarihi çok önemlidir. Türkiye’de yaşayan her vatandaşın tarihini çok iyi bilmesi gerekiyor. Çünkü tarih bir milletin hafızasıdır, belleğidir. Bu müzenin en büyük misyonlarından biri de; öncelikli olarak Türkiye’de yaşayan vatandaşlarımızın tarihe olan ilgi ve alakalarını artırmak, ayrıca yurt dışındaki ülkelerin bizi daha iyi tanımaları, anlamaları ve saygı duymalarını sağlamaktır.

Müzeye ziyaretler hangi gün ve saatlerde gerçekleşiyor? Ayrıca ücretler konusunda bilgi verir misiniz?
Hisart, pazartesi günleri hariç haftanın altı günü açık bir müze. Giriş ücreti yetişkinlerde 30 Lira, öğrencilerde ise 10 Lira. Ayrıca şehit yakınları, gaziler ve engelliler için ise ücretsiz. 

Son olarak dünyaya açılmak gibi bir düşünceniz olup olmadığını öğrenebilir miyiz? Bununla ilgili bir plan varsa, amaca ulaşmak için ne gibi hazırlık çalışmaları söz konusu?
Dünyaya açılma fikrim kesinlikle var. Şu anki hedeflerimizden biri müzemizin yeni ve hak ettiği büyük bir yere geçmesi. Bu müzeyi bir eğitim kurumu haline getirmek; ders veren, uzman yetiştiren, atölyeleriyle, sergi, toplantı, konser salonlarıyla kültürel ve tarihsel bir araştırma merkezi kurmak istiyorum. Almanya, Fransa, İtalya, Rusya, Avusturya, Amerika, Çin, Japonya gibi ülkelerin başkentlerinde ve en iyi yerinde 4-5 ay süreli sergiler açmak istiyorum. Bu sergiler süresince birtakım belgesel filmler, sinema filmleri günleri, önemli tarihçilerin konuşmaları ve toplantıları da düzenlemek planlarım arasında. Bunlar içinde devletin destek vermesi, bunun bir devlet politikası haline gelmesi gerekiyor.
Yeni eserler yapmaya da devam ediyorum. Bu sene özellikle Çanakkale Savaşı, İstanbul’un işgalinin 100. yılı, Kut’ül-Amare Kuşatması gibi birçok konuda sergi açmayı planlıyorum.

yyy

Yukarı