Ana içeriğe atla

rize

TÜRK TURİZMİ BÜYÜK BİR BAŞARI HİKAYESİ

13.06.2017 - 11:49

1970’lerde Türkiye’nin yatak kapasitesi 50-60 bin civarındayken o dönemde sadece Rodos adasında 100 bin yatak vardı. Turizmde asıl yükseliş 1980’lerde başladı. Oteller artmaya başlayınca hızlı bir pazarlama stratejisiyle bugün 1 milyonun üzerinde yatak kapasitesine ulaşıldı. 2014 yılında öyle bir noktaya gelindi ki, artık Türkiye turizmine kimse durduramaz gözüyle bakılıyordu. Yani Türk turizmi büyük başarılara imza attı. Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur Bayındır, 2016 yılında verilerdeki kaybın, sadece turizm sektörünün değil, Türkiye’nin kaybı olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bu yıl artıya geçmemiz zor, ancak gelecek yıllara yönelik umutsuz değiliz.”

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur Bayındır, Türk turizminin gelişimine bakıldığında ortada büyük bir başarı hikayesinin olduğunun görüldüğünü belirterek, “1970’lerde Türkiye’nin yatak kapasitesi 50-60 bin civarındaydı. O dönemde sadece Rodos adasında 100 bin yatak vardı. Asıl yükseliş 1980’lerde Turgut Özal ile başladı. Özal döneminde teşviklerin de etkisiyle büyük bir yatırım patlaması meydana geldi. Oteller artmaya başlayınca hızlı bir pazarlama stratejisiyle bugün 1 milyonun üzerinde yatak kapasitesine ulaşmış durumdayız. Çok büyük bir aşama kaydettik. Bu aşamayı sadece yatak kapasitesiyle değerlendirmek yanlış. Türkiye turizmi de aynı noktayı yakaladı. 2014 yılında öyle bir noktaya geldik ki, artık Türkiye turizmini kimse durduramaz diyorduk. Büyük başarılara imza attı Türk turizmi. Dünyanın en fazla turist çeken 10 ülkesinden biri oldu. Ancak bugün içinde bulunduğumuz durumda sektörel olarak sıkıntılar yaşadığımız da aşikar. Özellikle konaklama sektöründe talep sıkıntısı yaşanırken arz fazlası da sektördeki sıkıntıların artmasına neden oluyor. Otel arzının kontrol altına alınması lazım” dedi. 

“2016’DAKİ KAYIP, TÜRKİYE’NİN KAYBI OLDU”
Turizmin Türkiye ekonomisi için rekabet üstünlüğü sağlayan en önemli gelir kaynağı olma niteliği taşıdığını söyleyen Bayındır, “Dolayısıyla, 2016 yılında verilerdeki kayıp, sadece turizm sektörünün değil, maalesef ki Türkiye’nin kaybı oldu. Bu yıl artıya geçmemiz zor, ancak gelecek yıllara yönelik umutsuz değiliz. Türkiye ekonomisi için bu kadar önemli olan sektör yeniden zirveye dönecektir. Şu noktanın da altını çizmeliyiz ki, aslında sadece Türkiye’de değil dünya genelinde özellikle Avrupa’da da turizm sektörü zor bir dönem geçiriyor. Uluslararası turizm trafiğinde yavaşlama yaşanıyor. Birçok ülkede hem turist sayısında hem de turizm gelirlerinde kayıplar yaşanıyor. Yani sadece biz değil dünya da önünü göremiyor” diye konuştu. 

“GEREKEN TEDBİRLER İVEDİLİKLE HAYATA GEÇİRİLMELİ”
Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türkiye’ye, Türk turizmine ve ekonomisine katkı sağlamak için ellerinden gelen her şeyi yapmaya devam edeceklerini ifade eden Bayındır, “Son iki yıldır, Türk turizmi maalesef ki kötü bir dönem içerisine girmiştir. Sektörün dinamik yapısı ile inancını kaybetmeden profesyonel bir şekilde işine bağlılığını devam ettirmesi Türk turizminin gücünü yansıtıyor. Turizmdeki sıkıntıların aşılabilmesi için gereken tedbirlerin ivedilikle hayata geçirilmesini bekliyoruz” şeklinde konuştu. 
Bayındır, sözlerini şöyle sürdürdü: “Turizm yatırımlarında yavaşlama sürecine girmiş olsa da yatırımların durduğunu söyleyemeyiz. Turizm yatırımlarındaki geçmiş yıllara oranla gözlemlenen yavaşlama sektörün içerisinden geçtiği zorlu süreç ile ilişkili. 2016 yılında 42 ilde toplam 39 bin 673 yataklı 187 otel yatırımı için 2 milyar 928 milyon TL tutarında yatırım teşviği onaylandı. Otel yatırımlarında yine İstanbul, Antalya ve Muğla’da yatırım iştahı dinmedi. Yatırımların 42 ile yayılması ise olumlu. Özellikle Karadeniz’deki yatırımlara dikkat etmek lazım. Burada yatak arzının talebin çok üzerine çıkma riski bulunuyor. Konaklama sektörü olarak gerek istihdamı gerekse sürdürülebilir turizm ilkelerini koruyup faaliyetlerimizi sürdürmek için yoğun çaba harcıyoruz. İstanbul ve Antalya gibi turizm merkezlerinde artık yeni kapasite yatırımlarına ihtiyaç olmadığı görüşümüzü sürdürüyoruz. Buralarda yeni otel değil, mevcut otellerin yenilenmesine yönelik yatırımlar yapılmalı. Teşvikler de ona göre düzenlenmeli. Anadolu’da yapılan yeni yatırımlardan ise memnuniyet duyuyoruz.” 

rize

 

Yukarı