Hizmetix Blog Enerji Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon ve yeşil kalkınma hedefleri
Enerji

Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon ve yeşil kalkınma hedefleri

Farklı otoriteler tarafından yayımlanan araştırmalar, güneş enerjisinin elektrik enerjisi üretimi kaynaklı karbon emisyonlarının azaltılması yoluyla elektrik üretiminin yeşil dönüşümü sürecinde en hızlı büyüyen enerji üretim teknolojisi olacağını tahmin ediyor. Bu eğilim, 2022’de yayınlanan Türkiye Ulusal Enerji Planı’nda da görülüyor, 2023 yılında yürürlüğe giren depolamalı yenilenebilir elektrik enerjisi üretimi ve hibrit elektrik üretimine müsaade eden mevzuatlar ile bu plan destekleniyor. Küresel ve yerel hedefler arasındaki uyum, Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyelini kullanma konusundaki taahhüdünü ve sadece ulusal enerji güvenliğine değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunma çabasını da vurguluyor. Türkiye Ulusal Enerji Planı’nın koyduğu hedefler yerel yatırımcılar tarafından da benimseniyor ve karşılık görüyor. Türkiye 10 yıl gibi kısa bir sürede toplam elektrik enerjisi kurulu gücü içerisinde temsil edilemeyen bir enerji üretim teknolojisini hızlıca benimseyerek üretim portföyüne dahil etmiş, gelinen noktada çok yüksek yerlilik oranlarıyla güneş paneli üretebilecek tesis yatırımları gerçeklemiştir.

PwC Türkiye tarafından hazırlanan “Dünyada ve Türkiye’de Güneş Enerjisi Sektörü” Mart raporuna göre güneş enerjisi üretimi ile güneş paneli ve hücresi üretim şirketlerinin küresel ve yerel bakış açısıyla, tarihsel gelişimi, mevcut durumu ve gelecek beklentileri yer alıyor.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA)’nın Ekim 2023’te yayımlanan Dünya Enerji Görünümü (WEO) raporunda, güncellenmiş Net Sıfır hedeflerini göz önünde bulundurarak karbon emisyonları için yeni yol haritasını paylaştı. Yol haritası, Güncel Durum Politikaları Senaryosu (STEPS: ülkelerin en güncel durumlarının baz alınarak oluşturulduğu senaryo), Açıklanan Taahhütler Senaryosu (APS: ülklerin açıkladıkları politikaları tam ve zamanında uyguladığı varsayılan senaryo) ve Net Sıfır Emisyon Senaryosu (NZE: küresel ısınmayı 1,5C ile sınırladığı varsayılan senaryo) kullanılarak oluşturulmuştur.

2021 ve 2022 yıllarında karbon emisyonları, küresel enerji krizinin de etkisiyle artış göstermeye devam etmiş olsa da, IEA ülkelerin açıkladıkları iklim değişikliği politikalarını devam ettirecekleri senaryonun, 2030 yılında Net Sıfır senaryosunun karbon emisyonu olarak sadece 7 GtCO2e, 2050 yılında ise 12 GtCO2e uzağında kalacağını varsaymaktadır.

PwC Türkiye tarafından hazırlanan raporda, Şubat 2024 itibarıyla ülkelerin 2050 Net Sıfır hedefleri doğrultusundaki en güncel Ulusal Katkı Beyanları şu şekilde yer alıyor: Dünya ekonomisinin pandemi sonrası hızla normalleşmesi ve 2022 yılındaki gelişmelerin tetiklediği 2022 Küresel Enerji Krizi, karbon emisyon seviyelerinde hedeflenenin üzerinde artışlara sebep olurken, kısa ve orta vadeli Net Sıfır hedeflerinin de revize edilmesine yol açtı.

Türkiye, Nisan 2023’te Ulusal Katkı Beyanı’nı güncellemiş ve yüzde 21 artıştan azaltım hedefini yüzde 41’e yükselmiştir. Paris İklim Anlaşması kapsamında, taraf ülkelerin Ulusal Katkı Beyanları’nı 5 yılda bir hedeflerini artırarak yeniden düzenlemeleri gerekliliği olduğu için, Türkiye’nin ikinci Ulusal Katkı Beyanı’nı 2025 yılı sonunda yapılması planlanan COP30 öncesi sunması bekleniyor.

Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma Hedefleri’ni desteklemek adına birçok strateji ve planlama yapılmış, farklı uygulamalar belirlenmiş ve birçok farklı alanda yatırımlar hayata geçirilmiştir. Türkiye Paris İklim Anlaşması’na taraf olduğunu açıklamasının ardından 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefleri’ni açıklamıştır. Aralık 2022’de ise Net Sıfır Hedefi vizyonunu destekleyen Ulusal Enerji Planı’nı yayımlamıştır. Ulusal Enerji Planı, Türkiye’nin Net Sıfır hedefleri kapsamında yenilenebilir enerjisinin payının artırılmasına dair aksiyonları belirlemekte ve öncelikleri vurgulamaktadır. İlk aşamada yenilenebilir enerji kurulu gücünün artırılmasını öngören Plan, devamında ise hidrojen ve enerji verimliliği planlama ile çalışmaları başta olmak üzere emisyon azaltımında yardımcı olarak diğer teknolojilere yerli kaynaklar üzerinden yatırım yapılmasının önemini ortaya koymuştur.

Eylül 2023’te yayınlanan Orta Vadeli Program’da 2023-2026 dönemi için ekonomiki sosyal ve çevresel hedefler ve bu hedeflere ilişkin politikalara yer verilirken; Türkiye’nin Net Sıfır Emisyon hedeflerine paralel olarak Yeşil Dönüşüm programı da kapsanmıştır. İklim değişikliği ile ilgili uygulamalar bütüncül olarak ele alınmış, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığının yenilenebilir enerji üzerinden azaltılmasının önemi vurgulanmıştır.

Ocak 2023’te ETKB tarafından yayınlanan Türkiye Hidrojen Teknolojileri ve Yol Haritası, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefleri doğrultusunda hidrojen teknolojilerinin önemini vurgulamakta ve bu alanda Türkiye’nin hedef ve planlamalarını sunmaktadır. Hidrojen santralleri konusunda ülkeler başlangıç aşamasında olmalarına rağmen, birçok ülke bu alana yatırım yapmaya başlamış durumda.

2053 Net Sıfır Emisyon hedefleri kapsamında yenilenebilir enerji kapasitesinin artırımına ek olarak, karbon salımını azaltmak adına elektrifikasyonu artırmaya yönelik uygulamalar ve yatırımlar da hayata geçirilmiştir.

Türkiye’nin Net Sıfır hedefleri kapsamında 2021’de başlayan ve elektriğin yenilenebilir kaynaklardan üretildiğini belgeleyen YEK-G uygulamasına ek olarak, karbon emisyonlarını sınırlamak amacıyla AB modelini baz alan ETS de oluşturulması planlanıyor.

Exit mobile version