Ana içeriğe atla

GALATA TAŞIMACILIK

YERLİ ÜRETİCİLER GÖZÜNÜ ÇİN’E GİDEN MÜŞTERİLERE DİKTİ

17.07.2020 - 10:12

Endüstriyel mutfak sektöründe hangi pazarların Türkiye için fırsatlar sunduğu sorusunun cevabını KAPP Mutfak Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Gürkaynak’tan aldık: “Özellikle Uzakdoğu pazarına, yani Çin ve Hindistan gibi ülkelerden ürün alan müşterilere gözümüzü dikmiş durumdayız. Bu müşterilerle sıkı iletişim halindeyiz. Fiyat alıp verirken, avantajlarımızı ve Türkiye’yi anlatıyoruz.”

Sektörün önde gelen firmalarından biri olarak özellikle AVM, otel ve restoranların projelerini üsteleniyordunuz. Bu yerlerin kapalı olduğu koronavirüs sürecinde iç piyasada siparişleriniz nasıl etkilendi?
Koronavirüs endüstriyel sektörünü derinden etkiledi. İster ihracat olsun ister iç piyasa olsun otellerin ve restoranların kapalı olması, bu süreçte bizim işlerimizi ve siparişlerimizi de etkiledi. KAPP olarak koronavirüs sürecinde ‘kapponline.com.tr’ sitemizden internet satışlarına ağırlık verdik. Bu sitemiz üzerinden de iyi bir yol aldık. Bunun dışında zücaciye gurubuna yöneldik. Bizim ürün grubumuzda son kullanıcıya yönelik satılacak ürünler de bulunuyor. Tencereler, tavalar, bıçaklar, bazı mutfaklarda kullanılan ev aletleri, bunların internet satışını ön plana çıkardık bu süreçte. Oldukça da başarılı olduk bu satışlarda.

Sektör ne zaman normale döner? Yeni normalden ne bekliyorsunuz?

Tıpkı havacılık sektöründe olduğu gibi endüstriyel mutfak sektörü olarak koronavirüs salgınından en fazla etkilenen sektörlerden biriyiz. İzolasyon sürecinden herkes evlerine kapandı. Seyahatler durdu. Restoranlar, kafeler, oteller gibi işletmeler kepenk indirmek zorunda kaldı. Şu an kısmen de olsa bu kapalılık devam ediyor. Birçok işletme hâlâ faaliyete geçebilmiş değil. Hizmet vermeye başlayanlar da bekledikleri müşteriyi bulamıyorlar. Endüstriyel mutfak sektörü olarak, Covid-19’dan derinden etkilenen sektörlere devletin biraz daha farklı gözle bakması gerekiyor. Devletin, sektörümüze diğerlerinden daha farklı bir yaklaşımı olması gerektiğine inanıyorum.

Dijital dönüşümün önem kazandığı bir dönemde Ar-Ge çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Ar-Ge çalışmalarımız hiç ara vermeden bu süreçte de devam etti. Bu yılın eylül ayında TÜSİD fuarımız vardı. KAPP olarak bu fuara ciddi bir şekilde hazırlanıyorduk. Fuarımız Şubat 2021’e ertelendi. Ancak biz fuar sanki eylülde olacakmış gibi hem Ar-Ge çalışmalarımıza hem de yeni ürün çalışmalarımıza Covid-19 döneminde de devam ettik.

Türkiye, endüstriyel mutfak sektöründe dünyanın neresinde?

Dünya pazarına baktığımızda endüstriyel mutfak sektöründe Türkiye’nin yeri oldukça güçlü. Dünyada üçüncü sıradayız, ancak ikinci sırayı zorluyoruz. Yani Türkiye olarak endüstriyel mutfak alanında kuvvetliyiz. İhracat ve ithalat verilerine baktığımızda da ithalattan çok ihracatı olan bir sektör konumundayız. Endüstriyel mutfak sektörü, şu an ithalat-ihracat dengesinde artı vermektedir.

Sektörde önde gelen yerli üreticiler olmasına rağmen endüstriyel mutfak kullanıcıları neden yabancı firmaları tercih edebiliyor?

Bu durum daha çok Türkiye’ye yatırım yapan yabancı firmalar için söz konusu oluyor. Yerli yatırımcı, genel itibariyle yabancı firmayı tercih etmiyor. Yabancı yatırımcının yerli üreticiyi tercih etmemesi sorunu da her geçen gün azalıyor. Son yıllarda yerli üreticiler olarak kendimizi ve ürünlerimizi daha iyi tanıtma fırsatı buluyoruz. Ürünlerimizi fuarlarda gösterip sergiliyoruz. Ama halen az da olsa bazı yabancı zincirler, yerli olmayan üreticileri tercih edebiliyorlar.
 

Pandemi sürecinde 5 yeni hastane açılışı gerçekleşti. Bunlardan en önde geleni Başakşehir Şehir Hastanesi oldu. Böylesine büyük projelerin mutfaklarında yerli ürünlere ne kadar yer veriliyor? Bu konuda beklentileriniz nelerdir?

Maalesef kamu kurum ve kuruluşları, yerli üretimin tam olarak farkında değil. Kamunun tercihi halen yabancı markalardan yana olabiliyor. Kamunun algısı o anlamda geriden geliyor. Yerli üreticilerin kendilerini kamu kurum ve kuruluşlarına daha iyi anlatmaları gerekiyor. Özellikle TÜSİD aracılığıyla bunu yapabiliriz. Kamudaki algımızı yükseltmemek adına üreticiler olarak çalışmalar yapmak zorundayız.

Hangi pazarlar Türkiye için fırsat sunuyor?
Avrupa pazarı, Türkiye için bir her zaman iyi fırsat oldu. Bu süreçle birlikte ülkemizin Avrupa için önemi daha da artmış oldu. Bunun yanı sıra Uzakdoğu’dan, yani Çin ve Hindistan’dan ürün alan firmalardan bize kaymalar mutlaka olacak. Şimdiden bunun sinyallerini almaya başladık. Bu kapsamda önümüzdeki bir yıl içerisinde diğer yerli firmalarında ciddi çalışmalar yapması gerekiyor. Her şey normalleşince, uçuşlar rahatlayınca, seyahatler açılınca biz de firma olarak bunun üzerinde çalışacağız.

Salgın sonrasında hem iç piyasa da hem de yurtdışında pazar payınızı genişletmek adına hangi adımları atacaksınız?

Özellikle Uzakdoğu pazarına, yani Çin ve Hindistan gibi ülkelerden ürün alan müşterilere gözümüzü dikmiş durumdayız. O ülkelerden mal alan firmalardan şikayetler gelmeye başladı. Bu müşterileri tanıyoruz. Onlarla sıkı iletişim halindeyiz; Türkiye’nin iyi bir alternatif olabileceğini sürekli anlatıyoruz. Onların yanına gidemesek de Zoom meeting üzerinden görüşmeler yapıyoruz. Fiyat alıp veriyoruz. Avantajlarımızı ve Türkiye’yi anlatıyoruz. Sektörümüzün ulaştığı noktayı dile getiriyoruz. KAPP markası olarak önümüzdeki dönemde hedefimiz Uzakdoğu’ya giden firmalardan bir kısmını kendi ülkemize çekmek olacak.

GALATA TAŞIMACILIK

Yukarı