Ana içeriğe atla

GALATA TAŞIMACILIK

YERLİ VE KALİTELİ ÜRÜNLERLE PAZAR PAYIMIZI BÜYÜTÜYORUZ

16.07.2020 - 17:10

S2000 Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Aydın, hedeflerine ilişkin olarak “Türk pazarında, dünya pazarıyla birlikte büyümek istiyoruz. Zaten kalite odaklı bir firmayız. Daha çok ürün satabilmek için esneme yapmıyoruz. Kaliteli malı iyi ve ucuza üretebilirsek, dünyanın her yerine satabiliriz.” dedi.

Sektörün önde gelen firmalarından biri olarak özellikle AVM, otel ve restoranların projelerini üsteleniyordunuz. Bu yerlerin kapalı olduğu koronavirüs sürecinde iç piyasada siparişleriniz nasıl etkilendi?

İlk yasakların başladığı mart ortasından itibaren iç piyasa siparişlerinde tam anlamıyla bir çakılma yaşandı diyebiliriz. Mart sonunda aldığımız teklif talepleri mart ayı öncesi ortalamanın neredeyse yüzde 25’i seviyelere geriledi. AVM, otel, restoran, kafe, eğlence mekanları hatta firmaların kısa çalışma sistemine evden çalışma yöntemine geçmesiyle firmalara hizmet eden catering firmalarının da talepleri azaldı. Okullar ve öğrenci yurtlarıyla birlikte mutfakları da kapandı. Nisan başı itibariyle de ilk şokun atlatılmasından sonra yavaş ama kararlı bir tırmanış var. Tabii ki pandemi öncesi işleme alınan mutfak projeleri dışında yeni projelerin sayısı hâlâ çok az. Yeni normalleşme dönemiyle turizm sektörünün önü açılsa da Avrupa ülkeleri ve birçok diğer ülkenin Türkiye’ye getirdiği kısıtlar sektörleri etkilemeye devam ediyor. Haziran başından sonra proje teklif istekleri artmaya başladı. Yine de geçen sene seviyelerinden çok uzak.

Yurtdışından gelen taleplerde bir değişim söz konusu oldu mu?

Avrupa ülkelerinden gelen isteklerde bir azalma olsa da Arap ülkelerinden gelen taleplerde biz azalma yaşamadık. Özellikle Fas’tan gelen taleplerde bir artış mevcut. Diğer Afrika ülkelerinden de bir ilgi olduğunu görüyoruz.

Ötelenen ve iptal edilen siparişleriniz karşısında nasıl bir kriz yönetimi oluşturdunuz?

Elbette birçok projede ertelemeler, kapasite açısından küçülmeler ve hatta iptaller yaşadık ve yaşıyoruz. Bu durumda hem müşterilerimizle hem de tedarikçilerimizle bu gibi durumlarda bir denge oluşturmaya çalışıyoruz ve karşılıklı anlayış ve iyi niyet ile bu tür krizleri aşıyoruz.

Sektör ne zaman normale döner? Yeni normalden ne bekliyorsunuz?

Bir aşı bulunup pandemiye son verilene kadar sektörün normale dönmesi beklemek mantıklı olmaz. Yeni normal denilen dönemin nasıl sonuçlanacağını yaşayarak göreceğiz. Pandemi kontrol altında tutulabilirse önümüzdeki aylarda eski günlere biraz daha yaklaşabiliriz. Koronavirüs dönemiyle birlikte mutfak sektöründe zaten vazgeçilmez olan hijyen konusunun önemi bir kez daha göz önüne serildi. Bu nedenle projelendirme, üretim ve sektöre sundukları ürünlerde daha modern, ileri teknoloji kullanan ve hijyenik açıdan güvenilir olan firmalar ön plana çıkacaktır.

Pandemi sürecinde 5 yeni hastane açılışı gerçekleşti. Bunlardan en önde geleni Başakşehir Şehir Hastanesi oldu. Böylesine büyük projelerin mutfaklarında yerli ürünlere ne kadar yer veriliyor? Bu konuda beklentileriniz nelerdir?

Böyle büyük projelerde makina dışı mutfak ekipmanında yerli ürünlerin payı yüzde 80-90 civarlarında. İleri teknoloji fırın ve bulaşık makinaları gibi ekipmanlarda ise seçimi kapasite ve kalite belirliyor. Yerli üretim yabancı ürünlere göre çok daha uygun maliyetler ortaya koysa da teknoloji anlamında yerli mallarının ilerlemeye devam etmesi, üretim kapasitelerini artması ve daha da uygun fiyatlara inmesi gerekli. Yine istenen kapasiteyi ve kaliteyi sağlayabilen yerli ürünler bu ve benzeri büyük mutfak projelerinde yer bulabiliyor. Bizim Arnavutköy fabrika projemizin amaçlarından biri de budur. Sadece yurt içine değil yurt dışı projelere de ürün tedarik edebilmek.

HER MÜŞTERİMİZ BAŞLI BAŞINA BİR AR-GE

Dijital dönüşümün önem kazandığı bir dönemde Ar-Ge çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Bizim her müşterimiz başlı başına bir Ar-Ge. Her müşterimiz bize özel talebiyle gelir. Biz de projelendirmeyi onların ihtiyaçlarına en uygun şekilde yaparız. Her müşterimizin Ar-Ge’si, dizaynı farklıdır. Her projenin kendine has bir konsepti var. Biz daha çok özel imalatçıyız, standart ürünlerimiz üretimimizin yüzde 40’ını kapsıyor.

Türkiye, endüstriyel mutfak sektöründe dünyanın neresinde? Hangi pazarlar Türkiye için fırsat sunuyor?
 

Ortadoğu’da çok iş yapıyorduk. Şu anda orada gümrüklerde sorunlar yaşanmaya başladı. Bir politikanın ürünü bu. Yıllardan beri en çok Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar gibi ülkelerle çalışıyoruz. Dövizin yükselmesi bir de Avrupa’ya mal satmamızı kolaylaştırıyor. Son zamanlarda Afrika ülkelerinden de ilgi görmeye başladık. Bizim kaliteli ve ucuz mal üretmemiz gerekiyor. Bunun dışında şansımız yok.  

Salgın sonrasında hem iç piyasa da hem de yurtdışında pazar payınızı genişletmek adına hangi adımları atacaksınız?

 

Pandemi öncesi krizde bile çok önemli bir proje ortaya çıkardık ve Arnavutköy’deki fabrikamızı devreye aldık. 10 bin metrekarelik bir proje bizim projemiz. Tüm dünyaya ihracat yapabilecek şekilde bir altyapı kuruyoruz. Hedeflerimiz yüzde 100 oranda kapasitemizi artırmak. Makine yatırımına gidiyoruz. Hedeflerimiz geniş. Bizim Arnavutköy’deki yatırımlarımızın ana hedefi, dünya standartlarındaki kalitemizi daha da ileriye götürebilmek, global yenilikleri an be an takip etmek. Türk pazarını da bırakmış değiliz. Türk pazarında, dünya pazarıyla birlikte büyümek istiyoruz. Zaten kalite odaklı bir firmayız. Daha çok ürün satabilmek için esneme yapmıyoruz. Kaliteli malı iyi ve ucuza üretebilirsek, dünyanın her yerine satabiliriz.

 

GALATA TAŞIMACILIK

Yukarı