Türkiye’nin doğal taş sektöründeki potansiyelini uluslararası platformlarda daha güçlü bir şekilde tanıtmayı amaçlayan Turkish Stones projesinin detaylarını aktaran İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Üyesi Funda Bekişoğlu, doğal taş sektörünün üretim kabiliyeti konusundaki değerlendirmesinde dijitalleşme ve otomasyona yapılacak yatırımların üretim verimliliğini daha çok artıracağını vurguladı.
Turkish Stones projesinin ülkemiz ihracatına olan mevcut katkısı ve ileriye dönük vizyonu hakkında okurlarımızı bilgilendirir misiniz?
Turkish Stones projesi, Türkiye’nin doğal taş sektöründeki potansiyelini uluslararası platformlarda daha güçlü bir şekilde tanıtmayı amaçlayan stratejik bir projedir. Türk doğal taşlarının kalitesini, çeşitliliğini ve estetik değerini dünya pazarlarına tanıtmayı hedefleyen bu proje, Türkiye’nin doğal taş ihracat hacmini artırarak ekonomiye önemli katkılar sağlamaktadır. Turkish Stones sayesinde, Türkiye’nin doğal taş sektörü global ölçekte bilinirlik kazanmakta, yenilikçi tasarımlar ve pazarlama stratejileriyle farklı pazarlara ulaşma imkanı elde edilmektedir.
İleriye dönük vizyonda, Turkish Stones’un sektördeki yenilikçi teknolojilere yatırım yaparak üretim verimliliğini artırması ve sürdürülebilir madencilik yöntemlerini teşvik etmesi beklenmektedir. Bu sayede hem çevresel sürdürülebilirliğe katkıda bulunulacak hem de Türkiye’nin doğal taş ürünleriyle küresel pazarda daha sağlam bir yer edinmesi sağlanacaktır. Turkish Stones, hedef pazar çeşitliliğini artırarak ABD, Avrupa ve Uzak Doğu ülkelerinde daha güçlü bir rekabet gücü elde etme planlarını sürdürmektedir.
Doğal taş sektörünün dünyadaki hacmi ve ekonomik büyüklüğü hakkında bilgi verir misiniz? Türkiye buradan nasıl bir pay alıyor, bu payı artırmak mümkün mü?
Dünya genelinde doğal taş sektörü, özellikle inşaat, dekorasyon ve peyzaj alanlarında artan taleple büyük bir pazar büyüklüğüne ulaşmıştır. 2023 yılı itibarıyla, doğal taş sektörünün global pazar hacminin yaklaşık 60 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin edilmektedir. Bu sektör, mermer, granit, traverten, kireç taşı gibi farklı taş türlerinin işlenmesi ve ticareti ile dünya çapında çok geniş bir ekonomik etki yaratmaktadır. Türkiye, doğal taş rezervleri bakımından zengin bir ülke olarak bu pazardan önemli bir pay almaktadır. Özellikle mermer ve traverten gibi yüksek kaliteli taşlarda Türkiye, dünya pazarında %10’a varan bir pazar payına sahiptir.
Türkiye’nin bu sektördeki payını artırması için yenilikçi üretim teknolojilerine ve pazarlama stratejilerine daha fazla yatırım yapması gerekmektedir. Özellikle çevreye duyarlı, sürdürülebilir üretim süreçlerine geçilmesi, yüksek kaliteli taşların katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve markalaşma adımlarının atılması, ülkemizin global pazardaki konumunu güçlendirecektir.
Doğal taş sektörümüzün üretim kabiliyetleri hakkında neler söylersiniz? Üretim sahalarımızdaki verimlilik nasıl? Hangi alanlarda yatırım yapılırsa daha başarılı sonuçlar alırız?
Türkiye, doğal taş üretimi bakımından dünyada en büyük kapasitelere sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Ülkemizde 2024 yılı itibariyle doğal taş sektöründe 2.115 işletme izinli ruhsat bulunmaktadır. Yüksek kaliteli taş rezervlerinin yanı sıra geniş bir iş gücü ve teknolojik altyapı ile doğal taş üretiminde önemli bir potansiyele sahibiz. Türkiye’de son 10 yıl içerisinde yıllık yaklaşık 17.5 milyon ton doğal taş üretilmiştir ve üretim süreçleri giderek daha modern ekipman ve teknoloji kullanımı ile desteklenmektedir.
Üretim sahalarındaki verimlilik, son yıllarda yapılan modernizasyon yatırımları sayesinde artış göstermiştir. Ancak sektörde hala dijitalleşme ve otomasyon eksiklikleri bulunmaktadır. Bu alanlara yapılacak yatırımlar, üretim verimliliğini daha da artırabilir. Aynı zamanda sürdürülebilir madencilik teknolojileri ve artık yönetimi alanlarında yapılacak yatırımlar, sektörün çevreye duyarlılığını artırarak uluslararası pazarlarda rekabet avantajı sağlayacaktır. Özellikle Çin ve Hindistan gibi büyük pazarlarla rekabet edebilmek adına, katma değerli ürünlerin üretilmesi ve işlenmiş taş ihracatının teşvik edilmesi büyük önem taşımaktadır.

