Ana içeriğe atla

bridgestone

ŞİRKETLER MUTLAKA DİJİTAL İKİZLERİNİ OLUŞTURMALI

27.04.2020 - 13:19

Sefamerve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Metin Okur: “Şirketler mutlaka dijital ikizlerini oluşturmalılar. Sadece mağaza açayım, müşteri ayağıma gelip toplu alışveriş yapsın düşüncesi büyük sorunlara sebep oldu bu süreçte. Offline satıştan online satışa da geçmeliyiz. Artık Whatsapp’tan, Instagram’dan, Facebook’tan müşteriye deneyim yaşatmalıyız.”

Koronavirüs, dünya genelinde birçok sektörde olduğu gibi hazır giyim ve moda sektörünü de ciddi anlamda etkiledi. Sektörde bu yıl cirolarda yüzde 25 oranında kayıp yaşanacağı öngörülürken, kâr kaybının ise yüzde 40’ı bulacağı tahmin ediliyor. Moda sektöründe ciro kaybının en önemli nedenlerinden birinin ise insanların iş kaybetme korkusu yüzünden alışveriş yapmaktan kaçınması gösteriliyor.

Türkiye’de de hazır giyim firmalarının yüzde 80’inin üretimi dururken, geriye kalanlar ise koruyucu ekipman üretimiyle yoluna devam ediyor. Perakendecilerin büyük yara aldığı bu dönemde, hazır giyim ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik online satışa olan talep ise artıyor. Online satışların yanı sıra koleksiyon hazırlığı, üretim planlaması ve yeni ürün tedarikleri de teknolojik imkânlar kullanarak gerçekleştirilebiliyor.

Hizmetix olarak, e-ticaretin önemi kazandığı bu süreçte moda sektörünün durumu hakkında Sefamerve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Metin Okur’dan bilgi aldık. E-ticaret sitesi Sefamerve.com, başta Almanya ve Fransa olmak üzere yaklaşık 100 ülkeye gönderim yapan ve 5 kıtada ofisi bulunan bir marka konumunda. Instagram’daki canlı yayınımıza katılan Okur, sorularımıza önemli cevaplar verdi. Okur’un değerlendirmeleri özetle şöyle:

OFLİNE İŞ YAPAN FİRMALAR DARBE ALDI

- Hazır giyim ve moda sektörü koronavirüsten nasıl etkilendi. Sektör ne oranda küçüldü? Kısaca bahsedebilir misiniz?

Hazır giyim sektörü, bu süreçte en erken havlu atan sektör oldu. Hiç online talep olacağının farkına varamadı hazır giyim sektörü. Offline çalışan firmalar, bu durumdan en kötü etkilenenler oldu. Sefamerve olarak biz de ilk anda etkilendik. Yüzde 30’u bulan bir kaybımız oldu. Ama çabuk toparlandık. Şu an satışlarımız koronavirüs öncesinden daha iyi noktaya geldi.

- Pandemi sonrasında sektörü nasıl bir dönüşüm bekliyor?

Şu ana kadar ürünü, rengi, koleksiyonu durmadan değiştiriyorduk. Hep yeni ürünle müşterinin karşısına çıkıyorduk. Daha fazla ürün satmak, tüketimi arttırmak için sürekli değişim yapıyorduk. Artık yola bu şekilde devam edemeyeceğimiz ortaya çıktı. ‘Peki bu değişim bugün mü başladı’ diye sormamız gerekiyor. Değişim daha önce başlamıştı aslında. Şu an toplantılarımızı online olarak yapıyoruz. Ama 4 sene öncede bunu yapabiliyorduk. Aslında bunun farkına yeni vardık. Covid sonrası da bu devam edecek. Masraflar kısılacak. 4 katlı ofis olmadan büyüyebiliyormuşuz; bunları bize mecburen öğretti koronavirüs.

İŞ MODELİ DEĞİŞTİ

- Bu dönemde tüketici davranışlarında nasıl bir değişim oldu? En çok hangi ürün gruplarının satışı gerçekleşiyor?

Biz hep yeninin peşindeydik. Işık hızıyla yarışır gibi yeni ürün sunmaya çalışıyorduk. Ama bir kere ışık hızıyla bir yere gitmeye çalışmamak gerektiğini öğrendik. Bugün mikro ihracat daha çok önem kazandı. Toptan satamıyoruz ürünlerimizi. Mikro satış önemli hale geldi. Mikro satışların makro satışlardan daha önemli oluğu bir döneme girdik. Örneğin, portakal alacağız. Bunu on dönümlük bir tarladan mı alırız yoksa 500 metrekarelik bir tarladan mı? Artık 500 metrekarelik tarlayı tercih edeceğiz. Burada portakala daha çok özen gösterileceğini düşüneceğiz. Şu an gerçek ihtiyaçlarımızın neler olduğunun farkına vardık. Artık kalabalık şirketlerle yola devam etmek zor bu süreçte. Herkes çekirdek ailesiyle bir şeyler satma derdine düştü. Bu dönüşüm bir süredir yaşanıyordu. Covid ile bu dönüşüm hız kazandı.

Koronavirüs sürecinde şirketlerinin dijital ikizi olmayanlar kaybetti. İlk başta dijital taraf da kan kaybetti ama çabuk toparlandı. Biz Sefamerve olarak işçi çıkartmadık ve bu durumu toparladık. Problemlerimiz var ama ‘öldük, mahvolduk’ durumu söz konusu değil.

Osmanbey’de tavla oynayıp müşteri bekleyenlerin işleri kötüleşti. Bir müşteri gelsin dükkandaki malları komple satayım diye düşünenler çoğunluktaydı. Acaba bugüne kadar internet sitesine bir ürün koyduk mu? Müşterinin ayağına gitmeye çalıştık mı? Biz kendi üzerimize düşen yükümlülükleri yaptık mı ki işlerimiz kötü oldu diyoruz. Şirketler mutlaka dijital ikizlerini oluşturmalılar. Sadece mağaza açayım, müşteri ayağıma gelip toplu alışveriş yapsın düşüncesi büyük sorunlara sebep oldu bu süreçte. Offline satıştan online satışa da geçmeliyiz. Artık Whatsapp’tan, Instagram’dan, Facebook’tan müşteriye deneyim yaşatmalıyız.

İş modeli değişti. Bir müşteriye toptan satmak yerine bir ürünü 100 bin müşteriye satmak zorundayız. Şirketler tek kanallı satışa solunmamalılar. Çok kanallı satışa geçmeliler. Tek bir kanaldan ürün satamaya çalışanlar, bu kanal tıkandığında büyük sıkıntı yaşıyorlar. Dijital ikizlerini oluşturmaları gerekiyor şirketlerin. Ve bunu bütün kanallara yaymaları lazım. Bir kanalda sıkıntı olduğunda diğer kanallardan işlerinizi yürütebilirsiniz. Sefamerve olarak biz bunu yapmaya çalışıyoruz.

ŞU AN KARAR ALMAK ZOR

- COVID-19 sonrası dünya ekonomisi yeni bir düzene kavuşacak. Bu çerçevede markalar çalışma modellerini yeniden nasıl düzenlemeliler?

Çok gri bir alandayız. Bu alanda hiçbir yönetici karar almak istemez. Önümüzü görmemiz lazım. Şu an herkes gemisini yüzdürmeye çalışıyor. Gülerken ya da ağlarken karar almak doğru olmayacaktır. Şu an ne gülünecek ne de ağlanacak zaman. Böyle bir süreçte aceleyle aldığımız karar doğru olmayacaktır.

- Depolarda kalan ürünleri temizlemek adına yüksek oranlı indirimler tüketiciler nezdinde karşılık bulabilir mi? Markalar ellerindeki kıyafetleri pazarlamak adına hangi stratejileri izleyebilirler?

Depoda ürün olabilecek mi? bunu sormak daha doğru olacak. Şu an üreticiler üretim yapmıyor. Kimin elinde mal varsa değerli şu anda.

MARKAYA YATIRIM YAPMADIK

- Markalaşma sürecinde nelerde hatalar yapıyoruz?

Markalaşma bugüne kadar hayatımızda olmayan bir şeydi. Paradan para kazananlar markaya yatırım yapmadı. Faiz hassasiyeti olanlar ise parasının arsaya yatırdı; inşaatçı oldu. Faiz ve ranttan kurtulmadığımız sürece kimse markaya yatırım yapmaz. İnşaattan ya da faizden daha çok para kazanılıyordu. Şimdi faizin düştüğü ve arazi rantının azaldığı bir dönemde markalaşmayı konuşabiliriz. Google’dan Türkiye’deki markaları yazıyorum, bir de İtalya’da yazıyorum; yüz yirmi kat arama hacimleri daha fazla çıkıyor İtalya’daki markaların. Çünkü biz markamızı tanıtmamışız. Ne etiketle yaparsak yapalım toptan satalım demişiz bugüne kadar. Mikro, bireysel satış yapma hayalimiz yokmuş bizim.

SEKTÖRÜ RUSYA PAZARI KURTARIR

- 5 kıtaya satış yapan bir firma olarak yurtdışındaki ofisleriniz bu durumdan nasıl etkilendi?

100 ülkeye en az bir paket gönderdik. Bunun için ödeme altyapınızı kurmanız lazım. Bu çok zor bir operasyon. Avrupa’da iyiyiz, Amerika’da iyiyiz. Ortadoğu çok iyi pazar. Ama şu an Fransa’ya kargo girişi olmuyor. Buralarda kan kaybettik. Ama başka kanallar üzerinden bu sorunu aşmaya çalıştık. Şu an hazır giyim sektörü için Rusya çok kritik. Hangi pazara girin derseniz şu an gözümü kırpmadan Rusya derim. Rusya çok aktif ve büyük bir pazar; hazır giyimde tabiri caizse açlar. Bence sektörü kurtaracak Rusya’dır şu anda.

dfs

Yukarı