Ana içeriğe atla

bridgestone

TEKSTİL SEKTÖRÜNÜ BEŞERİ SERMAYEYE YAPTIĞIMIZ YATIRIM KALKINDIRACAK

20.12.2019 - 13:57

İTHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz: "2020 yılında gerçekleştirmeyi planladığımız tüm etkinliklerimizin odak noktasında ise "sürdürülebilirlik" teması yer alıyor."

2019 yılını nasıl değerlendiriyorsunuz? 
2019 yılı, Türkiye ekonomimiz açısından önemli bir dönemeçten geçtiğimiz bir yıl oldu. Özellikle en büyük ihracat pazarımız Avrupa Birliği’nde tekstil ve hammaddeleri sektörümüzde yüzde 10’a varan Pazar daralması sektörümüzü de bir miktar etkiledi. Yılda 10 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştiren tekstil ve hammaddeleri sektörü olarak, AB’de yaşanan ciddi pazar daralmasına rağmen geçtiğimiz yıla benzer bir ihracatla yıl sonunu kapatacağımızı öngörüyoruz.  
2019 yılı İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) olarak gerçekleştirdiğimiz fuarlar, Ur-Ge projelerimiz ve özel nitelikli alım heyetlerimizin yanında, tasarım yarışmamız,  Tekstil Mühendisliği Algısının Geliştirilmesi ve tezli yüksek lisans projemiz gibi uzun vadeli eğitim projelerimize odaklandığımız bir yıl oldu. Son yıllarda tekstil mühendisliği başarı sıralamaları ve tekstil mühendisliği bölümlerinin kontenjanları, sektörümüzün ihtiyaç duyduğu seviyenin çok altında gerçekleşmekteydi. Biz de bu kapsamda Tekstil Mühendisliği algısının yükseltilmesine yönelik Tekstil - Hazırgiyim İhracatçı Birliklerimiz ve Türkiye Tekstil İşverenleri Sendikası ile birlikte, Türkiye İhracatçılar Meclisimiz ve Ticaret Bakanlığımızın onaylarıyla Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile bir işbirliği protokolü imzaladık.  Bir yılı aşkın süredir gerçekleştirdiğimiz çalışmalar neticesinde ulaştığımız tablo, projemizin hedeflerine ulaştığının en açık göstergesidir. 2018 yılı tekstil mühendisliği kontenjanları yüzde 42 seviyesinde gerçekleşmişken; 2019 yılında kontenjanlar yüzde 92’ye çıktı ve 13 tekstil mühendisliği fakültemizin 8’i kontenjanlarının tamamını doldurdu. Tekstil mühendisliği başarı puanları ise yaklaşık 100 puan seviyesinde arttı. Aynı zamanda sektörümüzün gelecek vizyonunu belirleyeceğine inandığımız teknik tekstillere verdiğimiz önemden hareketle İstanbul Teknik Üniversitesi işbirliğinde Türkiye’nin ilk tezli teknik tekstiller yüksek lisans programını hayata geçirdik. Ayrıca 14 yıldır aralıksız olarak düzenlediğimiz Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası kumaş tasarım yarışmasını bu yıl da binin üzerinde ziyaretçimizin yoğun katılımlarıyla gerçekleştirdik. Gerçekleştirdiğimiz final gecesinde ilk üçe giren finalistlerimize sağladığımız maddi ödüllerin yanında dereceye giren ilk üç finalistimiz, dünyanın önde gelen fuarlarından Premiere Vision Paris Fuarını ziyaret etme hakkı elde etti ve 6 aylık dil eğitimi ile ödüllendirildi.  Bununla birlikte dereceye giren adaylar Ticaret Bakanlığı’mızın onaylarıyla yurtdışında eğitim hakkına sahip oldular. Dolayısıyla 2019 yılı İTHİB olarak gerçekleştirdiğimiz onca projenin yanında odak noktamıza eğitimi aldığımız için büyük mutluluk duyuyoruz. Çünkü ülke ekonomimizi ve sektörümüzü ancak beşeri sermayeye yaptığımız yatırımın kalkındırabileceğine inanıyoruz. 
2019 yılında gerçekleştirdiğimiz ve kısa vadede somut sonuçlarını alabileceğimizi öngördüğümüz bir diğer gündem maddemiz ise hedef pazarımız ABD ile ticaret hacmimizi geliştirebilecek çalışmalar yürütmekti. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığımız öncülüğünde "ABD ile 100 milyar dolarlık ticaret hedefi"ne ilişkin bir çalışma hazırlayarak ABD Ticaret Bakanı Sayın Wilbur Ross ile iki ülke arası işbirliğinin artırılmasına yönelik kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdik. ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross ile gerçekleştirdiğimiz toplantıda, sektörümüzün kapasite sorunu olmadığını, birbiriyle rekabet eden değil; sektörde birbirini tamamlayan ülkeler olduğumuzu, iki ülke arasında Tercihli Ticaret Anlaşması imzalanması durumunda ticari ilişkilerimizin hızla artabileceğini belirttik. Anlaşma olmasıyla birlikte Türkiye ve ABD arasındaki 100 milyar dolar değerindeki dış ticaret hacmi hedefine en büyük katkıyı tekstil ve hazırgiyim sektörlerimizin verebileceğini ifade ettik. Bu kapsamda tekstil ve hazırgiyim sektörleri olarak üzerimize düşen görevleri kararlılıkla yerine getirmeye hazırız. Bu sebepten dolayı 2020 yılının ilk fuarını Birliğimiz organizasyonunda ABD’de gerçekleştireceğiz. 

2020 hedefleriniz nelerdir?
Dünya’nın en büyük 6., AB’nin ise en büyük 2. tekstil ve hammaddeleri tedarikçisi olan Türkiye’nin dünyadan aldığı pazar payını orta vadede yüzde 3’ten yüzde 5 seviyelerine çıkarmak için eğitim odaklı projelerimizden sürdürülebilir ihracat odaklı projelerimize, tasarım yarışmalarımızdan sektörel kümelenme projelerimize 2020 yılında da hız kesmeden devam edeceğiz. 
2019 yılında önceliğimiz; sektörümüzün en önemli problemlerinden biri olan nitelikli insan kaynağına ulaşmak için başlattığımız projeleri hayata geçirmekti. Biraz önce değindiğimiz gibi bu konuda çok önemli projelere imza attık. Projemiz kapsamında öğrencilere sağladığımız burs Tekstil Mühendisliği Algısının Yükseltilmesi hedefimizin sadece bir parçasıydı. Projemizin en önemsediğimiz yol haritalarından biri olan müfredat çalışmaları ve uygulamalı eğitim konularını 2020 yılında YÖK ve üniversitelerimizle gerçekleştireceğimiz çalıştaylarla hayata geçirmeyi planlıyoruz.
2020 yılında gerçekleştirmeyi planladığımız tüm etkinliklerimizin odak noktasında ise "sürdürülebilirlik" teması yer alıyor. Özellikle tekstil ve konfeksiyon sektörlerinde küresel alım grupları önümüzdeki beş yıl içerisinde sürdürülebilirlik içermeyen hiçbir projeyi kabul etmeyeceklerini vurgulamaktalar. Biz de İTHİB olarak fuarlardan seminerlere, tasarım yarışmamızdan sektörel projelerimize kadar gerçekleştireceğimiz tüm etkinliklerimizde recycle tekstil ürünleri, tekstil sektöründe su kullanımının azaltılması, çevre faktörleri gibi sürdürülebilirlik başlıklarını ön plana çıkarmayı ve bu kapsamda projeler gerçekleştirmeyi öngörüyoruz.
Esasında sektörümüz küresel rakiplerine göre sürdürülebilirlik konusunda birçok avantaja sahip. Dünya üzerinde sadece Türkiye, İspanya ve Yunanistan’da üretilen GDO’suz pamuğu, Türkiye’de yıllık 900 bin ton seviyesinde; Yunanistan’da yaklaşık 200 bin ton; İspanya’da ise 20 bin ton değerinde üretmektedir. Dünya’nın en büyük pamuk üreticilerinden biri olan Türkiye’nin GDO’suz ürettiği pamuğun tanıtımı hem çevre sağlığı hem tarım sektörünün gelişmesi hem de Türkiye markası algısının yükseltilmesinde önemli bir faktördür. "GDO’suz Pamuk" üretimiyle ayrıcalıklı bir konumda olan Türkiye’nin bu gücünü tüm dünyaya tanıtmak için gerçekleştirdiğimiz projemizi 2020 yılında hayata geçirmeyi ve hatta ABD’de gerçekleştireceğimiz fuarda projemizin ilk yurtdışı tanıtım atağını başlatmayı hedefliyoruz. 
 

dfs

Yukarı