Ana içeriğe atla

apti

KADINLAR İŞ HAYATINDA DAHA CESUR

11.03.2020 - 11:36

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, çalışan kadınlar için daha anlamlı. Çünkü onların işi çalıştıkları firmayla bitmiyor. Evde de yoğunlukları devam ediyor. Hizmetix Dergisi olarak sektöründe başarılı kadın yöneticilerinin mesajlarına yer verdik. Kadınların iş dünyasında artık daha cesur olduğunu belirten yöneticiler, kadınların potansiyellerini en iyi şekilde ortaya koyacakları alanlarda bilgi ve becerilerini geliştirmeye teşvik edilmesini bekliyor. Kadın yöneticilerimizin mesajları şu şekilde:

ALBARAKA YATIRIM BANKACILIĞI MÜDÜRÜ TÜLAY ŞALVA: Araştırmalara göre toplumların kalkınma ve gelişmişlik düzeyleri kadın ve erkeğe eşit hak ve özgürlüklerin tanınması ile yakından ilişkilidir. Toplumda kadın kavramıyla ilgili kalıplaşmış düşünce yapısı değişerek kadınların da iş hayatında aktif bir şekilde rol alabileceği düşüncesi yaygınlaşmakta ve kadınların iş hayatına katılmasını teşvik eden ve destekleyen projeler gün geçtikçe artmaktadır. Biz de Albaraka Türk olarak, ana ortağımız Albaraka Bankacılık Grubu’nun belirlediği hedefler doğrultusunda kadın girişimciler ve kadın istihdamını destekleyecek projeler üzerinde çalışmalar yapıyoruz.

BİGCHEFS PAZARLAMA VE İLETİŞİM MÜDÜRÜ AYLİN GÜRLEK: Doğrusu kadın olmak, aynı anda her şey olabilmeyi beraberinde getiriyor. Ben de sorunuzu bir eş, bir kız çocuğu annesi ve bir iş insanı olarak yanıtlıyorum. Her birini sevgiyle taşıdığım tüm bu kimliklerime çoğu zaman farklı roller de ekleniyor. Büyük bir özveri isteyen bu rollerimizi yerine getirirken, özellikle de kariyer basamaklarını tırmanırken, kadın olarak birçok zorlukla karşılaşıyoruz. Ancak bu zorluklar bizi çok daha dayanıklı ve becerikli hale getiriyor. Dolayısıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde öncelikle, bizi bir yandan zorlarken bir yandan da daha güçlü kılan bu mücadeleleri veren tüm kadınları kutluyorum.

BRC TÜRKİYE YÖNETİM KURULU ÜYESİ SELİN ÇINAR: Ben bir kadınım. Şirketimde yönetici, kocamla eş, çocuklarımla anneyim. Ama hepsi bir yana ben Selin’im. Özgürce karar alan ve hayatına kendi yön verme becerisi olan bir bireyim. Eşitlikten yana olmanın, eşit olmak için yeterli olmadığı bir coğrafyada kadınlarla ilgili olan her habere duyarlı, her olumsuz tavra tepkiliyim. Kadın olmaktan daima gurur duydum ve duymaya devam edeceğim. Çünkü ne olursa olsun bir kadın olduğum için kendimi şanslı hissediyorum.

COŞKUNÖZ EĞİTİM VAKFI MÜDÜRÜ BİGE TINMAZSOY SUSUZLU: Mart, geçmişte büyük mücadeleler vererek çalışma koşullarını düzeltme cesaretini gösteren kadınlardan bize görev olarak kaldı. Bu özel günde bizlerin görevi tutumlara, duygulara ve nihayetinde davranışlara dönüşecek farkındalıkları yaratmak olmalı. Bu yolla değişim için bir ışık yakabilir ve o ışığı takip edecek neferler bulabiliriz. Başta kız kardeşlerim olmak üzere gelecek nesiller için Kadınlar Günü’nün kutlanmadığı, çünkü böyle bir gereksinim olmadığı, emeğin hem kadınlar hem erkekler için aynı anlamları ifade ettiği ve kıymet gördüğü bir dünya diliyorum.

DEMİRDÖKÜM PAZARLAMA DİREKTÖRÜ BİLGE KIRAN: Dünyanın neresinde olursa olsun; kadınların içinde bulunduğu aileye, topluma ve ülkeye katkıları göz ardı edilemez. Cinsiyet eşitliği konusundaki farkındalığın ülkemizde son yıllarda hızla arttığını düşünüyorum. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü işte bu farkındalığın artırılması açısından önemli bir gün. Nüfusumuzun yarısını kadınlar oluşturuyor ve her biri kalkınmamız için potansiyel bir katma değer. Bu yüzden tüm kadınların potansiyellerini en iyi şekilde ortaya koyacakları alanlarda bilgi ve becerilerini geliştirmeye teşvik edilmesi gerekiyor.

DKV EURO SERVİCE TÜRKİYE ÜLKE MÜDÜRÜ DENİZ ÇOKCOŞ SEZER: Türkiye’de bugün kadınlar çalışan nüfusun yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyorlar. Tıpkı sosyal yaşamda ve siyasette olduğu gibi ekonomideki kadın katılımının da yeterli olduğunu söyleyemeyiz. Oysa Türkiye’nin potansiyellerini gerçekleştirebilmesi, sürdürülebilir bir kalkınma içinde refaha ulaşması ancak nüfusunun tamamını bu sürece katmasıyla mümkün olabilir. Kadınların potansiyeli, enerjisi ve dinamizmi Türkiye’yi parlak bir geleceğe taşıyacak. Toplumsal cinsiyet eşitliğini sadece 8 Mart’larda hatırlamak yeterli değil yılın her gününde cinsiyet eşitliğini sağlamak için çaba göstermek zorundayız.

HOTELYA KURUCU ORTAĞI VE GENEL MÜDÜRÜ ZÜMRÜT DOYRAN: Kadınlar toplumun vazgeçilmez bir parçası. Gerek iş dünyasında gerekse sosyal yaşamda yani hayatın her alanında aktif ve etkin bir şekilde bulunuyorlar. İş dünyasının gittikçe artan kadın istihdamı sayesinde daha yenilikçi bir bakış açısına sahip olduğunu, başarıların katlanarak arttığını hepimiz görüyor, şahit oluyoruz. Erkek egemen sektörde çalışan bir kadın olarak söylemeliyim ki, kadınlar artık çok daha cesurlar. Daha çok destek alıyorlar, daha çok alkışlanıyorlar. Bu çok sevindirici. Ancak daha çok yolumuz var. Kadın istihdamının artması için yöneticiler olarak hepimiz duyarlı olmalıyız. Biz de Hotelya olarak kadın istihdamına önem veriyor, her kademede varlık göstermeleri için çalışıyoruz. Yönetim kadromuzun yüzde 85’ini kadınlar oluşturuyor.

MAPFRE SİGORTA İNSAN KAYNAKLARINDAN SORUMLU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI NECLA AKSOY: MAPFRE Sigorta olarak kadın çalışanlarımızın şirketimize kattığı değerin farkındayız. Bunu da Çeşitlilik ve Fırsat Eşitliği Politikamızla ortaya koyuyoruz. Mevcut kadın yönetici oranımız bugün, yüzde 40’ı aşmış durumda. Yanı sıra KAGİDER tarafından toplumsal cinsiyet eşitliğini ve istihdamda kadın güçlenmesini destekleyen şirketlere verilen Fırsat Eşitliği Modeli (FEM) Sertifikasının sahibiyiz. Şirket içi uygulamalarla da kadını iş hayatında tutmaya yönelik birçok proje hayata geçirdik. İş ve özel yaşam dengesini desteklemek üzere aldığımız aksiyonlarla hamileliğin tüm süreçlerinde çalışan annelerimize koçluk desteği veriyoruz. Kadını iş hayatında tutundurmaya teşvik ediyor, yeniçağın gerekliliklerine ayak uyduruyoruz.

SANTA FARMA İNSAN KAYNAKLARI DİREKTÖRÜ SEMA YETKİNER: Eğitim düzeyi yüksek olan toplumlarda kadının meslek sahibi olması ve iş dünyasına girmesi daha kolay ve hızlı olmuştur. Örneğin AB ülkeleri ve özellikle İskandinav ülkelerinde kadının istihdama katılma oranı yüzde 55 ile yüzde 69 arasında değişmektedir. Türkiye’de ise bu oran yüzde 29‘dur. Ülkemizde yönetici pozisyonundaki kadın oranı yüzde 17,3’e ulaşmıştır. Santa Farma açısından konuyu değerlendirdiğimizde; kadın çalışan oranımız yüzde 27, genel merkezimizdeki kadın çalışan oranımız yüzde 55, üst düzey yöneticiler arasındaki kadın çalışan oranımız ise yüzde 50‘dir. Kadınlarımızın iş yaşamına girmelerini ve daha önemlisi sürekli olmalarını sağlamak için ev ve çocuk hizmetleri yüklerinin azaltılması gerekmektedir. Bu konuda kamu ve özel sektöre önemli destek görevleri düşmektedir.

SHELL TÜRKİYE KURUMSAL İLETİŞİM DİREKTÖRÜ MELTEM OKYAR PERDECİ: Shell Türkiye olarak, doğrudan istihdam sağladığımız çalışanlarımızın yüzde 31’i, yönetim ekibimizin ise yüzde 50’si kadınlardan oluşuyor. Tüm sektörlerde kadınların çalışma hayatına katılmalarını ve karar alma süreçlerinde aktif bir şekilde yer almalarını önemsiyoruz. Kadınların iş gücüne katılım oranının artması, Türkiye ekonomisinin geleceğe güçlenerek yürümesi için de büyük öneme sahip. Shell Türkiye’de kadın çalışanlarımızın gelişimini takip ederek potansiyellerini gösterebilmeleri için onlara fırsatlar veriyoruz. Gelişimlerine daha fazla destek olmak amacıyla örnek alabilecekleri rol modeller yaratırken, kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri ve görünürlüklerini artırmaları için teşvik ediyoruz.

MUCİT PANDA KURUCU ORTAKLARI GÖKÇE GÜNER VE DUYGU YALÇIN: (Gökçe Güner): Kadınlar ve annelerimiz geleceği sağlam temeller üstüne inşa edebilmek için çalışan en önemli toplumsal figürlerdendir. Tüm kadınlarımızın kişiliğine, seçimlerine, özgürlüğüne ama en önemlisi yaşama hakkına saygı gösterildiği, fırsat eşitliğinin sağlandığı umut dolu günler diliyorum.

(Duygu Yalçın): Kadın yaşamın her anında dokunur, her alanı elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak güzelleştirir. Anadır, abladır, kardeştir, sırdaştır ve en önemlisi insandır. Cumhuriyetimizi kurmak için kadın-erkek ayrımı yapmadan hep birlikte mücadele ettiğimiz gibi, Cumhuriyet ile kazandığımız çağdaş hak ve özgürlüklerden de eşit olarak yararlanabilmek dileğiyle...

KANSERLİ ÇOCUKLARA UMUT VAKFI (KAÇUV) YÖNETİM KURULU BAŞKANI PROF. DR. İNCİ YILDIZ: KAÇUV olarak kadınların eğitim ve çalışma haklarından yararlanabilmelerini önemsiyoruz. Kanser tedavi sürecinde bakım veren/refakatçi kişi çoğunlukla kadınlar oluyor. Biz de Aile Evi’mizde ve hastanelerde tedavi sürecine dair bilinçlendirici eğitimler düzenliyor; yalnızca çocuğun değil annenin de bu süreci sağlıkla atlatabilmesi için psikolojik destek sağlıyoruz. Umut Kafe projemizle ise kadın istihdamına katkıda bulunuyoruz. Umut Kafe her gün farklı bir noktada kahve ve atıştırmalık servisi yapan gezici bir kafe. Burada satılan atıştırmalıkları Aile Evimizde konaklayan anneler hazırlıyor, böylece aile bütçesine katkıda bulunuyorlar.

ghjjh

Yukarı