Hizmetix Blog Enerji Enerji Dönüşümünde Kilit Nokta Enerji Depolama Sistemler
Enerji

Enerji Dönüşümünde Kilit Nokta Enerji Depolama Sistemler

Yenilenebilir enerji sektörünün önde gelen mühendislik firmalarından Kontek Enerji’nin yüzde 100 iştiraki olan Maxxen yeni yatırımlarıyla öne çıkıyor. Maxxen’in yakın bir zamanda tamamen faaliyete geçireceği 4,5 GWh kapasiteli yerli üretim tesisi LEED sertifikalı yapısı, 20.000 m² üretim alanı, CE belgeli hatları ve yapay zekâ destekli kalite kontrol sistemleriyle sadece Türkiye’nin değil, bölgenin en ileri üretim altyapılarından biri olmaya aday.

Yenilenebilir enerji sektörünün mühendislik firmalarından Kontek Enerji, batarya depolama teknolojileri alanında güvenilir ve verimli çözümler sunan iştirak firması Maxxen ev sahipliğinde sektörü bir araya getirdi. Kontek Enerji’nin 30 yıla dayanan tecrübesi ve sektöre kazandırdığı projelerle birlikte, iştiraki Maxxen’in 2030 vizyonu da katılımcılarla paylaşıldı. Yatırımcılara yeni nesil fırsatlar sunan enerji depolama sistemlerinin detayları, Maxxen’in geliştirdiği X-Series ürünleri, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedefiyle planlanan 4,5 GWh kapasiteli yerli tesisi ve sürdürülebilirlik temelli iş modelleri katılımcılara tanıtıldı.

“Bu yatırımlar, Türkiye’nin enerji bağımsızlığına, ihracat hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor”

Kontek Grup CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir, enerji sektörünün geleceğine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bugün burada enerji sektörünün geleceğini birlikte şekillendirmek için bir aradayız. Enerji depolama sistemleri artık yalnızca teknik bir konu değil; sürdürülebilirlikten yatırım stratejilerine, arz güvenliğinden ihracata kadar pek çok alanın kesişim noktasında yer alıyor. Maxxen olarak bu farkındalıkla yaptığımız yatırımları, bir mühendislik başarısının ötesinde, ulusal bir vizyonun parçası olarak görüyoruz. Bu yatırımlar, Türkiye’nin enerji bağımsızlığına ve yüksek katma değerli ihracat hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor. Yerli ve ileri teknolojilere dayalı üretim altyapımızı küresel ölçekte rekabet edecek bir seviyeye taşıyoruz. Sektör paydaşlarıyla aynı vizyon etrafında buluşmak, bizim için büyük bir motivasyon kaynağı.”

Türkiye’nin değil, bölgenin en ileri üretim altyapılarından biri olmaya aday

Maxxen’in 2025 yılı içerisinde faaliyete geçireceği 4,5 GWh kapasiteli yerli üretim tesisi LEED sertifikalı yapısı, 20.000 m² üretim alanı, CE belgeli hatları ve yapay zekâ destekli kalite kontrol sistemleriyle sadece Türkiye’nin değil, bölgenin en ileri üretim altyapılarından biri olmaya aday. Bu tesis, Türkiye’yi enerji depolama teknolojilerinde stratejik bir üretim ve ihracat merkezi haline getirmeyi hedeflerken; yüzde 70 ihracat odaklı iş modeliyle Maxxen’i de küresel enerji dönüşümünde önemli bir oyuncu konumuna taşıyor.

“YENİLENEBİLİR ENERJİ SEKTÖRÜNÜN ÖNÜNÜ AÇMAK İÇİN ENERJİ DEPOLAMA ŞART”

Enerji dönüşümünün kilit noktası enerji depolamanın önemini vurgulayan Kontek Grup CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir,“Yenilenebilir enerjinin büyümesi için, en önemli tedirginlik şebeke kısıtları. Güneşten veya rüzgârdan ürettiğimiz yenilenebilir enerjiyi bizim akşam saatlerine taşıyabilmemiz lazım. Bunun da tek yolu enerjiyi depolayabilmek ve akşam saatlerine kadar taşımak. Biz yenilenebilir enerji sektörünün kalbinden geliyoruz, bizim için tamamlayıcı bir sektör. Bundan dolayı bu fabrika yatırımını yapmak istedik. Bugün burada paydaşlarımızla, pazarla üretim teknolojilerimizi, fabrikamızdaki hatlarımızı, verimlilik farklarımızı paylaştık. Fabrikamızın açılışı öncesi bugün enerji sektöründe dünyanın nereye gittiğini, Türkiye’nin nereye gittiğini ve küresel anlamda bir oyuncu olmak için neler yapmamız gerektiğini anlatmak istedik. Açılışımız eylül sonunda olacak. Yıllık 5 GWh’lik bir kapasitemiz var. 5 yılda 10 GWh minimum üretim yapmak istiyoruz. Teknoloji ihraç etmek istiyoruz. Yüzde 30 yerli pazar, yüzde 70’de ihracat hedefimiz var.” diye konuştu

“Yenilenebilir enerji sektörünün önünü açmak için enerji depolama şart”

Teknolojik gelişmelerin enerji depolama maliyetlerini uygun hale getirdiğini dile getiren Özdemir, “Enerji depolama sistemlerinde elektrikli araçlardaki pillerin sayılarının artmasıyla birlikte maliyetler ucuzladı. Enerji depolama her zaman gereksinimdi ama bir şeyin uygulanabilmesi için maliyetinin de uygun hale gelmesi lazım. İşte artık o uygun maliyetleri görüyoruz. Bu uygun maliyetler ve teknolojinin gelişmesi ve yönetimiyle birlikte, şebekedeki öğlen vakti güneş ve elektrik bol olduğu için bol olan malında fiyatı düşüyor. Bu enerjiyi akşama taşıma ihtiyacı var. Bu ticaret anlamında. Şebeke kısıtları anlamında da şebekenin stresini almak için bunu üretildiği anda değil gerçekten tüketildiği anda şebekeye veriyor olmak gerekiyor. Böylelikle şebekenin stresi azaltılmış oluyor. Türkiye ve dünya için yeni bir sektör bu. Dünyamızı ısınmadan kurtarmak için tek yol; yenilenebilir enerji. Yenilenebilir enerjinin önünü açmak için de enerji depolama şart.” dedi.

“Enerji depolamada amaç arzla talebi birebir örtüştürmek”

Enerji depolamanın amacının arz-talep dengesini örtüştürmek olduğunu kaydeden Özdemir, “Enerjiyi ürettiğiniz anda tüketim olsa, yani her ne kadar üretiyorsanız o anda hepsi tüketiliyor olsa bir problem yok. Enerjinin ne kadar tüketileceğini bilemiyorsunuz, sadece tahmin edebiliyorsunuz. Buradaki amaç arzla talebi birebir örtüştürmek. Bu mümkün değil, bunun tek yolu enerjiyi depolayıp, arz ve talebi olabildiğince yakınlaştırabilmek. Eskiden de bu mümkündü teknik olarak ama maliyetler kurtarmıyordu, şimdi artık elektrikli araçların da hayatımıza girmesiyle birlikte, teknoloji geliştikçe, üretim yükseldikçe, enerji depolamanın kullanımı ve yönetimi kolaylaştıkça biz de bu alana yatırım yaptık. Biz bu sektörün kalbinden geliyoruz. Sahadayız, ihtiyaçları biliyoruz. Müşterilerimizle birlikte sektörümüzde büyümeyi sağlamak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Exit mobile version