Hizmetix Blog Gündem-1 Hilton Istanbul Bosphorus’dan Yeni Tasarım Vizyonu
Gündem-1 Son Dakika

Hilton Istanbul Bosphorus’dan Yeni Tasarım Vizyonu


Boğaz manzarasıyla İstanbul’un simge yapılarından biri olarak öne çıkan Hilton Istanbul Bosphorus, yenilenen tasarımını bugün tanıtıyor. Amerika kıtası dışında en uzun süredir hizmet veren Hilton oteli olma unvanını taşıyan yapıdaki bu dönüşüm, markanın modern misafir beklentilerine yönelik vizyonunu yansıtırken, aynı zamanda İstanbul’un ilk uluslararası oteli olarak 70 yılı aşan köklü geçmişinden güç alıyor.

Otel, orta yüzyıl mirasını çağdaş tasarım, modern teknoloji, seçkin etkinlik alanları ve üst düzey gastronomi deneyimiyle bir araya getiren yenilenmiş bir anlayışla kendini yeniden tanıtıyor. Tüm bunlar, dünyanın kültürel açıdan en zengin ve dinamik şehirlerinden birinde hayat buluyor.

1955 yılında kapılarını açtığından bu yana otel, Türkiye’de modern misafirperverliğin ve uluslararası zarafetin simgelerinden biri haline gelmiştir. İstanbul’un sosyal hayatının şekillenmesinde önemli bir rol üstlenen otel; şehrin ilk büyük ölçekli düğünlerine ve uluslararası etkinliklerine ev sahipliği yapmış, aynı zamanda İstanbul’daki ilk “happy hour” gibi zamanla şehre yayılan birçok geleneği başlatmıştır.

Bugün ise yıl boyunca sosyal ve iş dünyasına yönelik buluşmalara ev sahipliği yaparak şehrin önemli sosyal merkezlerinden biri olmayı sürdürmektedir.

Otel, Hilton Hotels & Resorts markasının yenilenmiş bir yorumunu sunarken, 1950’lerin seyahat kültürüne zarif bir gönderme yapıyor. Toplam 475 oda ve süiti kapsayan dönüşüm, yeni yeme-içme alanları ve sosyal mekânları beraberinde getirirken, 4.000 metrekareyi aşan etkinlik alanıyla otelin kutlamalar, kültürel faaliyetler ve buluşmalar için önemli bir merkez olma rolünü sürdürüyor. Conrad Hilton’ın Amerika dışındaki büyümesini simgeleyen ve ayak izinden ilham alınarak tasarlanan ikonik açık havuz, otelin merkezinde yer almaya devam ederken; spa, kapalı havuz ve fitness alanlarını kapsayan yeni düzenlemelerin yaz aylarında tamamlanması planlanıyor.

Hilton Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Başkanı Simon Vincent CBE , otel ile ilgili “Hilton Istanbul Bosphorus, Conrad Hilton’ın misafirperverliğin ışığını ve sıcaklığını tüm dünyaya yayma vizyonunun merkezinde yer alıyordu. 70 yılı aşkın süredir Doğu ile Batı’yı buluşturan İstanbul’un kalbinde yer alan bu otelin, geleceğe taşınırken özenle yeniden yorumlandığını görmekten gurur duyuyoruz. Bu dönüşüm, Türkiye’ye olan uzun vadeli bağlılığımızın güçlü bir göstergesidir.” açıklamasında bulundu.

Hilton Hotels & Resorts Global Marka Lideri Leonard Gooz, otelin yenilenme sürecine ilişkin şu değerlendirmede bulunuyor:
“Hilton Istanbul Bosphorus, kökenleri Conrad Hilton’a uzanan en ikonik otellerimizden biri. Uzun yıllardır Hilton hikâyesinin en güçlü yansımalarından biri olarak; şehrin enerjisinin kutlamalar, paylaşılan anlar ve unutulmaz konaklamalarla hayat bulduğu ikonik bir buluşma noktasıdır. Nesiller boyunca kültürün yaşandığı, anların kalıcı hatıralara dönüştüğü bir adres oldu. Bu dönüşümle birlikte, güçlü mirasımızı temel alarak; zengin geçmişi, modern tasarımı ve dinamik sosyal deneyimleri bir araya getirdik. Böylece hem misafirlerin hem de İstanbulluların şehri deneyimleme biçimini uzun yıllar boyunca şekillendirmeye devam edecek bir yapı ortaya koyduk.”

Boğaz’ın Tonlarından ve İstanbul Gün Doğumunun Renklerinden İlham Alan Mekanlar

Chicago merkezli, dünya çapında tanınan mimarlık ofisi Skidmore, Owings & Merrill ile Türk mimar Sedad Hakkı Eldem’in imzasını taşıyan yapı; İstanbul merkezli tasarım stüdyosu Autoban tarafından çağdaş bir bakışla yeniden ele alındı. Bu yaklaşımda, otelin 1950’lere uzanan mirası; modernist etkilerle Türk zanaatkârlığı, sanat ve şiirine yapılan referanslarla harmanlanıyor.

Sedad Hakkı Eldem’in imzasını taşıyan özgün mimari unsurlar korunarak otelin kimliğinin temelini oluşturmaya devam ediyor. Uçan halıyı anımsatan giriş kanopisi, İstanbul’un en büyük otel havuzu olma özelliğini sürdüren açık havuz ve duvarlarda yer alan el işçiliği Çintemani motifleri bu unsurlar arasında öne çıkıyor.

Otel genelinde miras niteliğindeki detaylar özenle yeniden yorumlanıyor; 1955 yılına ait orijinal logoyu referans alan tasarım öğelerinden, lobide bolluk ve korumayı simgeleyen geleneksel Türk motiflerinin restore edilmesine kadar uzanan bir yaklaşım öne çıkıyor. İstanbul’un yedi tepesinden ilham alan yumuşak hatlar ve şehrin kubbelerine gönderme yapan mimari dokunuşlar, yüzeylere işlenerek ortak alanların akışını ve karakterini şekillendiriyor.

Bu tasarım yaklaşımı, odalarda da devam ediyor. Boğaz’ın tonlarından ve İstanbul gün doğumunun renklerinden ilham alan iç mekânlarda mermer, ahşap, metal ve deri gibi doğal malzemeler kullanılarak sıcak ve davetkâr bir atmosfer yaratılıyor. Geniş pencereler, özel balkonlar ve teraslar; şehir silüeti, Boğaz ve otelin bahçelerine açılıyor.

Öne Çıkan Süitler

Dört özel süit, otelin hikâyesinin farklı dönemlerini yansıtıyor. Kubbenin altında konumlanan Imperial Suite, otelde yer alan İstanbul’un ilk diskoteği Cloud 9’un mirasına gönderme yaparken, özel sinema odası ile otelin yıllar boyunca ağırladığı Hollywood yıldızlarını hatırlatıyor.

Gastronomide Yeni Dönem

Bosphorus Suite, Boğaz’ın dingin tonlarından ilham alırken; Presidential Suite geniş Boğaz manzarasıyla öne çıkıyor. Ambassador Suite ise yıllar boyunca otelde konaklayan devlet liderlerine ve kültürel figürlere ithaf ediliyor.

Yeme-içme deneyimi, otelin dönüşümünün merkezinde yer alıyor ve Hilton Istanbul Bosphorus’u günün her saatinde yaşayan bir buluşma noktası haline getiriyor. Bu yaklaşım, Türk misafirperverliğinin köklü bir geleneğine dayanıyor. Conrad Hilton’ın Türkiye’de deneyimlediği kahve ve likör ikramı geleneğinden ilhamla başlattığı “karşılama kahvesi” ritüeli, bugün Hilton otellerinin global bir simgesi haline gelmiş durumda.

Otelin imza restoranı Malva, Türk mutfağının köklü mirasını modern tekniklerle yeniden yorumluyor. Unutulmaya yüz tutmuş yöresel tarifler, mevsimsel ürünlerle çağdaş bir yaklaşımla sunuluyor.

Sazzou, özenle seçilmiş plak setleri, canlı caz performansları ve güçlü kokteyl deneyimiyle geceye özel bir atmosfer sunarken, otelin müzikle olan güçlü geçmişine gönderme yapıyor.

Otelin merkezinde yer alan Lalou, ismini keyifli sohbetten alıyor. 1950’lerin zarafetinden ilham alan bu şık brasserie ve teras alanı; pastane ürünleri, hafif lezzetler ve özenle hazırlanmış kokteyllerle misafirleri bir araya getiriyor.

Arlo, İstanbul’un yedi tepesinden ilham alan modern bir gastronomi deneyimi sunarken; Türkiye, Yunanistan ve İtalya’nın kıyı lezzetlerini sürdürülebilirlik odağında bir araya getiriyor.

İstanbul’un köklü restoranlarından Dragon, Kanton ve Seçuan mutfağının özgün tatlarını sunmaya devam ediyor.

Havuz çevresinde konumlanan Bosolei, Fransız Rivierası’nın rahat ve zarif atmosferini İstanbul’a taşıyor.

İstanbul’un En Özel Davetlerine Ev Sahipliği

4.000 metrekareyi aşan etkinlik alanı, Ambassador Balo Salonu ve bölünebilir Connie Balo Salonu dahil olmak üzere toplam 2.500 kişiye kadar kapasite sunuyor. Açık bahçe alanları ve 17 toplantı odası ile otel, hem sosyal hem de kurumsal etkinlikler için öne çıkan adreslerden biri olmaya devam ediyor.

Şehrin Kalbinde Sakin Bir Kaçış

Harbiye’de geniş bahçeler içinde konumlanan otel, şehrin yoğun temposu içinde sakin bir alan sunuyor. Beyoğlu ve Nişantaşı gibi İstanbul’un önemli kültür ve yaşam merkezlerine yakınlığıyla dikkat çekiyor.

Otelde konaklayan misafirler, Hilton’un ödüllü sadakat programı Hilton Honors’ın sunduğu avantajlardan yararlanabilir. Tercih edilen Hilton kanalları üzerinden doğrudan rezervasyon yapan üyeler; puan kazanmanın yanı sıra, Puan ve nakit ile esnek ödeme seçenekleri, üyelere özel indirimler ve ücretsiz standart Wi-Fi gibi anında sunulan ayrıcalıklardan faydalanabilir.

Daha fazla bilgi almak veya rezervasyon yapmak için Hilton.com adresini ziyaret edebilirsiniz. Hilton Hotels & Resorts hakkında daha fazla bilgi için Stories from Hilton platformunu inceleyebilirsiniz.

Exit mobile version