Ana içeriğe atla

ayos

Lojistik Sektöründe Kurumsallaşma

22.11.2021 - 16:05

Kurumsallaştırabiliyor musunuz?

Lojistik sektörü ülkemizde kara nakliyesi, demiryolu nakliyesi, hava nakliyesi, depolama, gümrükleme, kargo taşıması yapan ve nakliye işleri organizatörlerinin ( forwarderların ) başını çektiği bir sektördür. Yüzlerce firma belli çerçeveler içinde üretici veya ticari kuruluşların ham maddelerinin, yarı mamullerinin, son ürünlerinin taşınmasını, depolanmasını ve dağıtımını yapmak, bunu kontrol etmek ve yönetmek için çalışma yapmak çabasındadır. Bu sektörde lojistik hizmet vermek veya kuruluşların lojistiğini üstlenmek amacıyla ileriye dönük planlar yapan firmalarımız şu şekilde gruplanabilir.

İlk grupta görebildiğimiz, merkezleri dışarıda olan, ülkemizde global isimleri ile çalışan yabancı sermayeli veya Türk ortaklı kuruluşlardır. Yurt dışından her türlü desteği alan, iş olanakları global üreticilerin Türkiye’deki operasyonları ile oluşmuş, global zincir içinde ülkemizde hizmet veren, kurumsallaşma aşamasını geçmiş, iş süreçleri tanımlanmış, ERP alt yapıları tamamlanmış, işlerini on-line iletişimle gerçekleştiren, planlı, büyük kapasitede iş yapan kuruluşlar. Çalışanlarının üst düzeyden başlayarak profesyonel yöneticiler olduğu, ana iş kolunun genellikle uluslararası nakliye olarak büyük ölçekte yapıldığı ancak düşük değer yaratıcı operasyonların outsource edildiği, iş planları ile, kariyer planları ile, bütçe ve performans değerlendireme sistemleri ile çalışanların bulunduğu kuruluşlar. Kurumun yazışma dilinin İngilizce olduğu, sürekli yabancı uzmanlarla iş birliği yapılan, etkileyici reklam, tanıtım olanaklarına sahip, konferanslarda, fuarlarda, seminerlerde katılımcı veya sponsor olarak gördüğümüz kuruluşlar. Şirket yönetiminin her iç hizmet ve her müşteri hizmeti için tanımlandığı, rutin operasyonların önceden planlandığı, sürpriz olaylar karşısında nelerin yapılması gerektiğinin yazılı olarak belirlendiği kuruluşlar. Çalışmalarında ana kuruluşun çalışma şekillerinin kopyalandığı kuruluşlar.

İkinci grup olarak, tamamen Türk sermayesi ve Türk girişimciliği ile kurulmuş olan, holdinglerin veya şirket gruplarının oluşturduğu lojistik kuruluşlar. Lojistik sektöründe kendi şirket gruplarına veya grup müşterilerine hizmet vermek amacıyla kurulmuş ve daha sonra boş kapasitelerin değerlendirilmesi, ölçek büyütmek gibi amaçlarla bu sektörde lojistik hizmet veren ve lojistiğe soyunan kuruluşlar. Grup şirketi olmanın getirdiği avantajları kullanan, iş kapasiteleri geniş, yatırım olanakları büyük, kurumsallaşmalarını tamamlamış, iş süreçleri tanımlı, ERP uygulamaları başarılı, iletişim alt yapıları hazır, müşteri ile ilişkilerinde güçlü, reklam, fuar, kongre çalışmalarını rahatça gerçekleştiren kuruluşlar. Hizmetlerin genellikle in-house yani içeriden verildiği, hizmetlerdeki eksik kapasitenin dışarıya outsource edildiği değer yaratma kapasitesi olmayan işlerin de piyasadan temin edildiği ve üst yönetimin belli periyotlarla işi uzaktan takip ettiği, raporlamalarla, bütçelerle, iş planları ile yönetilen, yetki ve sorumluluğu yüksek profesyonel yöneticiler tarafından yönetilen kuruluşlar.

Üçüncü grup olarak da temel işleri tedarik zinciri içinde bir veya en fazla iki operasyonu yapmak olan kuruluşlar. Büyük üretici ve ticari kuruluşlara hizmet veren durumunda iken yaptıkları işin lojistiğin bir adımı olduğunun farkına varıp lojistik hizmetler vermeye sıcak bakan kuruluşlar. İşin başında iş sahibinin bulunduğu, işin her adımının takip edildiği, birden fazla işi aynı anda yönetebilecek eskiden beri kadrolarında olan yöneticilerle çalışan, işlerin sözleşmelere değil karşılıklı görüşmelerdeki sözlü anlaşmalarla, teklif alma ve teklif verme mektupları ile yapıldığı kuruluşlar. Sınırlı dış bağlantıları olan, genellikle dış ve iç piyasada fiyat rekabeti veya kişisel ilişkiler ile, iş almaya odaklı, süreçlerin her hizmet için değiştiği, nelerin ne zaman yapılacağı ancak sorun çıkınca bir kişinin kararına bakan operasyonlar. Bir başarısızlığın on başarıyı sileceği, anında subjektif değerlendirmelerle yönetilen kuruluşlar. Performansların değerlenemediği, ileride nelerin olacağının bilinmesine gerek olmayan kuruluşlar. İş süreçlerinin ölçülemediği, verimin bir referans olarak değerlendirilmediği, kalitenin ucuz hizmetle her an yer değiştirebileceği bir çizgide yaşayan kuruluşlar. (Hala güzel değil mi? Güzelliği bir profesyonel için yapacak çok şeyin olmasından ve ürettikçe eserinin şekillenmesinden geliyor. Güzelliği bu gibi tabloların sayısının çok olması)

Tüm grupların güzelliğinin temelinde tek şey yatıyor. Düzen. Düzenin ticari adı “Kurumsallaşma”. Kurumsallaşmanın gereği ise süreç yönetimi. Her şeyin başında ne yaptığımızı bilmek, yaptığımız şeyi ölçmek, ölçümlerimizi raporlamak, raporlarımızı hedeflerimizle yani bütçelerimizle karşılaştırmak, karşılaştırmalardan yeni iş planları, aksiyonlar çıkartmamız gerekiyor. Tüm bu sürecin yazılı hale gelmesi, her olay için olmadan önce, olacağı zaman nelerin yapılacağının belli olması kurumsallaşmaktır. Eleman alımında, oryantasyon çalışmalarınızda, fatura kesmenizde, tahsilatlarınızda, nakliyenizde, iş kazalarınızda, sürpriz olaylarda, kriz anında değerlenecek fırsatlara rastlandığında ne yapılması gerektiğini bilmektir kurumsallaşmak. Yetkilerin yazılı olarak belirlendiği, her işte tekrar istenmediği, sorumlulukların önceden tanımlandığı limitler altında, neden sorusunun sorulmadığı bir çalışma ortamıdır kurumsallaşmak. Her operasyonun bilgisinin herkes tarafından görünür olmasıdır kurumsallaşmak. Kapalı kapılar ardında bile verilse alınan kararların son çalışana kadar duyurulduğu bir çalışma ortamı yaratmaktır kurumsallaşmak.

dfg

Yukarı