İstinye Üniversitesi’nde düzenlenen Hemşirelik Haftası toplantısına üniversiteden öğretim üyelerinin yanı sıra, MLP Care yöneticileri, ulusal ve uluslararası meslek örgütlerinden davetliler, hemşireler ve öğrenciler katıldı.
Hemşirelik Haftası dolayısıyla İstinye Üniversitesi ve bünyesinde Medical Park ve Liv Hospital hastanelerini barındıran MLP Care, anlamlı bir etkinliğe imza attı. İstinye Üniversitesi Topkapı Kampüsü Kongre Merkezi’nde ICN (Uluslararası Hemşireler Konseyi) tarafından 2025 yılı için belirlenen “Hemşireler Geleceğimiz” temasıyla düzenlenen etkinlik, İstinye Üniversitesi Korosu’nun mini konseri ile başladı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan İstinye Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Peyami Çelikcan, “Ne mutlu ki Uluslararası Hemşireler Konseyi bu yılın temasını ‘Hemşirelerin refahını sağlamak, ekonomiyi güçlendirir’ sözüyle belirlemiş. Konsey, temayı hemşirelerin sosyal güvenlik haklarıyla, refahıyla, çalışma koşulları ile ilişkilendirmiş ki hemşirelik haftasında hemşirelerin sorunları tartışma gündemine getirilsin. Bugün, üniversitemizin hemşirelik bölümü de bu sorunları tartışma gündemine getirecek. Yaygın bir farkındalık oluşturacağız. Umarım bu çabalar kimi sorunların çözümüne katkı üretecektir.” dedi

Hemşireliğin özveri gerektiren bir meslek olduğunu vurgulayan MLP Care Strateji ve Performans Grup Koordinatörü Dr. Hikmet Çavuş, “Artık tıpta dijital çağa geçiyoruz. Gelecekte yapay zekâ ve robotlar devreye girecek. Tabii ki bizler de teknolojiyi en iyi kullanan kişiler olmamız lazım. Ancak bunu yaparken hasta bakım kalitesini de en üst seviyeye nasıl çıkarabildiğimizi göstermemiz gerekiyor. Eskiden bir hastanın tıbbi geçmişi hakkında bilgi alırken o servisteki kıdemli hemşirelerin, hekimlerin notlarına veya arşivde bulduğumuz dosyalardan hastanın bilgilerine ulaşırdık. Ama şimdi E-Nabız var. Sistem tek tuşla bütün hastaların tüm sağlık hikayesini döküyor. Teknolojiyi en iyi şekilde kullanarak hasta bakım kalitesini artırmak gerekiyor. Ama bunu yaparken de hiçbir zaman empatiyi, hastaya olan yaklaşımı ve ona dokunmayı ihmal etmeyeceğiz. Unutmayın ki, yapay zeka asla bir insanın yerini tutamaz, çünkü hasta ile ilgilenirken yeri gelince yakınları ve çevresindekilerle de ilgilenmek durumundasınız. Bu yüzden bu meslekteki herkesin teknolojiye ayak uydurarak kendisini yetiştirmesini, yüksek lisans ve doktora yapmasını temenni ediyorum.” şeklinde konuştu.
“Hemşireler ekonomik büyüme için stratejik rol üstleniyor”
MLP Care Hemşirelik Hizmetleri Direktörü Nuray Çakmak ise “2025 yılının ICN teması; Hemşirelerin refahını sağlamak ekonomiyi güçlendirir. Bu, hemşireliğin yalnızca sağlık hizmeti sunumu olmadığını, aynı zamanda toplumsal kalkınma, sürdürülebilir sağlık sistemleri ve ekonomik büyüme için stratejik bir rol üstlendiğini ortaya koymaktadır. Sektörde oyun kurucu olan MLP Care’de sağlık hizmetlerinde insan kaynağını doğru planlamak, başarıya giden yolda çok büyük bir rol oynuyor. Bugün MLP Care bünyesindeki hemşireler, sağlık iş gücünün yaklaşık yüzde 40’lık bir bölümünü oluşturuyor. 8 bin kişilik hemşirelik ve diğer sağlık profesyonellerini de içine alan dev bir kadroyla biz, bu hizmeti mükemmel olmaya çalışarak vermeye gayret ediyoruz. Bugün geldiğimiz noktada hemşirelerin romantik dönemi son bulmuştur. Yeni bir döneme geçiyoruz. Çünkü artık analitik, ölçülebilir çıktılarla yönetilen, bilim temelli bir anlayışa sahip olmak ve bu bilgilerimizi güncellemek zorundayız. Artık hemşirelik, yoğun iş tempoları ile anılan değil, bilimsel veriye dayalı kararların alındığı, klinik karar destek sistemleri ile güçlenen, yapay zekâ ile şekillendirilen bir sürece doğru evrilmektedir. Bu dönüşüm hem bireysel hem de sistem düzeyinde sağlık hizmetlerinin kalitesini ve etkinliğini artırmaktadır. Bizler de MLP Care çatısı altındaki hemşireler olarak bu değişimin ve dönüşümün öncüsü ve taşıyıcıları olacağız.” ifadelerine yer verdi.
Hemşirelerin hem koruyucu hem de tedavi edici sağlık hizmetlerinde çok önemli görevler üstlendiğini belirten İstinye Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yıldız İyidoğan ise “Hemşirelerin toplumdaki önemini herkese vurgulamalıyız. Kovid- 19 hastalığı, hem dünyada hem de ülkemizde büyük can kayıplarına yol açtı. Hemşireler pandemi boyunca ön saflarda, zor şartlarda hizmet vererek hastaların sağlıklarına kavuşmaları için savaştılar. Bu dönemde de sağlık hizmetlerinin sürdürülmesinde eğitici, danışman ve yönetici olarak görev aldılar. Bana göre, üniversitelere düşen görev, geleceğin hemşireleri olacak öğrencilerimizi en iyi şekilde eğitmek ve onları topluma kazandırmak. Bu konuda üzerimize düşeni layıkıyla yerine getirdiğimizi düşünüyorum. Bu yıl belirlenen tema, hemşirelerin sağlığa ekonomik katkıları. Hemşirelerin her alanda olduğu gibi gittikçe daha çok önemi artan ekonomide de önemli ve vazgeçilmez bir rol üstlendikleri vurgulanıyor.” şeklinde konuştu. Toplantının son oturumuna online katılan Teksas Üniversitesi Anderson Kanser Merkezi Baş Hemşiresi Doç. Dr. Anecita Fadol ise “Günümüzde hemşireleri elde tutmak her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır; çünkü 2030 yılına kadar bir milyondan fazla ek hemşireye ihtiyaç duyulacağı öngörülmektedir. Kovid-19 pandemisi bu durumu daha da kötüleştirmiştir; çünkü birçok hemşire daha az stresli meslekler arayışıyla işinden ayrılmıştır. Yüksek çalışan sirkülasyonu oranının finansal etkileri de büyüktür; yeni personelin işe alınması ve eğitilmesi önemli maliyetler doğurmaktadır. Bu yüzden sağlık kurumlarının hemşireleri elde tutmaya yönelik stratejilere odaklanmaları gerekmektedir; örneğin zorunlu fazla mesainin kaldırılması ve daha esnek, destekleyici bir çalışma ortamının sağlanması gibi…” dedi.