Türkiye jeneratör ve güç sistemleri sektörü; üretim gücü, ihracat performansı ve veri merkezi yatırımlarının etkisiyle küresel ölçekte yeni bir döneme giriyor. JENDER Başkanı Burak Başeğmezler, Türkiye’nin artık yalnızca ürün ihraç eden değil, teknoloji geliştiren ve kritik altyapı projelerinde çözüm ortağı olarak konumlanan güçlü bir üretim merkezi haline geldiğini söyledi.
Türkiye jeneratör ve güç sistemleri sektörünün çatı kuruluşu JENDER (Jeneratör Sanayicileri ve Güç Sistemleri Derneği), sektörün ulaştığı üretim kapasitesi, ihracat performansı ve teknolojik dönüşüme ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
JENDER verilerine göre Türkiye, yıllık yaklaşık 125 bin ila 130 bin adet üretim kapasitesiyle dünyanın önemli jeneratör üretim merkezleri arasında yer alıyor. Türk üreticiler ürünlerini 180’den fazla ülkeye ihraç ederken, sektör yaklaşık 1,7 milyar dolarlık büyüklüğe ve 100 bini aşkın istihdama ulaşmış durumda.
Sektörün küresel konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan JENDER Başkanı Burak Başeğmezler, “Türkiye jeneratör sektörü artık yalnızca ürün ihraç eden bir yapı değil; teknoloji geliştiren, enerji sürekliliği yöneten ve küresel kritik altyapı projelerinde çözüm ortağı olarak konumlanan güçlü bir endüstriyel ekosistem haline gelmiştir” dedi.
Türk Üreticiler Küresel Rekabette Güçleniyor
Türkiye; 0-75 kVA segmentinde dünyada altıncı, 75-375 kVA segmentinde ikinci ve 375 kVA üzeri segmentte yine altıncı sırada bulunuyor. JENDER üyeleri sektörün üretim ve ihracat kapasitesinin yüzde 85’inden fazlasını temsil ederken, üretimlerinin yaklaşık yüzde 65-70’ini ihracata yönlendiriyor.
Bugün birçok Türk üreticisi yalnızca Türkiye’de değil; Çin, İspanya, Güney Afrika ve ABD gibi pazarlarda da üretim, montaj, mühendislik ve servis operasyonları yürütüyor. Güçlü mühendislik altyapısı, esnek üretim kabiliyeti, proje bazlı çözüm geliştirme yetkinliği ve yaygın satış sonrası hizmet ağı sektörün öne çıkan rekabet avantajları arasında gösteriliyor.
Türk üreticileri veri merkezleri, havalimanları, sağlık tesisleri, telekom altyapıları, enerji santralleri ve savunma sanayi projeleri gibi yüksek güvenilirlik gerektiren kritik altyapı yatırımlarında dünyanın birçok bölgesinde tercih ediliyor.
Veri Merkezleri Yeni Büyüme Motoru Oluyor
JENDER’e göre yapay zekâ, bulut bilişim ve dijital dönüşüm yatırımlarının hızlanmasıyla birlikte veri merkezleri (Data Center) sektörü jeneratör ve güç sistemleri endüstrisinin en önemli büyüme alanlarından biri haline geldi. Artık jeneratör sistemleri yalnızca yedek enerji sağlayan ekipmanlar değil; enerji sürekliliği, veri yönetimi ve enerji optimizasyonuyla bütünleşik akıllı altyapı çözümleri olarak değerlendiriliyor.
Tier III ve Tier IV seviyesindeki veri merkezlerinde kesintisiz enerji ihtiyacının artması; paralel çalışan jeneratör sistemleri, senkronizasyon çözümleri, uzaktan izleme teknolojileri, dijital kontrol sistemleri ve enerji depolama entegrasyonlarına yönelik yatırımları da hızlandırıyor.
Enerji depolama sistemleri, hibrit güç çözümleri, mikrogrid uygulamaları ve hidrojen uyumlu teknolojiler de sektörün yeni odak alanları arasında yer alıyor.
JENDER’den Data Center Master Planı
JENDER, veri merkezi ekosistemine yönelik yaklaşık beş aylık çalışma sonucunda hazırlanan 350 sayfalık “Data Center Master Planı”nı sektörün yol haritası olarak tanımlıyor. Çalışmada veri merkezi yatırımları, enerji sürekliliği altyapıları, enerji depolama sistemleri, mikrogrid çözümleri, sürdürülebilir enerji uygulamaları ve Türkiye’nin yatırım potansiyeli detaylı şekilde analiz edildi.
Bu çalışmalar kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen sektör toplantılarında veri merkezleri ve kritik güç altyapılarının Türkiye açısından stratejik önemi ele alınırken, mart ayında düzenlenen Uluslararası Kesintisiz Güç Sistemleri ve Data Center Zirvesi’nde de sektörün geleceği masaya yatırıldı.
Başeğmezler, veri merkezlerinin yalnızca teknoloji yatırımı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “Veri merkezleri enerji güvenliği, sanayi politikası, dijital dönüşüm ve ihracat stratejileri açısından kritik öneme sahip stratejik altyapılardır” ifadelerini kullandı.
2030’da Jeneratör Talebinin Yarısı Veri Merkezlerinden Gelebilir
JENDER değerlendirmelerine göre küresel veri merkezi pazarının 2035 yılına kadar yaklaşık 1 trilyon dolar büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Sektör projeksiyonları ise 2030 yılı itibarıyla dünya genelindeki jeneratör satışlarının yaklaşık yüzde 50’sinin veri merkezi yatırımlarından kaynaklanabileceğine işaret ediyor.
Bu dönüşümün enerji depolama sistemleri, hibrit enerji çözümleri, mikrogrid altyapıları ve akıllı enerji yönetim sistemleri gibi birçok alt sektörü de doğrudan etkileyeceği belirtiliyor.
Hedef: 200 Ülkede Sürdürülebilir İhracat
JENDER, önümüzdeki dönemde uluslararası kalite standartları, test ve sertifikasyon altyapıları, veri merkezi yatırımları, enerji depolama sistemleri ve yeni nesil güç teknolojilerine odaklanmayı planlıyor. Bu kapsamda TSE ve İŞBİR Elektrik iş birliğiyle Balıkesir’de kurulmakta olan sektörel test merkezi de stratejik yatırımlar arasında gösteriliyor.
Dernek ayrıca Avrupa Jeneratör Üreticileri Federasyonu (EUROPGEN) ve ABD merkezli EGSA ile yürüttüğü iş birlikleriyle Türk üreticilerin küresel entegrasyonunu güçlendirmeyi hedefliyor.
Sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burak Başeğmezler, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, mühendislik kabiliyeti ve ihracat deneyimiyle yeni nesil güç sistemlerinde dünyanın lider üretim merkezlerinden biri olmaya aday olduğunu belirterek, “Hedefimiz Türk markalarının küresel algısını güçlendirmek ve Türkiye’yi yeni nesil güç sistemlerinde dünyanın lider üretim merkezlerinden biri haline getirmektir” dedi.

