Ana içeriğe atla

apti

BAŞARILI İŞADAMI FATİH KEÇEBİR: KÜRESEL EĞLENCE MARKASI OLMAYI HEDEFLİYORUZ

09.07.2021 - 14:23

Aynı zamanda MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyelerinden olan genç ve başarılı işadamı Fatih Keçebir, ana sektörleri olarak belirttiği demir döküm ve perakende sektöründe yer alan Aile Eğlence Merkezlerine ilişkin faaliyetlerini, gelecek planlarını Hizmetix’e anlattı. 10 yıl gibi kısa bir sürede 6 farklı ülkede 27 farklı AVM’de Bowlingo ve PlayPark zincirleri kurmayı başaran Fatih Keçebir’in hedefi; küresel bir eğlence markası olmak ve daha fazla ülkede ay yıldızlı bayrağı dalgalandırabilmek. Eğlence sektöründeki yatırımlarına hız kesmeden devam eden Fatih Keçebir, Ümraniye Millet Bahçesi’nde gerçekleştirdikleri Extrem Park Macera Köyü projesinin açılış için gün saydıklarını ve Türkiye’de bir ilk olacağına da dikkati çekti.

Bize öncelikle kendinizden ve iş hayatına nasıl atıldığınızdan bahseder misiniz? 

1980 İstanbul Karagümrük doğumluyum. Üniversite dahil tüm eğitim hayatımı İstanbul'da tamamladım. Özel okulda okumakla birlikte lise 2.sınıftan itibaren kendi harçlığımı çıkartacak işler oluşturdum. İlk olarak okul arkadaşlarıma üniversite hazırlık kitaplarını Cağaloğlu'ndan toplu olarak alıp satmakla başladım, akabinde üniversitede toplama bilgisayar satıyordum ama her ne olursa olsun kendi giderlerimi karşılayıp üniversitede ilk arabamı birazda babamın desteği ile kendim alabilmiştim.

Profesyonel iş yaşamıma 2002 yılında ailenin çatı şirketi olan Ayzer Döküm bünyesinde satın alma bölümünde başladım.

Şirketin farklı departmanlarını yönettikten sonra, 2011 yılında perakende sektöründe faaliyet gösteren aile eğlence merkezleri(FEC) kurmaya başlayarak  bugün itibariyle 6 farklı ülkede 27 farklı AVM’de faaliyetlerine devam eden Bowlingo ve PlayPark markalarını hayata geçirdim.

Halen, Ayzer Döküm Genel Müdürlüğü görevini yürütmekteyim. İş hayatı haricinde  Tüm Eğlence Park Etkinlik ve Atraksiyon Derneği (TEPEA) Kurucu Üyeliği ve Yüksek İstişare Kurulu Üyeliği ile Genel Başkan Vekilliği görevlerini sürdürmekle birlikte aynı zamanda, Türkiye Dökümcüler Birliği (TUDOKSAD) üyesiyim.

4 yıl boyunca MÜSİAD Metal ve Maden Sektör Kurulu Başkanı olarak görev yaptıktan sonra, 2017’de MÜSİAD yönetim kurulunda görev almaya başladım. 2020 yılında ise Global üst kurulu başkanlığı, dış ilişkiler komite başkanlığı ve Müsiad yüksek icra kuruluna atanmış bulunmaktayım.

Profesyonel dalış sporcusu olmakla birlikte amatör olarak da kayak ve tenis sporları yapmaktayım.

Dökümcülük gibi ağır sanayiden eğlence sektörüne nasıl geçiş yaptığınızı anlatır mısınız?

Ana firmamız olan Ayzer dökümü geçtiğimiz sene ebediyete intikal eden Babam Kerim Keçebir ben doğmadan önce kurmuştu. Bizlerde 42 yıllık bir geçmişe sahip olan firmamızı hem kendi sektöründe geliştirirken farklı alanlarda da büyümesini arzuluyorduk.  Bu doğrultuda 2011 yılında PlayPark'ın ilk şubesini Kocaeli'nde açtık. Açılışımızdan 4 ay sonra AVM'de çıkan yangın da tüm AVM ve dolayısı ile bizimde sektördeki ilk yatırımız yok olmuş oldu. Çevremden gelen olumsuz  telkinlere karşın biz bu sektöre inanmıştık ve yatırıma devam ederek PlayPark ve Bowlingo markalarını bugün 6 farklı ülkede 27 noktaya taşımayı başardık.

Birbirinden farklı iki ayrı sektörde faaliyetin avantaj ve dezavantajları neler?

Öncelikle sizin de belirttiğiniz gibi farklı dinamikleri olan sektörlerin idaresi farklı yönetim kabiliyetleri gerektiriyor. Tam bu noktada da ekibinizin yetkinliği devreye giriyor. Bizim en büyük gücümüz 42 yıllık şirket kültürümüz ve yöneticilerimize olan güvenimizden kaynaklı olmakla birlikte dökümhanemizin başında artık alanında duayen sayılabilecek bir müdürümüz ve yine aynı şekilde PlayPark içinde FEC sektörünün Türkiye'deki en eski profesyonelinin bizlerle birlikte olması ve diğer ekiplerimizle aile gibi çalışmamız en büyük avantajımız. Ekipler arası ayrışmayı ve koordinasyonu sağlayabilirseniz dezavantaj gibi görünen başlıkların üstesinden gelmek hiçte zor olmuyor.

Bununla birlikte küresel ölçekte bir salgın hastalığın etkilediği dönemden geçiyoruz. Bizim iki ana sektörümüzden birisi olan eğlence sektörü bu süreçten en çok etkilenen ve 16 aydır kapalı iken diğer işimiz demir dökümde ise tam tersi bir etki ile 2 vardiya çalışan tesisimizi 3 vardiyaya çıkardık. Batı Avrupa'nın uzak doğudan tedarik ettiği ürünleri Türkiye ve Polonya ya kaydırması ülkemiz döküm sektörü açısından büyük bir avantaj getirmiş oldu. Yıllar önce aldığımız yatay büyüme kararının bugün ne kadar isabetli olduğunu görüyoruz.

 

Büyüme stratejiniz hakkında bilgi verir misiniz?

Hali hazırda İstanbul Hadımköy'de 9,000 m2 üzerine kurulu olan döküm fabrikamızda ağırlıklı olarak Avrupa ülkelerinde bulunan otomobil fabrikalarına üretim yapıyoruz. Bu dönemde ürünlerimizi sadece döküm parça olarak değil müşterilerimizden gelen talep doğrultusunda işlemeli olarak verecek tesis planlamamız mevcut. Ayrıca pandemi döneminde eskiye oranla çok daha avantajlı şartlarla yeni FEC şubeleri yatırımlarını devam ettiriyoruz ve 3 yeni şube yatırımını da tamamladık. Özellikle yurt dışı projelerine ağırlık veriyoruz. 7 yıldır Kazakistan da 4 yıldır da balkanlarda faaliyet gösteriyoruz. Hali hazırda Özbekistan'da 2 büyük projemizin inşası devam ediyor. Ağustos 2021 de  Tamamlandığında Özbekistan'ın en büyük kapalı eğlence merkezi olmuş olacak. Genel müdürümüzün belirttiği gibi ülkemizden mutluluk ihraç ediyoruz. Sadece ülkemizde değil 6 farklı ülkede çocuklarla neşemizi ve mutluluğumuzu paylaşıyoruz. Aynı şekilde balkanlarda bulunan şubelerimize 2021 son çeyreğinde Makedonya'nın en büyük AVM'si  East Gate'de açılacak olan yeni şubemizi de eklemiş olacağız. Ülke içinde de özellikle doğu illerine yarımlarımız devam ediyor. 3.çeyrekte Batman Petrol City projemizi tamamlamış oluyoruz. Bununla birlikte Siirt'te bulunan şubemize 2400 m2 ekleme yaparak büyütüyoruz. Bundan böyle sayı olarak az olsa da m2 olarak çok daha büyük alanlarda devam etme hedefimiz var.

Bunlardan çok daha farklı bir alanda açık alanlarda extrem park işletmeciliğine de başlıyoruz. Muhtemelen derginizin yayınlandığı günlerde ilk misafirlerimizi kabul etmeye başlamış olacağız. Ümraniye Millet Parkı’nda 15 milyon TL yatırımla 17 dönümlük ilk Macera Köyü’nü iki  ortağımızla birlikte tamamlıyoruz. Dünyada hızla büyüyen bir eğlence endüstrisi var. Pandemi döneminde azalan talebi, eğlence alanlarını açık havaya taşıyarak yükseltmeyi hedefliyoruz. 330 bin metrekarelik Ümraniye Millet Bahçesi’nde 15 dönümü extrem park 2000 metrekaresi de konaklama  alanı olarak kurduğumuz Macera Köyü’nde aktivite ve eğlence alanlarının yanı sıra eğitici parkurlar ve öğretici doğa yaşam okulları olacak. Çocuklu ailelerin özellikle tercih edeceğini düşündüğümüz köyde, 9 farklı eğlence aracı sunulacak. Yılda 500 bin kişiyi misafir etmeyi beklediğimiz Macera Köyü’ne gelecek günlerde sanal gerçeklik eğlence teknolojilerini de entegre ederek ülkemizde bir ilki gerçekleştirmiş olacağız.

Geleceğe yönelik hedefleriniz neler:

Yakın gelecekte bu yeni konseptimizi  yaygınlaştırarak  sonrasında da ihracat ürününe dönüştürmek istiyoruz. Globalde Adventure Village isminin de patentini aldık “Küresel bir eğlence markası olmak istiyoruz. Çünkü eğlence ihracatı katma değeri çok yüksek sektör. Ülkemizin marka değerini güçlendirmek istiyorsak kendi markalarımızı oluşturmalı bunları dünyaya ihraç etmeliyiz.

6 farklı ülkede faaliyet gösteren sektörün en büyük markası olmakla birlikte bu başarımızı daha fazla ülkede bayrağımızı dalgalandırarak devam etme hedefimiz var.

Başarınızı neye ve kime borçlusunuz?

temelde beni ve kardeşlerimi aldığımız eğitimden sanayiciliğe ısındırmaya kadar bizi hazırlayan babam  vardır. Ben sadece onun açtığı yolda ülkemiz için üretmeye ve ihracat yapmaya gayret ediyorum. küçük yaşlarda fabrikada yüksek sesle çalışan makinalardan rahatsız olduğumda ‘çalışan her makinanın sesi güzeldir’ derdi. O gün bugündür daha çok makinanın bu ülke he hizmet etmesi için çalışıyoruz. Tabii ki her şeyin temelinde çok çalışmak var. Başarı tesadüfi olarak gelmiyor gelse de kalıcı olmuyor. Sürdürülebilir başarı tamamen çok çalışmaya ve yaptığınız işi severek yapmanıza dayanıyor. aile şirketi olmanın avantajlarını da yaşıyoruz. Kardeşime danışmadan önemli olan hiçbir konuda karar vermemişimdir.  Kendi içimizde yazılı kurallarımız var.  Bizim şirket içi istişare kültürümüz gelişmiş durumdadır ilgili birimdeki idarecilerimiz asıl karar vericiler olmakla birlikte şirket içinde ben değil biz varız diyebilecek yetkinlikteyiz. Başarının temelinde de bu yatıyor.

 

Hobilerinizden bahseder misiniz?

Hobinin ötesinde uzun yıllardır profesyonel olarak dalış sporcusuyum. Dünyanın farklı denizlerinde su altı güzelliklerini resmetmeye çalışıyorum. Ayrıca amatör olarak kayak yapıyor ve tenis oynuyorum. Farklı coğrafyalarda çalışmanın bazı avantajları oluyor doğal olarak. Her sene düzenli olarak Kazakistan'daki şirkete uğradığımda Almaty'da mutlaka kayak yapmak için vakit ayırıyorum. İş ve hobi için ayrılan vakti birleştirebilmek ayrıca verimli oluyor.

  

ghjjh

Yukarı