Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin (UND) 2025 verileri, Türkiye’nin dış ticaretinde karayolu taşımacılığının belirleyici rolünü pekiştirdi. 2 milyonu aşan sefer ve 111 milyar doları bulan taşınan ihracat yükü, sektörün stratejik konumunu güçlendirdi.
UND, 2025 yılına ait uluslararası karayolu taşımacılığı istatistiklerini, “2025 Yılı Taşıma İstatistiklerinin Değerlendirme Toplantısı”nda paylaştı. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve ilgili bakan yardımcılarının katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, Türkiye’nin lojistik kapasitesindeki artış ve dış ticaretteki performansı ön plana çıktı.
Lojistikte hacim ve etki artıyor
Toplantıda değerlendirmelerde bulunan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, küresel lojistik sektörünün ulaştığı büyüklüğe dikkat çekerek, bu alanın dünya ekonomisindeki payının giderek arttığını ifade etti. Türkiye’nin lojistik gelirlerinde kayda değer bir yükseliş yaşandığını belirten Bolat, 2025 yılında elde edilen 42,4 milyar dolarlık hizmet ihracatının sektörün dinamizmini ortaya koyduğunu vurguladı. Toplam sektör büyüklüğünün ise 100 milyar dolar eşiğini geçtiğini dile getirdi.
Süreçler dijitalleşmeyle hızlanıyor
Bakan Bolat, taşımacılık operasyonlarında verimliliği artırmak adına dijital altyapının güçlendirildiğini belirtti. Elektronik sistemlerin yaygınlaştırılmasıyla gümrük işlemlerinin hızlandığını ifade eden Bolat, lojistik firmalarına sağlanan desteklerin kapsamının genişletildiğini ve yurt dışı yapılanmaların teşvik edildiğini söyledi.
Yeni hatlar Türkiye’yi merkeze taşıyor
Türkiye’nin jeostratejik avantajını güçlendirecek ulaştırma projeleri de toplantının önemli başlıkları arasında yer aldı. Orta Koridor, Zengezur hattı ve Irak Kalkınma Yolu gibi girişimlerin, ülkeyi uluslararası ticaret ağlarının merkezine daha güçlü şekilde konumlandıracağı değerlendiriliyor. Bu projelerle birlikte taşımacılık rotalarının çeşitlenmesi ve hız kazanması bekleniyor.
Avrupa hattında engeller gündemde
Avrupa ile yapılan taşımalar özelinde yaşanan sorunlara da değinen Bolat, vize süreçleri ve geçiş belgesi kotalarının sektör açısından önemli bir darboğaz yarattığını ifade etti. Bu engellerin aşılması için diplomatik görüşmelerin sürdüğünü belirten Bolat, yıl içinde ilave geçiş belgeleri sağlanmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini aktardı.
Türkiye ile Bulgaristan arasında planlanan yeni gümrük kapısı da lojistik akışını rahatlatacak adımlar arasında öne çıktı. Mevcut kapılardaki yoğunluğu azaltması beklenen bu yeni geçiş noktası, özellikle Avrupa taşımalarında zaman ve maliyet avantajı sağlayacak.
Karayolu taşımacılığı ihracatın taşıyıcı gücü
UND Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras ise yaptığı sunumda, taşımacılığın Türkiye’nin ihracat performansındaki kritik rolünü vurguladı. 2025 yılı itibarıyla 273 milyar dolarlık mal ihracatının önemli bir bölümünün karayolu ile gerçekleştirildiğini belirten Aras, toplamda 2 milyon 145 bin seferle 111 milyar dolarlık yük taşındığını açıkladı.
Karayolunun üretim noktaları ile sınır kapıları arasında en hızlı bağlantıyı sağlayan unsur olduğunu belirten Aras, diğer taşıma türleriyle birlikte bütüncül bir yapı oluşturduğunu ifade etti.
Avrupa taşımaları liderliğini sürdürüyor
Bölgesel dağılımda Avrupa hattının ağırlığını koruduğunu belirten Aras, bu bölgeye yapılan taşımaların toplam içinde en büyük payı aldığını söyledi. Bununla birlikte Kafkasya, Orta Asya ve Orta Doğu hatlarının da ihracat taşımacılığındaki önemini sürdürdüğünü dile getirdi.
Özellikle Suriye hattında yaşanan hareketlilik, güney koridorunun yeniden ivme kazandığını gösterdi. Taşıma sayılarındaki belirgin artışın, bölgenin ticari potansiyelinin yeniden canlandığına işaret ettiği değerlendiriliyor.
Ro-ro alternatifi güçleniyor
Denizyolu destekli Ro-Ro taşımacılığı da sektördeki önemini artırmaya devam ediyor. Sınır kapılarındaki yoğunluğu hafifleten bu model, ihracatın sürekliliğini destekleyen alternatif bir çözüm olarak öne çıkıyor. Aras, değerlendirmesini tamamlarken karayolu taşımacılığının Türkiye ekonomisi için vazgeçilmez bir unsur olduğunu vurguladı. Sektörün hem döviz girdisi sağladığını hem de istihdam yarattığını belirten Aras, güçlü bir lojistik altyapının Türkiye’nin küresel rekabetteki yerini belirleyen temel faktörlerden biri olmaya devam edeceğini ifade etti.

