Ana içeriğe atla

apti

25 YILDIR HEDEFİMİZ DAHA İYİ, DAHA HIZLI, DAHA ESNEK VE DAHA GÜÇLÜ OLMAK

17.12.2021 - 09:26

  Dünyanın dört bir yanında bulunan geniş acente ağı ve Türkiye’nin 5 şehrinde yer alan şubeleri ile karayolu, denizyolu ve havayolu taşımacılığı başta olmak üzere; intermodal taşımacılık ve depolama alanlarında da “Biz her zaman bir yol buluruz” sloganıyla müşterilerinin tüm ihtiyaçlarını tek bir çatı altında gidermesini sağlayan Galata Taşımacılık, Aralık sayımızda kapak konuğumuz oldu. Galata Taşımacılık Yönetim Kurulu Başkanı Aram Kalenderoğlu, Yönetim  Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO’su Vittorio Zagaia ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Volkan Sarıcı ile gerçekleştirdiğimiz keyifli söyleşide Galata Taşımacılık’ın sektördeki konumunu, 2021 yılında hangi projeleri hayata geçirdiğini ve 2022 yılı için yatırım projelerini konuştuk.

Galata Taşımacılık, depolama ile yurt içi taşımacılığında Türkiye’de ve dünyada sektörün neresinde yer alıyor?

  Galata Taşımacılık uluslararası lojistik hizmeti üreten bir firma ve her yıl elleçlediği yük sayısı ile sektörün en önde gelen firmalarından biri konumunda. Bunun yanında firmamız depolama ve yurt içi taşımacılığında henüz gelişmekte olan bir konumda ve dünyadaki lojistik hizmet üretimine kıyasla yolun başında olsa da; özellikle stok tutma, depolama, katma değerli hizmetler, paketleme, elleçleme, etiketleme, dağıtım gibi ürün çeşitliliği ve butik hizmet verme konusunda gerek depo içi teçhizat ve sistemlerle gerekse de eğitimli personel sayesinde üst düzey hizmet veren bir firmadır.

  Özellikle yurt içi dağıtım konusunda İstanbul, Bursa ve İzmir’de günlük dağıttığımız sevkiyat sayıları ile üst sıralarda ve rekabetçi bir konumda olduğumuzu söyleyebiliriz. Yine dünyaya kıyasla ülkemizde çok büyük yatırımlar göze çarpsa dahi, yurt içi lojistik sektörü uluslararası standartları maalesef yakalayamıyor. Buna bağlı olarak da biz şu an için daha az müşteri sayısı ile tamamen onların ihtiyaçlarına yönelik hizmetler üretip butik hizmet veriyoruz ve bu özelliğimizle de sektörde ön plana çıkıyoruz.

Personel seçiminde dikkat ettiğiniz kriterlerden bahsedebilir misiniz?

  Pandemiyle birlikte hibrit veya tamamen uzaktan çalışma şekilleri iş hayatlarımıza yerleşti. Belirli bir süre veya kalıcı olarak da hayatlarımızda olmaya devam edecek. Öyle ki işe başvuranların büyük bir çoğunluğu pozisyonlardan ve yapılacak işten bağımsız olarak dahi uzaktan çalışma olup olmadığını soruyor. Dolayısıyla bizlerin de hibrit şartlarımızı ve sistemimizi çok net bir şekilde belirlememiz ve anlatmamız gerekiyor ki yetenekleri değerlendirebilelim. Şu da bir gerçek ki postcovid olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde şirketlerde çok önemli bir çalışan özelliği olan bağlılık yaratmak önemli bir sorun ve zorluk olarak karşımızda duruyor. Şirketlerin önemli varlıklarından birinin sahip olduğu insan gücü olduğunu düşünürsek; Covid öncesinde bu soruya verecek en öncelikli cevabımız bilgili, şirkete değer katan, uyumlu, takım çalışmasına yatkın, gelişim ve kariyerine önem veren adaylar olarak sayabilirdik kriterleri. Şimdi ise bunların yanı sıra bahsettiğim zorlukları aşmak ve oluşturulması uzun yıllar alan şirket kültürünü korumak ve geliştirmek için mutlaka “şirketine bağlılık” konusunda değerleri daha yüksek olan, şartlara ve zorluklara dirençli ve adaptasyon özelliği gelişmiş adayları seçmek daha öncelikli oldu. Tabii önümüzdeki 5 yıl içinde iş yaşamında yer alan tüm çalışanların yüzde 75’inin Y kuşağından olacağını göz önüne alırsak, özgür çalışmaya ve esnek olmaya meyilli olsalar da onların özelliklerinden sahiplenme duygusu ve öz disiplin anlayışı gelişmiş, teknolojiyi benimsemiş, yaratıcı düşünmeyi ve aynı zamanda sadece işyerine değil tüm topluma da katkı sağlamayı seven önemseyen profilleri seçmek istiyoruz.

Depolama alanında teknolojik gelişmelerden ne yönde faydalanıyorsunuz?

  Biz her alanda teknolojik değişimin içinde yer almaya çalışıyoruz. Depoda da kendi bilişim ekibimizle sürekli olarak müşterilerin ihtiyaçlarına yönelik yazılımlar geliştiriyor ve aynı zamanda esnek bir yapıyla onların tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik planlama yapıyoruz. Malzemelerin akışı, depo yönetim sistemi, teknoloji ile destekli sipariş toplama, gelişmiş raf adresleme sistemleri, bulut teknolojileri ve müşterilerle aynı anda online portal ve stok takibi sistemleri, gelişmiş barkod ve android tabanlı RF el terminalleri gibi sistemlerle hem süreçlerimizi hızlandırıyoruz hem de sıfır hata politikası izliyoruz.

  Ancak bunların yanı sıra teknolojik değişimin ve gelişimin asla vazgeçilmez olduğunu ve sistemin içinde mutlaka var olması gerektiğini düşündüğümüz insan faktörü ve işgücünü Stok takibinden tüm elleçleme işlerine planlamamız elverdikçe otomasyon ve yenilikçi gelişmiş teknolojiden faydalanıyoruz. İşimizle ilgili her türlü teknolojik gelişmeyi de takip ediyoruz. Ancak bundan daha önemlisi bu konuda ezber söylemlere yönelmek yerine; örneğin her türlü otomasyonun insanın yerine geçeceğini düşünmektense; insanın sistem içinde her zaman var olması gerektiğini bilerek planlama yapıyoruz.

Covid-19 süresince şirket içi idari işler alanında nasıl bir strateji izlediniz?

  Covid-19 maalesef her coğrafyada küresel tedarik zinciri üzerinde yıkıcı etkiler yarattı. Bu sektörün içinde olanlar sadece ofis alanlarında hizmet vermemeleri, hatta esas hizmetlerini depolarda, yollarda verdikleri ve her şeye rağmen lojistik hizmet üretmeye devam etmeleri gerektiği için bu yıkıcı etkilerden payına düşeni aldı.

  Pandemiyle karşılaştığımızda bizleri nelerin beklediğini bilmiyorduk, ancak çok hızlı reaksiyon gösterdik ve ilk izlediğimiz strateji; çalışanlarımızın, ailelerinin ve arkadaşlarının sağlığını korumak oldu. Onları psikolojik, duygusal ve fiziksel olarak iyi seviyede tutunca hem işimizi sürdürebilir hale getireceğimizi hem de topluma fayda sağlayabileceğimizi biliyorduk. Öncelikli olarak tüm çalışma alanlarımızı maksimum derecede steril tutmak için önlemlerimizi aldık. Çok katı kurallarla hijyen konusunda ileri derecede önlemleri hayata geçirdik. Çalışanlarımızın o dönemde toplu ulaşım kullanmaması için ne gerekiyorsa yaptık, onları sadece evden özel alarak alıp eve bırakmanın ötesinde mesai saatleri dışında da kontroller sağlayıp kurallara uymalarını gözettik. Mesai saatlerini daha esnek ve güvenilir olması için düzenledik. Çalışma alanlarını, mola ve yemekhane alanlarını mesafe ve hijyen kurallarını gözeterek yeniden düzenledik. Evden çalışabilecek olanların hepsini uzaktan çalışma kapsamına aldık. Bunları yaparken herkesin iş yapma koşullarını iyileştirecek hamleler yaptık. Tüm iletişim ve santral yapımızı bulut ve IP uygulamalarına geçirdik. Hem iç iletişimimizi hem müşteri ve tedarikçilerimizle ve yurt dışı acentelerimizle olan iletişimimizi yeniden inşa ettik.

  Kısaca bu süreci kodlamamız gerekirse; sorunu gördük, çözmeye çalıştık, direnç kazandık, süreçlerimizi ve idari işlerimizi yeniden tasarladık ve yeniden başlayıp bu konuda da ileri derecede esneklik kazandık. Tüm yenilikleri devreye aldığımız gibi bunları esnek olarak yönetebilmekte çok başarılı olduk. Bu konuda doğru adımlar atan, doğru çalışma araçları sağlayan şirketler koşullar değiştiğinde veya iyileştiğinde eskisinden de güçlü olarak dönüş yapacaklar ve biz de bunun bilincinde olarak hareket ettik.

Galata Taşımacılık, yurt içi taşımacılık ve depolama alanlarında 2021 yılını nasıl geçirdi, 2022 yılı hedef ve projeleriniz nelerdir?

  Yurt içi lojistik alanında 2021 yılı bir yerde post-covid dönemi oldu ve bu sadece iş hacmi alanında değil çalışanların motivasyonundan iş yapma süreçlerimize kadar etkili oldu.

  Bunun yanı sıra özellikle yurt içi dağıtım hizmetimizde günlük dağıtım noktaları sayılarımızı artırdık, bilhassa İstanbul’un haricinde İzmir ve Bursa özelinde bu hizmetlerimizi çok fazla geliştirdik. Bursa’da faaliyete giren yeni depo ve lojistik tesisimiz tam anlamıyla faal duruma geçti. Ayrıca İstanbul ve yeni havaalanına karşılıklı olarak dağıtım, nakliye, ulaştırma ve lojistik hizmetlerimiz etkin oldu. Yine İstanbul Çatalca’daki lojistik tesisimiz müşteri odaklı hizmetlerini geliştirdi, tüm operasyonlarda yaklaşık %50 oranında büyüdü . 2022’de öncelikli hedefimiz İstanbul lojistik alanlarımızı genişletmek iki adet yeni depolama faaliyet alanı ile büyüme sağlamak, dağıtım ve lojistik hizmet verdiğimiz şehirlerin sayısını artırmak olacak.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

  Gururla söyleyebilirim ki, sektörde 25 senelik geçmişimizde hem sektör içinde hem de sektörün ticari ve hukuki boyutuna yönelik çok öncü uygulamalarımız ve katkılarımız oldu. Son iki yıla damga vuran Covid sürecinde üst üste 2 defa Türkiye’nin en iyi işverenleri ödülünü kazandık. Kasım başında ise Türkiye’de kadınlar için harika işyerleri listesine girdik. Bu süreçten öğrendiklerimizi hayata geçirip yeni çalışmalarımızla uzun dönem yol haritamızı ve stratejik planlamamızı oluşturduk. Bu anlamda dijital ve teknolojik değişim bizim en yakın destekçilerimizden biri olacak, hem müşterilerimizle hem de çalışanlarımız ve tedarikçilerimizle bütünsel bir modelle geleceğimizi şekillendiriyoruz. Hedefimiz her zamankinden daha iyi, daha hızlı, daha esnek ve tabii ki daha güçlü olmak.

Galata Taşımacılık, denizyolu ile havayolu taşımacılığında Türkiye’de ve dünyada sektörün neresinde yer alıyor?

  Karayolunda ve bilhassa parsiyel taşımacılıkta faaliyet gösterecek bir şirket olarak 1997 yılında yola çıkmış olsak dahi kısa süre içinde denizyolu ve havayolu departmanlarını kurduk. Nitekim ilk konteyner yüklememizin tarihi 1998, IATA acentesi olmamızın tarihi ise 1999’tür.

  Bugün, 25 sene sonra, global acente ağımız sayesinde her hava ve denizyolu taşımacılığında sektörün önde gelen firmalarından biri olmayı başardık. Şirketimizi kıymetli kılan en önemli gerçek, faaliyet gösterdiğimiz her üç taşıma modunda kurguladığımız sistem ve beraberinde gelen iddiamızdır. Galata Taşımacılık’ta bugün kara, hava ve denizyolu departmanları birbirinden ayrı yönetilen ve A’dan Z’ye bağımsız birer şirket gibi kurgulanmış bir yapıya sahiptirler. Bu da beraberinde yıllık elleçlediğimiz yüz binin üzerinde bir yük kapasitesine sahip olmamızdaki en büyük etken olmuştur. Gerek hava gerek denizyolu departmanımız bilhassa son 5 yılda önemli bir seviyeye ulaşmıştır ve yatırımlarımız bu iki departmanın özelinde ve her şubemizde de devam etmektedir.

Galata Taşımacılık ’ın hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

  Bizim kurumsal sosyal sorumluluk projelerimizin mazisi çok eskiye dayanmaktadır. Kurulduğumuz günden bu yana sürdürülebilir büyümemizin yanında, aynı zamanda topluma değer katan bir şirket olma gerçeğini benimseyerek adım atmayı doğru bulduk. Bunun yanı sıra müşteri ve tedarikçilerimizi de gerçekleştireceğimiz projelerimize ortak etmek istedik. Çünkü bizim sürdürülebilirliğimiz sadece kaliteli hizmet üretmekten geçmiyor. Bizim varlığımızın merkezinde müşterilerimiz var. Birçok farklı STK ile gerçekleştirdiğimiz sayısız başarılı projeden sonra yaklaşık 10 sene önce yollarımız Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) ile kesişti. KAÇUV ’un yaptığı projeler ve şeffaf bir dernek olmalarından sebep onları desteklemeye karar verdik. Bugün tüm çalışanlarımızın da dahil olduğu bir kurumsal sosyal sorumluluk ekosistemimiz var. Öyle ki bunu aynı zamanda ISO sertifikası ile de taçlandırdık. KAÇUV ’un verilerine göre sadece son 3 yılda 500’ün üzerinde yeni bağışçı ve destekçinin bu STK İle tanışmasına vesile olmuşuz ki bu gerçekten mutluluk verici bir gerçek. Ancak projelerimiz bununla sınırlı değil keza ülkemizde meydana gelen depremler, yangın ve doğal afetlerde Galata Taşımacılık her zaman yerini almış ve sorumluluklarını yerine getirmiştir, getirmeye de devam etmektedir.

Kurumsal iletişimde Galata Taşımacılık ’ın sektördeki diğer firmalardan farkı nedir?

  Şeffaflık ve samimiyet... Biz iletişim stratejimizin merkezine önce müşterilerimizi koyuyoruz ve doğru iletişim mecralarını kullanmaya gayret gösteriyoruz beraberinde de en değerli varlıklarımız olan çalışanlarımızı dinliyoruz. Onların Galata’nın nasıl bir sese sahip olmasını istediklerini araştırıyoruz, soruşturuyoruz ve sonra da yorumluyoruz. Kurumsal iletişimde en önemli konu ise sahiplenmedir. Bizim başarımızın arkasında istisnasız bütün ekip arkadaşlarımızın aynı dili sahiplenmeleri ve kullanmaları var. Bu da kurumsal iletişimde önemli bir fark yaratıyor.

Marka değerinizi korumak adına yaptığınız çalışmalardan bahsedebilir misiniz?

  En başta çalışanlarımıza yatırım yapıyoruz. Bizim markamızın değeri eşittir çalışanlarımızın şirkete olan bağlılığı ve aidiyeti. Ancak iyi bir ekibe sahip olursanız hem başarılı hem kaliteli bir şirket olursunuz. Aynı zamanda da hedeflere daha kolay ve emin adımlarla ulaşırsınız. 2011 yılında Galata Akademi’yi kurma sebebimiz de buydu. Gerek profesyonel yaşamda gerek bireysel yaşamda çalışanlarımıza dokunmak, onlara fayda sağlayacak eğitimler ve organizasyonlar yapmaktı.

  Bunun yanı sıra her müşterinin ihtiyaçlarının farklı olabileceği gerçeğinden hareketle kurguladığımız bir yapımız mevcut. Bu durum müşterilerimizin nazarında markalaşmamızda da önemli bir rol oynamıştır. Müşterilerimiz ile aynı dili konuşmaya çalışıyoruz ve o sebeple hizmet verdiğimiz her sektörü yakından tanıyıp bu konuda tecrübe sahibi ekip arkadaşları yetiştiriyoruz. Açıkçası kendimizi daima geliştirmeye yönelik bir yapımız var. Sadece mevcut sunduğumuz hizmetleri nasıl yaparızı değil, şirketimize hangi yeni hizmetleri ekleyebiliriz ve kapsama alanımızı genişletebiliriz konusunu sürekli araştırıyoruz. Konu marka olmak değil, marka kalmayı başarabilmek; bunu da sadece sizinle aynı vizyona sahip iyi bir ekip ile yapabilirsiniz.

Galata Taşımacılık, havayolu ve denizyolu taşımacılığı alanlarında 2021 yılını nasıl geçirdi, 2022 yılı hedef ve projeleriniz nelerdir?

  Az önce bahsettiğim gibi bilhassa son 5 yılda bu iki departmanımız hep hedeflerinin üzerinde seyretti. Bunun temelinde şirketimize kazandırdığımız yeni acenteler, ekibimizin büyümesi ve hizmet ettiğimiz sektörleri çeşitlendirmiş olmamız var. Diğer önemli bir konu ise armatörler nazarında edindiğimiz saygın konum. 2021 yılını tüm olumsuzluklara rağmen bir defa daha hedeflerimizin üzerine kapatacağız. 2022 yılı hedeflerimizde İstanbul ’un dışında diğer tüm şubelerimizde de hava ve denizyolunun payını artırmak var. Kısa bir zaman önce kurduğumuz Afrika departmanının bu kıtadaki varlığının proje taşımalarının dışında denizyolu ve hava taşımacılığı olacağı gerçeğinden hareketle burada da önemli bir hacim yakalayacağımıza inanıyoruz. Son olarak devreye alacağımız Mersin ofisimizin, bilhassa denizyolu taşımacılığında bizlere önemli bir hacim kazandıracağına da inancımız tam.

ÇEVRE DOSTU YENİ NESİL ARAÇLAR KULLANIYORUZ

Galata Taşımacılık, uluslararası karayolu taşımacılığında Türkiye’de ve dünyada sektörün neresinde yer alıyor?

  Galata Taşımacılık ülkemizde karayoluyla parsiyel taşımacılıkta en çok noktaya düzenli çıkış yapan firmaların başında gelmekte. Baltık ülkelerinden Kuzey Afrika’ya, Polonya’dan Portekiz’e kadar birçok ülkeye haftalık ve düzenli parsiyel taşımacılık hizmeti veriyoruz. Bu hizmeti verirken bizi farklı kılan husus hızlı ve güvenilir olmamız. Bize yükünü teslim eden müşteriler bilir ki, malları olabilecek en hızlı sürede hedefine ulaşacaktır. Aksi takdirde rekabetin bu kadar yoğun olduğu bir ortamda üstelik kendi özmal araçlarınız olmadan ülkemizde ve dünyada tanınan saygın taşımacılık firmalarından biri olmak hiç kolay değil. Ülkemizde müşteri temsilciliği kavramını ilk başlatan firma olarak müşterilerin adeta kendi içlerindeki bir departman gibi çalışıp müşteri memnuniyetini maksimize ediyoruz. Müşteri temsilcisi arkadaşlarımız Galata’nın değil müşterilerin çalışanı gibi düşünüp hizmet veriyorlar.

Galata Taşımacılık’ın kısmi ve komple taşımacılık hizmetlerinden bahsedebilir misiniz?

    Az önce belirttiğim gibi neredeyse Avrupa’nın tamamı ve Kuzey Afrika’yı kapsayan geniş bir yelpazede düzenli parsiyel taşımacılık hizmeti veriyoruz. Komple taşımacılıkta ise yine geniş acente ağımızla müşteri taleplerini karşılamaktayız. Komple taşımacılıkta düzenli parsiyel hizmet sunduğumuz ülkelerin dışında Rusya ve CIS ülkeleri de hizmet ağımıza giriyor.

Artan kur ve akaryakıt fiyatlarına karşı nasıl bir politika izliyorsunuz?

  Artan kur ihracatçı için olumlu görünse de ithalata dayalı üretim nedeniyle onlar da olumsuz etkileniyor. Bunun yanında ithalat hacminin de önemli oranda düşmesi ihracat navlunlarında olumsuz baskıya yol açıyor. Sene başında konteyner fiyatlarında yaşanan navlun artışına benzer bir artış da şu anda karayolunda yaşanmakta. Sınır kapılarındaki yoğunluk ve uzun süreli beklemeler, ithalat işlemlerinin uzunluğu gibi sebepler araçların sefer sayılarını düşürmekte. Bunlar da yine navlunların yükselmesine ivme kazandırmakta. Müşterilerimizi bu dönemde sık sık bilgilendirerek gerekli önlemleri almaya teşvik ediyoruz. Ülkemizin Avrupa yüklemelerinde en büyük avantajlarından birisi kısa tedarik süresiyken, içinde bulunduğumuz dönemde transit sürelerinin uzaması bu avantajı olumsuz şekilde etkilemekte. Bu önemli bir sorun ve sadece bizlerin değil sektörel STK’ların da üzerine ciddiyetle eğilmesi gereken bir konu. Sonuçta doğrudur ki; biz tırlarımızın tekerleklerini döndürmeye çalışıyoruz, ancak taşıdığımız mallar Türk ihracatçısının uluslararası arenada zorlu rekabet şartlarında varlığını korumak için çabaladığı emeği.

Galata Taşımacılık’ın iklim ve çevre duyarlılığı konusundaki çalışmalarından söz eder misiniz?

  Gerek yurt içi gerekse yurt dışı yüklemelerde uzun yıllardır çevre dostu yeni nesil araçlar kullanmaktayız. Ayrıca son yıllarda intermodal yüklemeler konusunda da yatırım yaparak bu konudaki duyarlılığımızı daha da pekiştirmeye devam ediyoruz. Bunun dışında günlük hayatımızın parçası olan ofis ortamımızda da sürdürülebilir çevre kavramını en iyi şekilde uygulamaya gayret eden bir şirketiz.

Galata Taşımacılık uluslararası karayolu taşımacılığında 2021 yılını nasıl geçirdi, 2022 yılı proje ve hedefleri nelerdir?

  2021 senesi de bizim için başarılı geçti. Tüm olumsuzluklara rağmen yük sayımızı arttırmayı başardık. Tabii bunda yeni açtığımız ve artık direk parsiyel hizmet vermeye başladığımız Polonya ve Çek Cumhuriyeti hatlarının da payı var.

ghjjh

Yukarı