Ana içeriğe atla

bridgestone

LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE 2019 ANALİZLERİ DİKKAT ÇEKTİ

17.02.2020 - 13:49

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği UTİKAD, sektöre damga vuracak bir rapor yayınladı. UTİKAD Sektörel İlişkiler Departmanı’nın bilgi birikimi ve tecrübeleri ışığında hazırlanan rapor Sektörel İlişkiler Müdürü Alperen Güler imzasını taşıyor.

9 Ocak 2020 tarihinde düzenlenen UTİKAD Geleneksel Basın Toplantısı’nda kamuoyu ile paylaşılan raporun sunumunu UTİKAD Sektörel İlişkiler Müdürü Alperen Güler gerçekleştirdi. İşte Türkiye lojistik sektörünün temel çerçevesini çizmek, sektör paydaşları, üniversiteler ve basın kuruluşları için sektöre yönelik referans kaynağı olmak, Türkiye’nin dış ticaretinde taşıma modlarının payı ve gelişimine yönelik bilgi vermek amacıyla hazırlanan raporda öne çıkan başlıklar: 
 

BREXİT NEDEN ÖNEMLİ?
Brexit adıyla anılan, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma süreci bizim için neden önemli? Avrupa Birliği çoğu zaman bir siyasi yapı olarak karşımıza çıkıyor ancak burada aslında ortak bir pazar ve gümrük birliği söz konusu. İngiltere’nin bu birlikten ayrılması Avrupa Birliği nezdinde İngiltere’yi üçüncü ülke konumuna düşürecek. Bu durum, daha önce AB üyeliği imtiyazlarından yararlanan binlerce dış ticaret ve lojistik firmasının İngiltere ile ticaret yaparken yeni kurallara ayak uydurması gerektiği anlamına geliyor. Yani aslında İngiltere ile gümrük prosedürleri, gümrük vergileri, ithalat ihracat beyanları gibi konularda hem AB ülkelerindeki ticari partnerler hem de Türkiye’deki ticari partnerler için yeni uygulamalar söz konusu olabilecek. Bu duruma Türkiye özelinde baktığımızda Türkiye’nin İngiltere ile 15 milyon dolarlık ticaret hacmi ve bu hacim içerisinde de 5 milyar dolar ticaret fazlası söz konusu. Söz konusu hacmin korunması ve artırılmasında Türkiye’deki yerel dış ticaret ve lojistik sektörü tarafından Brexit sürecinin daha yakın takibi önem arz ediyor. 
 

İHRACAT SÜRESİ YÜZDE 91 ORANINDA AZALABİLİR
Dünya Ticaret Örgü-tü’nün yaptığı bir araştırmaya göre; eğer ki Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması’nın öngördüğü tüm hükümler uygulanırsa, dünyadaki ortalama ithalat süresinin yüzde 47 oranında yani neredeyse yarı yarıya, ihracat süresinin ise yüzde 91 oranında azalacağı tahmin ediliyor. Tabii süre anlamındaki bu iyileştirmelere ek olarak Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması ile ticaretin yüzde 14.3 oranında ucuzlaması da tahminler arasında. Küresel ticaretin ise yılda 1 trilyon ABD doları değerinde hacimsel büyümesi de yine tahminler arasında yer alıyor. Tabi Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması hükümleri genellikle eşyaların hareketine yönelik olsa da uluslararası lojistiğin tüm bileşenleri ticaretin kolaylaştırılması amacıyla atılacak her adımın tam da ortasında yer alıyor. Devletler gümrük kapılarını kontrol ederek eşyaların hareketlerini kontrol edebildikleri gibi, lojistik sektörüne getirecekleri teşvikler, regülasyonlar, rekabet koşulları düzenlemeleri ile lojistik sektörünü de düzenlemektedirler. Bu bağlamda Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşmasının küresel başarısı çoğunlukla özel sektörün aktif olduğu lojistik sektörünün çerçevesini çizen kuralların da doğru kurgulanmasına ve uygulanmasına, yani lojistiğin de eşyaların serbest ve hızlı hareketini destekleyen ve mümkün kılan rol üstlenmesine dayanmaktadır. 
 

TAŞIMACILIK SEKTÖRÜ KÜRESEL SERA GAZI SALINIMLARININ YÜZDE 14’ÜNÜN KAYNAĞI
Taşımacılık sektörü küresel sera gazı salınımlarının yüzde 14’ünün kaynağı olduğu için bu olumsuzlukların giderilmesine yönelik hem devletler hem de devlet üstü organlar tarafından çalışmalar sürdürülüyor. Örneğin Eylül ayında Almanya İklim Eylem Planı 2030’u açıkladı. Plana göre ulaşım ve yapı sektörlerinin emisyon salınımları fiyatlandırılacak, firmalar emisyon salınımları oranında devlete para ödeyecek. Buna ek olarak denizcilik sektörünün küresel-çevresel sorumluluğu çerçevesinde IMO 2020 olarak bilinen uygulama 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe girdi. Bununla birlikte gemiler tarafından kullanılan akaryakıtın kükürt içeriğine yüzde 0.5 oranında limit getirildi.
 

KAMU YATIRIMLARINDAN EN FAZLA PAYI ULAŞTIRMA VE HABERLEŞME SEKTÖRÜ ALIYOR
2019 yılında her ne kadar 2018 yılına kıyasla kamu yatırımları bütçesinde bir azalma olduğu gözlemlense de kamu yatırımlarında yine en fazla ulaştırma ve haberleşme sektörlerine yatırım yapılmıştır. Bu arada Haberleşmenin payı yalnızca 152 milyon TL kadardır. Ulaştırma için ayrılmış bütçe ise 20.1 milyar TL tutarındadır. Bunun 7.5 milyar lirası demiryolu, 6.7 milyar lirası karayolu, 4.3 milyar lirası kent içi ulaşım, 1 milyar lirası havayolu için harcanması planlanmış durumdadır.
 

LOJİSTİK SEKTÖRÜ BÜYÜKLÜĞÜ MERAK EDİLİYOR
Lojistik sektöründe merak edildiği kadar aslında ölçülmesi zor bir konu da lojistik sektörünün büyüklüğüdür. Ulaştırma ve Depolama faaliyet kolu sınıflandırması yolcu taşımacılığı faaliyetlerini de içerdiği için doğrudan yüke ilişkin olarak lojistik sektörün büyüklüğünü sunmakta yetersiz kalmaktadır. Bu sebeple lojistik sektörüne yönelik değerlendirmelerde büyük oranda varsayımlardan yola çıkılmaktadır. Gerek sektörde gerekse akademide kabul gören yaklaşım, lojistik sektörünün GSYH içerisinde yaklaşık olarak yüzde 12 oranında pay sahibi olmasıdır. Bu büyüklük içerisinde yüzde 50’nin doğrudan lojistik hizmet sağlayıcı firmaların faaliyetlerinden, diğer yüzde 50’nin ise mal ticareti yapan firmaların kendi bünyelerinde gerçekleştirdiği lojistik faaliyetlerden kaynaklandığı kabul edilmektedir. Bu kapsamda 2018 yılında GSYH 3 Trilyon 700 milyar 989 milyon TL’ydi. 2018 yılında lojistik sektörünün büyüklüğü 444 milyar TL olarak kabul edildi. 2019 yılı için GSYH verileri henüz açıklanmadı ama önümüzde yol gösterici olarak kabul edebileceğimiz bir tahmin bulunmaktadır. Sonbaharda yayınlanan Yeni Ekonomi Programı’n göre 2019 yılında GSYH 4 trilyon 269 milyar TL olarak tahmin edilmektedir. Bu kapsamda lojistik sektörünün büyüklüğünün 2019 yılında 500 milyar TL’yi aşmış olduğu söylenebilir.
 

dfs

Yukarı