Ana içeriğe atla

bridgestone

MÜŞTERİLERİMİZİN BEKLENTİLERİNE ÜST DÜZEYDE KARŞILIK VERİYORUZ

20.01.2020 - 14:16

TTS Lojistik Genel Müdürü Ferhan Demiral: “Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler haricinde Ro-Ro hattı kullanmadığımız için, transit süremiz 5-6 günü geçmez. Dolayısıyla hem ithalatçı hem de ihracatçı müşterilerimizin beklentilerini üst düzeyde karşılayabiliyoruz.”
 

TTS Lojistik kuruluş hikayesi hakkında bilgi verir misiniz? 
Şirketimizi 1994 yılında o zamana kadar elde ettiğimiz birikimi değerlendirmek amacıyla İstanbul Beşiktaş’ta küçük bir han odasında iki kişi kurduk. Son derece kısıtlı imkanlar ile çok dar bir kadro ile sadece Almanya karayolu taşımaları ile başlayan yolculuğumuz bugün 40'a yakın profesyonel çalışan, modern ofis ve depolama alanlarımız ile devam etmektedir.

Müşterilerinize üretim aşamasından satış sonrasına kadar vermiş olduğunuz hizmetlerden bahseder misiniz?
Kuruluş aşamasında sadece Almanya karayolu ithalat taşıması yapan şirketimiz, şu an  çok iyi yetişmiş personeli, tüm Dünyadaki geniş acente ağı,  depoları ile bugün hava ve deniz yoluyla tüm Dünyaya, kara ve intermodal  modlarında ise tüm Avrupa’ya parsiyel ve komple servis vermektedir. Şirketimiz ISO 9001,ISO 27001 ve 2019 yılı sonu itibariyle almaya hak kazandığı YYS belgeleri ile hem kalitesini tescillemiş hem de güvenilir nakliyeci unvanına  Ticaret Bakanlığı tarafından da layık görülmüştür. Müşterilerimize teknolojinin bize sağladığı bütün imkanlar ile logomuzda belirttiğimiz gibi “terzi işi” butik bir servis veriyoruz. Sipariş aşamasından, teslim aşamasına kadar müşterilerimizin bütün beklentilerini karşıladığımız gibi talebe göre hizmetlerimizi özelleştirme imkanına sahibiz. Elektronik arşivleme sistemimiz ile geçmişe dönük tüm evraklara birkaç dakika içinde ulaşarak müşterilerimizin taleplerine cevap verebiliyoruz. İthalatta Almanya ve  Hollanda’daki depolarımızdan haftanın her günü parsiyel çıkış yapabiliyoruz. Ayrıca ihracatta yine bu ülkelere çarşambadan itibaren yine parsiyel karayolu servisimiz var. Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler haricinde Ro-Ro hattı kullanmadığımız için, transit süremiz 5-6 günü geçmez. Dolayısıyla hem ithalatçı hem de ihracatçı müşterilerimizin beklentilerini üst düzeyde karşılayabiliyoruz.

Lojistik sektöründe teknolojiyi nasıl kullanıyorsunuz? 
Şirketimiz 1996 senesinde bu yana gelişen teknolojiyi çok yakından takip edip kullanmaktadır. Hem araç takip sistemleri hem de arşivleme ve  bilgilendirme konularında en son teknolojik yatırımlarını her sene güncelleyerek yapmaya devam ediyoruz. Bu teknolojik altyapımız sayesinde müşterilerimizden gelen raporlama ve  evrak taleplerine çok kısa bir sürede cevap verebiliyoruz. 

Intermodal taşımacılığın ülkemizde gelişiminden bahsedebilir misiniz? TTS olarak bu konudaki yatırımlarını var mı?
Aslında Avrupa’da uzun yıllardır kullanılan bir taşıma yöntemi intermodal. Karayolu haricinde Deniz ve tren hatları  kullanılarak, bu taşıma sistemine uygun ünitelerin nihai boşaltma noktasına en kısa sürede ve hasarsız teslimi hedefleniyor. Ülkemiz de de son 4 senedir yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Özellikle bu ünitelerin Türkiye’de imal edilmesi, sürecin gelişimini hızlandırdı. Şu an hemen bütün Avrupa’ya direkt tren ile veya Ro-Ro hatları ve tren ile bu taşımalar yapılıyor. Karayolu taşımalarından nispeten daha uygun maliyetli, geçiş belgesi gerektirmeyen ve  kesinlikle daha çevreci bir taşıma yöntemi. Şu an için tek negatif yönü olan orta ve kuzey Avrupa için transit sürelerin uzunluğu, giderek altyapı yatırımlarının artması ile daha da kısalacaktır.  Biz de TTS olarak  diğer servislerimizden ayrı, 30 ünitemiz ile intermodal şekilde sadece İtalya hattında hem parsiyel hem de komple servis  veriyoruz. İtalya’yı seçmemizin nedeni; transit sürelerde  istenilen hızı yakalama imkanı ve alt yapının bu ülkede bu işe daha uygun olması. Özellikle Ambarlı ve Pendik limanlarından kalkan Ro-Ro’lar ile  direkt Trieste’ye ulaşım, bu taşıma şeklinin en efektif kullanıldığı hatlardan birisi olmasını sağlıyor.  2020 senesinde özmal ünite sayımızı 40’a çıkarmayı hedefliyoruz.
Bizim dışımızda da hem maliyet hem de çevre hassasiyeti ile bu işe yatırım yapan taşımacı sayısı giderek artmakta. Bu da Türk nakliyecisine Avrupa’daki rekabet ortamında pozitif bir katkı sağlıyor. Mevcut Ro-Ro şirketleri ve tren operatörlerinin haricinde alternatif operatörlerinde önümüzdeki yıllarda bu işe yatırım yaparak sektörü daha da büyüteceğini düşünüyorum.

2019 yılı TTS Lojistik için nasıl geçti? 2020 hedefleriniz nelerdir?
2019 yılı bizim için  büyüme hedeflerimize uygun  bir yıl oldu. Ciromuzu yüzde 30 ‘a yakın arttırdık. Ayrıca yeni çekici ve taşıma üniteleri yatırımı da yaptık.  Satış ve pazarlama departmanımızı büyütmenin yanı sıra, yeni kurduğumuz forwarding departmanı ile de  hizmet ağımızı genişlettiğimiz bir yıl oldu. YYS ve kalite belgelerimizin de bize katacağı imkanlar ile çok daha fazla kurumsal şirkete ulaşmayı  ve hizmetimiz ile tanıştırmayı arzuluyoruz. 2020 yılında yeni ekipman yatırımı yapmanın yanı sıra, ciromuzu da  yüzde 25 civarında artırmayı hedefliyoruz. 

dfs

Yukarı