Ana içeriğe atla

apti

L’ORÉAL TÜRKİYE’DEN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK DEVRİMİ

07.06.2022 - 17:26

Birbirinden yenilikçi ve iddialı, birçok sürdürülebilirlik projesini eş zamanlı olarak hayata geçiren L’Oréal Türkiye, “çevre, iklim ve toplumlar” üzerinde olumlu etki yaratmaya 2022’de de devam ediyor. L’Oréal Türkiye, “Gelecek için L’Oréal” ile dünyanın sınırlı kaynaklarına ve toplumların içinde olduğu koşullara saygılı, yeni nesil bir değişim modeli yaratmayı amaçlıyor. L’Oréal Türkiye, ülkemizde de giderek artan kuraklık tehdidine karşı İstanbul Üretim Tesisi’ni “suyu geri dönüştürerek kullanan su dostu fabrika”ya dönüştürerek her yıl 10 milyon litre, “53.000 İstanbullu’nun 1 günlük su tüketimine eşdeğer” su tasarrufu sağlamayı hedefliyor.

“Dünyayı Harekete Geçiren Güzelliği Yaratmak” vizyonuna, L’Oréal Grup’un yenilikçi ve iddialı sürdürülebilirlik taahhütlerini ortaya koyan L’Oréal For The Future (Gelecek için L’Oréal) programına bağlı olarak çalışmalarını aralıksız sürdüren L'Oréal Türkiye, bilim insanları tarafından tanımlanan “Gezegenimizin Sınırları”nın aşılmaması için güçlü ve somut adımlar atmaya, eş zamanlı olarak birçok farklı sürdürülebilirlik projesi hayata geçirmeye devam ediyor.

1

L’Oréal Türkiye CEO’su Sinem Sandıkçı Gökçen konu hakkındaki görüşlerini “DNA’sında bilim olan lider Tekno-Güzellik şirketi olarak L’Oréal Grup, çevresel sorunlara ilişkin bilgi toplayan, şirketleri çevresel verilerini açıklamaya teşvik eden ve bu konudaki eylemlerini değerlendiren kar amacı gütmeyen global uluslararası sivil toplum kuruluşu CDP (Carbon Disclosure Project) tarafından kurumsal sürdürülebilirlikte üst üste 6. kez dünya lideri olarak tescilledi. Gururla belirtmek isterim ki L'Oréal Grup, “İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Orman” olmak üzere üç çevresel temanın tümü için 6 yıl üst üste "A" almayı başaran ilk ve tek şirket oldu. Sürdürülebilirlik her zaman işimizin kalbinde yer alıyor. Gezegenimizin acil müdahale edilmesi gereken sorunları için somut adımlar atmamız gerektiğini biliyor ve uzun yıllardır iklim, su, çevre, doğal kaynaklar ve toplumlar özelinde kapsamlı projeler hayata geçiriyoruz.

L’Oréal Türkiye olarak yaptığımız çalışmalarla “Gelecek için L’Oréal” sürdürülebilirlik programımızın hedeflerine ulaşılmasına çok büyük katkı sağlıyoruz. Türkiye’de sürdürülebilirliği su tasarrufu başta olmak üzere mümkün olan her alanda hayata geçirmeye devam ediyoruz. Bu yıl, Türkiye’de güzellik sektöründe bir ilk olarak hayata geçireceğimiz suyu geri dönüştürerek kullanan su dostu fabrikamızın heyecanını da Dünya Çevre Günü vesilesiyle paylaşmak istedik, şimdiden emeği geçenlere teşekkür eiyor ve tüm sektörler için teşvik edici iyi bir örnek olmasını diliyorum.” sözleriyle paylaştı.

 

“Kutuplar ve dolayısıyla tüm dünyada yaşanan iklim değişimleri geleceğimiz için büyük bir tehdit olmaya devam ediyor. L’Oréal Grup dünya çapında en kapsayıcı sürdürülebilirlik programlarından birini hayata geçirerek gerçek bir fark yaratıyor. L’Oréal Türkiye’yi özellikle hayata geçirdiği kapsayıcı ve yenilikçi sürdürülebilirlik projeleri için bir bilim insanı olarak içtenlikle tebrik ediyorum.” şeklindeki sözleriyle konu hakkında yorumlarını paylaşan TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Burcu Özsoy, BM’nin küresel sürdürülebilirlik hedefleri arasında da yer alan su kaynaklarının korunması konusunun da önemine değindi.

L’Oréal Türkiye’de her şey plastiksiz bir dünya için ve çevre odaklı Geri Dönüşüm Hareketi iş yapış şeklinin her aşamasında ön plana çıkıyor. Geri dönüşüm(recycle), ileri dönüşüm(upcycle) ve yeniden doldurulabilir(refill) aksiyonlarıyla L’Oréal Türkiye, sürdürülebilirliği iş yapış şeklinin kalbinde konumlandırıyor.

2

L’Oréal Türkiye’de ormanların korunması, doğal kaynakların doğru şekilde kullanılması sürdürülebilirlik yaklaşımının temel yapıtaşları arasında yer alıyor ve Çevre Hareketi tüm iş faaliyetlerinde belirleyici kriter olarak öne çıkıyor.

L’Oréal Türkiye’de karbon ayak izinin azaltılması önem listesinin başında geliyor ve çevre odaklı Karbon-Nötr Hareketi tüm iş faaliyetlerinde önceliklendiriliyor.

Dünyadaki su talebinin 2050 yılına kadar %55 artacağı öngörülüyor. Sadece 5 yıl içinde insanların üçte ikisi su sorunu yaşayacak ve acilen harekete geçilmezse, insanlık susuz kalma tehdidiyle mücadele ediyor olacak.

ghjjh

Yukarı