Hizmetix Blog Lojistik Türkiye ve Avrupa’da Yeşil Lojistikte Kapasitemizi Büyüteceğiz
Lojistik Son Dakika

Türkiye ve Avrupa’da Yeşil Lojistikte Kapasitemizi Büyüteceğiz

Yeşil Lojistik Belgesi’ni ilk alan markalar arasında olan Boltas, kombine taşımacılık, dijitalleşme ve çevre dostu yatırımlarıyla sürdürülebilir lojistikte fark yaratıyor. Boltas Satış, Pazarlama & Müşteri Deneyimi Direktörü Alper Eryılmaz, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir çevre bırakabilmek için çalıştıklarını vurgulayarak, “Üzerimize düşen bütün sorumlulukları yerine getirmeye bundan sonra da devam edeceğiz. Yeşil Lojistik uygulamalarında iddiamızı artıracak araç ve ekipman yatırımlarımızla Türkiye ve Avrupa’daki kapasitemizi daha da büyüteceğiz.” dedi.

Sirketinizin yeşil lojistik belgesini alma süreci nasıl ilerledi? Bu sürece hazırlanırken hangi çevreci uygulamaları hayata geçirdiniz ve ne gibi kriterleri yerine getirmeniz gerekti?

Türkiye’de farklı taşıma modları ile hizmet sunan öncü lojistik şirketlerinden biri olarak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından verilen Yeşil Lojistik Belgesi’ni alan ilk markalar arasında yer alıyoruz. Kara yolu, deniz yolu ve demir yolunu birleştiren çevreci taşıma çözümlerimizde, ağırlıklı olarak swap body ve 45’lik konteynerlerden oluşan filomuzla sürdürülebilir lojistik anlayışını hayata geçiriyoruz. Boltas olarak biz bu şartların önemli bir kısmını zaten karşılıyorduk. Mesela yılda en az 200 adet olan kombine yük taşımacılığı ve demir yolu intermodal taşımacılık kriterine uygun taşımalar yapıyoruz. Uluslararası operasyonlarımızın yüzde 85’ini kombine taşımacılık kriterlerine uygun multimodal taşımalarımız oluşturuyor. Sektörde uzun süredir kendi yazılımlarını kullanan bir lojistik şirketi olarak dijital süreç yönetimini de uzun zaman önce başlatmıştık. Çalışanlarımıza yönelik eğitimler kapsamında Yeşil Lojistik Eğitimleri verirken, yılın belli dönemlerinde fidan dikimi ve çevre temizliği etkinlikleri de düzenliyorduk. Ofislerimiz ve diğer tesislerimizde enerji ve su tasarrufu, sıfır atık uygulamalarını yürütüyorduk. Tüm bunlar kriterleri karşılamamızı da kolaylaştırdı. Yeşil Lojistik Belgesi’nden önce, ISO 14064 Sera Gazı Envanter Raporu ile ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve Sıfır Atık Belgemizi de almıştık.

Yeşil lojistik belgesi almanızın ardından operasyonel süreçlerinizde ne gibi sürdürülebilirlik odaklı dönüşümler gerçekleşti? Enerji verimliliği, karbon ayak izi azaltımı veya atık yönetimi gibi başlıklarda örnekler paylaşabilir misiniz?

Yaklaşık yarım asırdır Türkiye ile birlikte Avrupa’da da faaliyet gösterdiğimiz için çevreci uygulamalar, zaten operasyonlarımızın doğal bir parçası haline gelmişti. Yeşil Lojistik Belgesi, bu alandaki uzmanlığımızı teyit etmiş oldu. Hem Türkiye’deki hem de Avrupa’daki özmal araçlarımız, ofis ve depolarımızda Yeşil Lojistik uygulamaları kapsamında faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Kombine taşıma çözümlerimizle karbon salımını ve maliyetleri düşürürken, verimliliği artırıyoruz. Bir örnek vermem gerekirse yalnızca Avrupa’da bir hattımızın karşılıklı seferinde 80 ton karbondioksit salımının önüne geçebiliyoruz. Sadece kara yolu kullanımına kıyasla yüzde 10-15 maliyet avantajı sağlamış oluyoruz. Ofislerimiz ve depolama alanlarımızda enerji verimliliğine büyük özen gösteriyoruz. Atık yönetim sistemimiz kapsamında birçok malzemeyi geri dönüştürerek kaynak tasarrufu gerçekleştiriyoruz. Düşük enerjili ışıklandırma sistemleri kullanıyor, su tasarrufuna yönelik tedbirlerimizi hayata geçiriyoruz. Sadece Türkiye’de değil, Avrupa ülkelerindeki ekipmanlarımızın da yaşını 2’nin altına düşürdük. Araç ve ekipmanlarımızda en güncel “sürdürülebilirlik” odaklı teknolojileri kullanıyoruz. Özmal çekicilerimizin tamamı, Euro 6 uyumlu araçlardan oluşuyor. Sadece uluslararası taşımalarımızda değil, yurt içi dağıtım operasyonlarımızda da yapay zekâ destekli rota optimizasyonu sistemlerini kullanıyoruz. Bütün bunlar da yakıt tüketimimizi minimuma düşürürken verimliliği ise maksimuma çıkarıyor. Depolarımızdaki tekrar eden işlerimizin önemli bir bölümünü de robotlara aktardık. Aynı zamanda depolarımız için kendi kendine yetebilecek enerji kaynakları için çalışmalarımız sürüyor. Elektrikli çekici yatırımımızda da son aşamaya geldik.

Çevre dostu lojistik uygulamalarının şirketinize sağladığı faydaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu uygulamaların müşteri memnuniyeti üzerindeki etkileri nelerdir?

Çevre dostu lojistik uygulamaları, özellikle kurumsal müşterilerimiz ve küresel taşımalarımız için büyük önem taşıyor. Sürdürülebilir lojistik uygulamalarımızla müşterilerimizin AB Yeşil Mutabakat’a hazırlık çalışmalarına da katkı sunuyoruz. Ar-Ge çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Bu çalışmalar, sürdürülebilirlik ve müşteri memnuniyeti anlamında önemli faydalar sağlıyor. Ar-Ge çalışmalarımız kapsamında, “Sürdürülebilirlik” ödülüne de layık görüldük. “Boltas Smart Sustainability Transformation” projemiz ile International Data Corporation (IDC) Türkiye CIO Zirvesi’nde ödül aldık. “Bolty” adını verdiğimiz Üretken Yapay Zekâ ve Süreç Robotlarımızın birlikteliği ile geliştirilen platformumuz, iş ortaklarımız için taşıma, operasyon ve depolama süreçlerine ait dokümanları tanıyor, otomatik ve hatasız bir şekilde işliyor. Operasyon, depolama, finans başta olmak üzere, üretken yapay zekâ ve robotlarımızın birlikteliği sayesinde önemli verimlilik artışları yakaladık. Böylece müşteri memnuniyetini de kayda değer oranlarda artırdık.

Önümüzdeki dönemde yeşil lojistik alanında gündeminizde hangi yeni projeler, yatırımlar ya da iyileştirme adımları yer alıyor?

Lojistik sektöründe yarım asra yaklaşan tecrübemiz ve yenilikçi vizyonumuzla gelecek 50 yılımızı da şekillendirmeye çalıştığımız kurumsallaşma hamlelerimizi sürdürüyoruz. Avrupa’daki genişleme ve yapılanma stratejimiz kapsamında hem hizmet ağımızı güçlendiriyor hem de organizasyonel yapımızı büyütüyoruz. İtalya başta olmak üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde ofislerimiz ve yerel ekiplerimizle daha kapsamlı bir yapılanmaya yöneldik. Yenilenen ‘track and trace’ sistemimiz, yeni çekici yatırımımız sayesinde, ikinin altına düşürdüğümüz filo yaşımız ile Avrupa ülkelerindeki entegre lojistik hizmetlerimizi yaygınlaştırıyoruz. Yeşil Lojistik uygulamalarında iddiamızı artıracak araç ve ekipman yatırımlarımızla Türkiye ve Avrupa’daki kapasitemizi daha da büyüteceğiz.

Teknolojiye dönük yatırımlara büyük önem veriyoruz. Filomuza entegre ettiğimiz araç takip sistemi sayesinde, müşterilerimizin yüklerini anlık olarak izleyerek takip sürecini daha şeffaf ve verimli hale getiriyoruz. Bu yılın sonu itibarıyla veri analizi, tahminleme, optimizasyon, planlama ve araç takibi gibi operasyonlarımızda yapay zekâ temelli sistemleri daha etkin şekilde kullanmayı hedefliyoruz. Uzun vadeli planlamalarımız arasında, bütün tesislerimizde kullandığımız enerjimizi yenilenebilir kaynaklardan sağlama hedefimiz de yer alıyor. Mümkün olan bütün lojistik operasyonlarımızda, kendi Ar-Ge faaliyetlerimiz kapsamında ürettiğimiz yapay zekâ destekli yazılım ve otomasyon süreçlerini maksimum düzeyde kullanabilmeyi amaçlıyoruz. Gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir çevre bırakabilmek için üzerimize düşen bütün sorumlulukları yerine getirmeye bundan sonra da devam edeceğiz.

Exit mobile version