ManpowerGroup’un 2025 yılı ikinci çeyreğine ilişkin İstihdama Genel Bakış Araştırması, Türkiye’deki işverenlerin işe alımda olumlu bir tablo çizdiğini ortaya koydu. 20 puanlık Net İstihdam Görünümü (NEO) ile Türkiye, küresel sıralamada üst yarıda yer alarak işe alım konusunda umut vaat eden ülkelerden biri oldu. Yapılan bir başka araştırmada öne çıkan dikkat çekici bir trend ise, şirketlerin aktif çalışanları transfer etmek yerine, çalışmayan beyaz yakalıları istihdam etmeyi tercih etmesi. Bu stratejik tercih, ekonomik sebeplere dayanıyor.
ManpowerGroup, 2025 yılının ikinci çeyreğine ilişkin işe alım beklentilerini ölçmek için 41 ülkede 39 bin 449 işverenle İstihdama Genel Bakış araştırmasını gerçekleştirdi. Araştırma politika, ticaret, uluslararası iş birliği ve regülasyonlarda önemli değişikliklerin ufukta göründüğü ve küresel belirsizliğin yüksek seyrettiği bir dönemde gerçekleştirildi. ABD, büyük ticaret ortaklarına yönelik ek gümrük tarifeleri uygularken ülkelerin birbirlerine daha fazla karşılık verme ihtimalleri de yükseldi. Birçok ülke, kendine yeterliliklerini artırmaya odaklanan içe dönük politikalara yönelerek önceliklerini değiştirdi. Yapay zekanın hızla gelişmesiyle birlikte, regülasyonlar ve rekabetçilik arasındaki denge üzerine tartışmalar yoğunlaştı. Şirketler, belirsizlik karşısında farklı tepkiler verdi. Kimileri, bu değişimlerin büyümeyi teşvik edeceğine inanırken diğerleri daha temkinli yaklaşıyor veya değişime ayak uydurma baskısı hissediyor. Bu ortamda, küresel istihdam görünümü istikrarlı kaldı ve mevsimsellikten arındırılmış Net İstihdam Görünümü (NEO) üst üste üçüncü çeyrekte 25 seviyesinde sabit kaldı, geçen yılın aynı dönemine göre ise 3 puan arttı. Bu veriler, işverenlerin önümüzdeki çeyrekte işe alım seviyelerini koruduğunu ve küresel iş gücü piyasasının dayanıklılığını sürdürdüğünü gösteriyor. Bu dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve gelmesiyle birlikte beklenmedik değişimlerin yarattığı dalgalanmalar nedeniyle Kuzey Amerika ve ABD dikkatleri üzerine çekti. ABD’nin öncülüğündeki Kuzey Amerika, 34 puanlık NEO ile en yüksek istihdam beklentisine sahip bölge oldu. Buna karşılık, EMEA bölgesindeki durgun ekonomik görünüm, geçen çeyreğe kıyasla hafif bir iyileşme görülmesine rağmen işe alım beklentilerini düşük seviyede tuttu (20). Asya-Pasifik’te ise istihdam beklentileri (30) Hindistan ve Çin’in öncülüğünde iyimser bir tablo çizdi.
Türkiye’deki işverenler önümüzdeki çeyrek için aktif iş piyasası bekliyor
Öte yandan önümüzdeki çeyrek için Türkiye’deki şirketler 20 puanlık NEO ile aktif işe alım beklentileri taşıyor. Türkiye’deki istihdam görünümü, geçen çeyreğe göre 5 puan ve 2024’ün ikinci çeyreğine kıyasla 8 puan güçlendi. Küresel çapta Türkiye, istihdam beklentileri açısından bu verilerle sıralamada üst yarıda yer aldı. İstihdam beklentilerindeki artışı da dikkat çeken Türkiye, küresel ortalama artışının 5 puan üzerinde bir yükseliş kaydederek işverenlerin işe alım beklentilerinde çeyrek bazda en fazla artışı gösteren ülke oldu.
En güçlü ve en zayıf sektörler Türkiye’nin en rekabetçi sektörü, 30 puanlık istihdam görünümüyle taşımacılık, lojistik ve otomotiv sektörü oldu. Sektör, geçen çeyreğe göre 4 puan, 2024’ün ikinci çeyreğine kıyasla 24 puanlık bir artış gösterdi. Küresel sıralamada Türkiye, bu sektörde onuncu sırada yer alırken sektörün küresel ortalamasının 7 puan üzerine çıktı. Geçen çeyreğe kıyasla en büyük büyümeyi kaydeden sektör ise endüstriyel ürünler ve malzemeler sektörü oldu. Bu sektördeki NEO 9 puan artarak 24 puana yükseldi ve bu, sektörün son 13 yılda kaydettiği en yüksek istihdam beklentisi oldu. Sektörlerin NEO puanları şu şekilde:
Taşımacılık ve Lojistik & Otomotiv (30)
- Bilgi Teknolojileri (29)
- Enerji ve Kamu Hizmetleri (27)
- Endüstriyel Ürünler ve Malzemeler (24)
- Finans ve Gayrimenkul (17)
- Tüketim Ürünleri ve Hizmetleri (16)
- Sağlık ve Yaşam Bilimleri (12)
- İletişim Hizmetleri (7)
- Diğer (12)
Organizasyon büyüklüklerine göre 2025’in ikinci çeyreğinde, organizasyon büyüklüklerine göre tüm şirketler istihdam seviyelerini artırmayı planlıyor. Türkiye’de, 1000-4999 çalışanı bulunan çok büyük işletmeler, 30 puanlık NEO ile en iyimser grup olarak öne çıkıyor. Bu işletmeler, geçen çeyreğe ve geçen yılın aynı dönemine kıyasla istihdam beklentilerinde 20 puanlık bir artış göstererek en belirgin büyümeyi kaydetti. Hatta Türkiye, bu çok büyük işletmelerdeki çeyreklik artış açısından dünya genelinde beşinci sırada yer alıyor.
İşverenler çalışmayan beyaz yakalıya yöneldi
Son dönemde iş dünyasında dikkat çeken bir eğilim olarak, şirketlerin mevcut çalışanları transfer etmek yerine çalışmayan beyaz yakalıları istihdam etmeyi tercih ettiği gözlemleniyor. Bu stratejinin arkasındaki temel neden ise ekonomik. Çalışan profesyoneller, iş değiştirmek için daha yüksek maaş talep ederken, çalışmayanlar ise daha makul maaş beklentileriyle işverenler için cazip hale geliyor. İş dünyasındaki bu değişimin temelinde, beyaz yakalı pozisyonlarda maaş seviyelerinin gerilemesi yatıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2024 yılının üçüncü çeyreğinden itibaren üniversite mezunu işsizlerin sayısı bir milyon kişiyi geçti. Bu artış, iş arayan beyaz yakalıların işgücü piyasasında çok daha rekabetçi hale geldiğini ve iş arayan profesyonellerin daha düşük maaşları kabul etmeye istekli olabileceğini bize gösteriyor. Ayrıca, Mercer’ın 2024-2025 Küresel Yetenek Trendleri raporuna göre, çalışanların %60’ının işten ayrılma kaygılarının arttığını belirtiyor. Bu kaygılar, profesyonellerin ekonomik belirsizlik ve artan rekabet nedeniyle iş güvencesi sağlamak amacıyla maaş beklentilerini yükseltmelerine yol açıyor. İşinden memnun olmayan çalışanlar, daha iyi bir iş güvencesi arayışıyla iş aramalarına devam ederken, çalışmayan adaylar daha esnek bir yaklaşım sergileyerek daha düşük maaş talepleriyle iş arıyor. Bu durum, işverenlere maliyet açısından uygun ve yetkin adaylar sunma imkanı sağlıyor.
Kurumsal koçluk verimliliğin ve bağlılığın anahtarı
Uluslararası Koçluk Federasyonu (ICF) Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen “Koçluk İş Başında” temalı CHRO buluşmasında, kurumsal koçluğun organizasyonel verimliliğe ve çalışan bağlılığına sağladığı katkılar masaya yatırıldı. Koçluğun ne olmadığına dikkat çeken ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Beyza Erdem Balcı, “Koç tavsiye vermez, yönlendirme yapmaz, danışmanlık yapmaz.” dedi. Koçluk sürecinin bireyin potansiyelini keşfetmesini sağladığını vurgulayan Balcı, bu yaklaşımın kurum kültürüne entegre edilmesinin performans artışında belirleyici rol oynadığını ifade etti.
İş dünyasında koçluk stratejik bir yatırım
Balcı, ICF’in global verilerine dayanarak, koçluk hizmeti alan şirketlerin yatırım geri dönüşünün 6 kat arttığını, çalışanların %80’inin iş tatmininde artış yaşadığını belirtti. Ayrıca koçluk, verimlilikte %53, kalitede %48 artış sağlarken, takım koçluğu bireysel koçluğa göre 3 kat fazla yatırım getirisi sağlıyor.

