Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Katar’da gerçekleştirilen Sürdürülebilir Ekonomik Kalkınma için Sanayi Ortaklığı Yüksek Komite Toplantısı’nda Türkiye ve Katar’ın Sürdürülebilir Ekonomik Büyüme İçin Endüstriyel Ortaklığa Katılım Belgesini imzaladıklarını belirtti.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin büyük endüstriyel iş birliğine resmen katılımıyla birlikte şimdiye kadar BAE, Mısır, Ürdün, Bahreyn ve Fas’ın dahil olduğu ekonomik iş birliğinin Katar ve Türkiye’nin katılımıyla daha da güçlendiğini açıkladı. Kacır, bu ortaklığın sadece ekonomik çıkarlarla sınırlı kalmadığını belirterek, “Biz sadece ortak değiliz; biz kardeşiz, eski dostuz, bölgemizin koruyucularıyız. Bu birliktelik iş birliğimizi daha da güçlendirmelidir.” ifadelerini kullandı.
Türkiye, sürdürülebilir büyümeye odaklanıyor
Kacır, bu ortaklığın tedarik zincirlerinin güvenliğinin artması, entegre katma değerli üretimin yaygınlaşması ve yerelleşmenin teşviki gibi konularda kritik rol oynayacağını vurgulayarak, “Türkiye’nin bu büyük potansiyele sahip ortaklığa katılımı, tüm ülkeler için yeni ekonomik fırsatlar yaratacak. Katar’ın dahil olmasıyla iş birlikleri çok daha sağlam hale gelecek.” dedi.
Türkiye’nin stratejik konumu, iş dostu politikaları ve güçlü sanayi altyapısı ile bu ortaklığa çok önemli katkılar sunacağına dikkat çeken Kacır, “Türkiye, 4 saatlik uçuş mesafesinde 1,3 milyar kişiye ve 28 trilyon dolarlık küresel GSYİH’ye erişim imkanı sunuyor. Şu anda ülkede 83 binden fazla uluslararası şirket faaliyette bulunuyor.” diyerek Türkiye’nin yıllar içinde kazandığı ekonomik gücün altını çizdi.
Sanayi ve madencilikte Türkiye’nin güçlü konumu
Türkiye, sadece sanayi ve ticaret alanında değil, aynı zamanda doğal kaynaklar ve madencilik konusunda da dünya çapında büyük bir oyuncu konumunda. Kacır, “Türkiye, dünyanın en zengin maden rezervlerinden birine sahip olup, nadir toprak elementleri konusunda da kritik bir konumdadır. Dünya doğal taş rezervlerinin yüzde 40’ını barındıran ülkemiz, madencilik alanında çok daha fazla yatırım ve iş birliğini desteklemeye hazırdır.” ifadelerini kullandı.
Türkiye, katıldığı bu yeni endüstriyel ortaklıkla birlikte, sürdürülebilir kalkınma ve ekonomik çeşitliliğe daha fazla katkı sağlamaya hazırlanıyor. Güçlü sanayi ve madencilik altyapısı, yenilikçi tarım ve ihracat odaklı ekonomik model sayesinde, Türkiye’nin küresel değer zincirlerine entegrasyonu daha da artacak. Tüm bu gelişmeler, ülkenin bölgede ekonomik liderlik pozisyonunu daha da güçlendirmesine olanak tanıyor.

