Londra Borsası Grubu (LSEG) tarafından yayımlanan yeni rapora göre, yeşil ekonomi bağımsız bir sektör olarak değerlendirildiğinde dünyanın üçüncü en büyük sektörü konumuna yükseldi. Nisan 2026 sonu itibarıyla piyasa büyüklüğü 10 trilyon doları aşan yeşil ekonomi, teknoloji ve sanayi sektörlerinin ardından en büyük ekonomik alan haline gelirken sağlık sektörünü geride bıraktı.
Yenilenebilir enerjiden temiz ulaşıma, elektrifikasyondan enerji verimliliğine ve döngüsel ekonomiye kadar geniş bir alanı kapsayan yeşil ekonomi, çevresel çözümler geliştiren çok sayıda şirketin faaliyet gösterdiği küresel bir büyüme alanı olarak öne çıkıyor.
LSEG kapsamında incelenen 21 binden fazla halka açık şirketin yeşil gelirleri, 2025 yılında yüzde 5,3 artış gösterdi. Bu büyüme, 2022 yılından bu yana kaydedilen en hızlı yükseliş olarak dikkat çekti. Rapora göre analiz edilen 133 yeşil segmentin yüzde 75’inde gelir artışı yaşandı.
Yeşil ekonomideki büyümede elektrifikasyonun hızlanması, yapay zekâ kaynaklı artan enerji ihtiyacı, enerji verimliliğine yönelik yatırımlar ve temiz ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler etkili oldu. Özellikle elektrikli araçlar ve gelişmiş batarya teknolojileri öne çıkan alanlar arasında yer aldı. Bu alanlar 2025 yılında 62 milyar dolarlık ek gelir yarattı.
Raporda, yeşil ekonomi alanında son yıllarda birleşme ve satın alma hareketliliğinin de hızlandığı belirtildi. LSEG verilerine göre, son 10 yılda yeşil ekonomi kapsamında toplam 4,1 trilyon dolarlık işlem gerçekleşti. Bu rakam, küresel birleşme ve satın alma işlemlerinin yüzde 13,4’üne karşılık geldi.
Yeşil ekonomi, yatırım performansında da küresel piyasaların üzerinde bir seyir izledi. 2008 yılından bu yana yeşil ekonomi, küresel hisse senedi piyasalarına göre yüzde 133 daha iyi performans gösterdi. Aynı dönemde yeşil ekonomide değerlemeler yıllık bileşik yüzde 18 büyürken, genel piyasalardaki büyüme yüzde 12 seviyesinde kaldı.
Sürdürülebilirlik odaklı yatırımların hız kazanmasıyla birlikte yeşil ekonomi, yalnızca çevresel dönüşümün değil, küresel ekonomik büyümenin de en önemli itici güçlerinden biri haline geliyor.

