Türkiye, küresel ekonomideki belirsizliklere rağmen üretim gücü, stratejik konumu ve geliştirdiği teşvik mekanizmalarıyla uluslararası yatırımcılar için cazibesini artırmayı sürdürüyor. Yatırım ortamını güçlendirmeye yönelik adımlar, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik ekseninde yeni bir dönüşüm sürecine işaret ediyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, YASED 45. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin güvenli ve öngörülebilir bir yatırım merkezi olma hedefini vurgulayarak, hayata geçirilen teşvik sistemleri ve uluslararası iş birlikleriyle yatırımcılara güçlü bir zemin sunulduğunu ifade etti.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, YASED 45. Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin üretim gücü, stratejik konumu ve güçlü teşvik mekanizmalarıyla uluslararası yatırımcılar için güvenilir bir merkez olmayı sürdürdüğünü dile getirdi. Kacır, Türkiye’nin fırtınalı bir dönemden geçtiğini belirterek, “İran merkezli çatışmaların ülkemize etkilerini en aza indirmek için de büyük gayret sarfediyoruz. Sanayicimizin rekabet gücünü korumak için ihracat pazarlarımızdaki gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Özellikle Made in EU düzenlemesinin sanayimizin tüm sektörlerinde herhangi bir olumsuz etkiye neden olmaması adına yoğun bir çalışma içindeyiz.” dedi. 115 ülke ile imzalanan Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) anlaşmalarıyla yatırımcılara uluslararası standartlarda güçlü bir hukuki koruma ve öngörülebilir bir yatırım zemini sunduklarını belirten Kacır, şunları kaydetti:
KORUMACI TİCARET POLİTİKALARI: Küresel ekonominin yön arayışına girdiği bir süreçteyiz. Liberal ticaret dönemi dönüşüyor belki de kapanıyor. Yerinde üretimi, yakından ve dostlardan tedariki esas alan korumacı ticaret politikaları öne çıkıyor. Jeopolitik krizler, enerji ve hammadde tedariğindeki kırılganlıklar, küresel üretim haritasını yeniden şekillendiriyor. Rekabetçi ve sürdürülebilir bir ekonomi için dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm gün geçtikçe önemini artırıyor. Yenilikçi teknolojilerde sahip oldukları kapasite ve kabiliyet; ülkelerin üretimde, ticarette, kalkınmada ayrışmasını sağlıyor.
TEŞVİK MEKANİZMALARIMIZ ARTIYOR: Öngörülebilir, istikrarlı ve güçlü bir yatırım ortamı sunma kararlılığımızı teşvik mekanizmalarımızla da somutlaştırıyoruz. Geçtiğimiz yıl devreye aldığımız yeni teşvik sistemimizle Milli Teknoloji Hamlesini ve bölgesel kalkınmayı hızlandıracak yatırımlara ayrıcalıklı ve kapsamlı destekler sağlıyoruz. Türkiye’yi yüksek teknoloji yatırımlarının adresi haline getirmek üzere tarihimizin en büyük ölçekli teşvik programı HIT – 30‘u devreye aldık. Program kapsamında bugüne dek mobilite, güneş enerjisi, sağlık teknolojisi alanlarında yatırımların önünü açtık. Geçtiğimiz yıl 4,4 milyar dolar destek öngörüsüyle veri merkezi, yapay zekâ, kuantum altyapısı ve endüstriyel robot yatırımlarına yönelik çağrılar başlattık.
115 ÜLKE İLE YKTK ANLAŞMASI: Kuşkusuz insan kaynağımız en büyük kıymetimiz… Pek çok Avrupa ülkesinden 10-15 yaş daha genç bir nüfusa sahibiz. Avrupa’daki en rekabetçi enerji maliyetlerinden birini üreticilerimize sunuyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla bir yandan enerji arz güvenliğimizi tahkim ederken, diğer yandan yatırımcılara sürdürülebilir ve yeşil üretim fırsatı sağlıyoruz. 115 ülke ile imzaladığımız Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması (YKTK) anlaşmaları ile yatırımcılarımıza uluslararası standartlarda güçlü bir hukuki koruma ve öngörülebilir bir yatırım zemini sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde; sanayimizin düşük karbonlu üretime geçişine daha da ivme kazandıracağız. Fiber altyapı, 5G ve ötesi, bulut teknolojileri alanlarında yatırımlarla ülkemizin dijital ekonominin sunduğu fırsatlardan en ileri seviyede yararlanmasını sağlayacağız. İnsan kaynağımızı geleceğin dünyasına hazırlamaya hep birlikte devam edeceğiz.
TÜRKİYE, GELECEĞİN YATIRIM HARİTASINDA ÖNE ÇIKAN ÜLKELERDEN BİRİ OLACAK: Sanayi Alanları Master Planımızda öngördüğümüz Samsun-Mersin, Sivas-Iğdır, Mersin-Şırnak ve Trabzon-Şırnak Sanayi Gelişim Koridorlarıyla, Anadolu şehirlerimizde sanayileşmeyi hızlandırarak, Marmara’nın yükünü ha eteceğiz. Dirençli ekonomisi, yüksek teknolojideki vizyonu ve sürdürülebilir kalkınma hedeeriyle Türkiye, geleceğin yatırım haritasında öne çıkan ülkelerden biri olacak. Hedeerimize ilerlerken istişare en temel ilkemiz.
‘MADE IN EU’ MESAİSİ: Sanayicimizin rekabet gücünü korumak için ihracat pazarlarımızdaki gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Özellikle Made in EU düzenlemesinin sanayimizin tüm sektörlerinde herhangi bir olumsuz etkiye neden olmaması adına yoğun bir çalışma içindeyiz. Düzenlemenin, AB menşei şartının Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye’yi de kapsamasını sağlayan mevcut taslağı önemli bir mesafe kat ettiğimizi teyit ediyor, yasalaşma sürecini tüm teknik yönleriyle yakından takip ediyoruz. Kıymetli müteşebbislerimizle birlikte ülkemizin değer önerisini güçlendirecek adımlar atmaya devam edeceğiz. Ortak akıl, yakın iş birliği ve karşılıklı güven temelinde, önümüzdeki dönemde nice başarılara hep birlikte imza atacağız.

