Küresel ve yerel kahve pazarı hızla büyürken, markalar rekabet avantajı sağlamak için teknoloji ve operasyon gücünü merkeze alıyor. Türkiye’de kahve tüketiminin artmasıyla birlikte zincir markalar ölçeklenebilir iş modellerine yöneliyor. Coffy CBO’su Feliks Boynuinceoğlu, “Müşteri bizi nerede istiyorsa oradayız” prensibiyle hareket ettiklerini vurguluyor.
Kahve sektörü, küresel ölçekte hızla büyürken Türkiye de bu dönüşümün önemli bir parçası haline geliyor. 2030 yılına kadar 370 milyar dolarlık hacme ulaşması beklenen küresel pazarda, Türkiye’nin 155 milyar TL’lik büyüklüğe erişeceği öngörülüyor. Bu büyüme potansiyelini teknolojiyle birleştiren Coffy, kısa sürede güçlü bir zincir yapısı kurarak dikkat çekiyor.
DP Eurasia Group çatısı altında faaliyet gösteren marka, 2025 yılında elde ettiği %86,7’lik ciro artışıyla önemli bir ivme yakaladı. 2026 için öngörülen yaklaşık %70’lik büyüme hedefi ise bu yükselişin devam edeceğini gösteriyor. Marka, 2028 yılına kadar 500 mağazaya ulaşarak sektördeki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor.
Dijitalleşme ve operasyonel güç bir arada
Coffy’nin büyüme stratejisinin merkezinde “Food-Tech” yaklaşımı yer alıyor. Marka, yalnızca bir kahve zinciri olmanın ötesine geçerek teknoloji odaklı bir perakende modeli geliştiriyor. 200’ün üzerinde kişiden oluşan teknoloji ekibi sayesinde kendi dijital altyapısını yöneten Coffy, satışlarının %30’dan fazlasını dijital kanallar üzerinden gerçekleştiriyor.
1 milyonu aşan kullanıcıya sahip mobil uygulaması, yüksek aktiflik oranı ve kişiselleştirilmiş deneyim sunan özellikleriyle müşteri sadakatini güçlendiriyor. “Beklemeden Gel Al” gibi çözümler, tüketici beklentilerine hızlı yanıt verilmesini sağlıyor.
Operasyon tarafında ise güçlü bir tedarik zinciri dikkat çekiyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinde konumlanan üretim tesisleri sayesinde ülke genelinde hızlı ve kesintisiz dağıtım sağlanıyor. Bu yapı, hem kalite standardının korunmasına hem de maliyet avantajı yaratılmasına katkı sunuyor.
DP Eurasia’nın 1000 mağazalık operasyon tecrübesinin ve ekosistemiyle yarattığı ölçek ekonomisinin Coffy modeline entegre edildiğini belirten Coffy CBO’su Feliks Boynuinceoğlu, “müşteri bizi nerede istiyorsa oradayız” prensibiyle hareket ettiklerini vurguluyor.
“Rutinin parçası olmaya çabalıyoruz”
Değişen pazar koşullarında artık tek tip bir müşteri olmadığını ifade eden Boynuinceoğlu, “Her harcamasını rasyonel bir yatırım kararı gibi veren bütçe odaklı kitle ile kafeleri bir sosyalleşme alanı ya da ev ve iş arasındaki durak olarak tercih eden kitleyi aynı potada eriterek günlük rutinlerinin bir parçası olmaya gayret ediyoruz” diyor.
Türkiye’nin en saygın tedarikçileri ile çalışarak Coffy için ithal edilen %100 Arabica kahve çekirdeklerini yine Coffy’ye özel geliştirilen kavurma profili ile yerel tesislerinde hazırladıklarını ifade eden Boynuinceoğlu, yerel üretimi küresel standartlarla buluşturduklarının altını çiziyor.
Bugün Türkiye’nin 44 ilinde ve KKTC’de yer alan 200 aktif mağazasıyla hizmet veren Coffy, 2028’de 500 mağazaya ulaştığında Türkiye’nin en büyük ilk iki kahve zincirinden biri olma hedefine odaklanıyor. Boynuinceoğlu, Coffy mağazalarının %74’ünün franchise ortakları tarafından yönetilmesinin bu sisteme duyulan güvenin kanıtı olduğunu vurguluyor. 36 ay gibi sektör lideri bir geri dönüş süresi ve esnek mağaza konseptleriyle girişimciler için benzersiz bir fırsat sunduklarını hatırlatan Boynuinceoğlu, yeni ürün ve uygulamaları önce kendi merkez mağazalarında test ederek yatırımcı riskini minimize eden, güvenli ve ölçeklenebilir bir iş modeli sunduklarını söylüyor.

