17 Nisan 2026
Beşyol Mahallesi 1.İnönü Caddesi 18/8 Küçükçekmece İstanbul
Lojistik

Dünyadaki tüm kadınlar pozitif ayrımcılık değil eşitlik istiyor

Horoz Lojistik Kıdemli İnsan Kaynakları ve Kalite Sistemleri Direktörü Aytüm Engerek ile bir araya geldiğimiz Mart sayımızda Engerek, şirket olarak kadınların liderlik pozisyonları ve iş gücündeki temsiliyetini artırmak adına hayata geçirdikleri çalışmaları okurlarımız için anlattı.

Kadınların liderlik pozisyonlarında ve iș gücünde temsilini artırmak için ne tür programlar ve inisiyatifler yürütüyorsunuz?

Șirketimiz lojistik sektöründe faaliyet gösteriyor. Toplam çalıșan sayımız neredeyse 2.200. Çalıșanlarımızın 1600’ü erkek, 518’i kadın. %65’i mavi yakalı ve %35’i beyaz yakalı. Mavi yakalı çalıșanlarımızdaki kadın-erkek dağılımı %20’ye %80 iken, beyaz yakada %62’ye %38 oranında. Sonuçlara baktığımızda beyaz yakalı çalıșma grubundaki kadın çalıșan sayımız erkeklere oranla ortalamanın da üzerinde seyrediyor. Sektörümüz gereği çalıșma koșullarımız, özellikle de mavi yakalı çalıșanlarımız için ağır olabiliyor. Ancak günümüzde kadın iș gücünün sektörde eskiye nazaran daha fazla yer almak istediğini gözlemliyoruz. Bu noktada kadın çalıșan istihdamını artırmaya yönelik șirketimiz bünyesinde ehliyetli kadın çalıșanlar istihdam etmeye, öte yandan kendi bünyemizde barındırdığımız kadın çalıșanlarımıza forklift ehliyeti aldırmaya yönelik sertifika programları olușturmaya bașladık. İlave olarak etiketleme, elleçleme gibi ișlerde de kadın çalıșanlar istihdam ediyoruz. Özellikle bu gruptaki kadın çalıșan sayımızı daha yukarılara tașımak önemli hedeflerimizden biri. Yine sektöre kadın yönetici kazandırmak adına Yönetici Geliștirme programları organize ediyor, kadın istihdamına katkı sağlayacak çalıșmaları yürütmeye devam ediyoruz.

Kadın kotası gibi pozitif ayrımcılık uygulamaları, gerçekten fırsat eșitliği sağlar mı? Neden? Bașka ne tür uygulamalar toplumsal cinsiyet eșitsizliğini bitirebilir?

Dünyadaki tüm kadınlar pozitif ayrımcılık değil eșitlik istiyor. Yasalar önünde, finansmana erișimde, eğitimde kısaca her alanda eșitlik. İș dünyasının içindeki kadını yardım edilmesi gereken, kırılgan bir birey olarak görürsek baștan hata yaparız. Bu bakıș açısıyla bașarılı olma șansımız mümkün değil. Toplum yarı yarıya kadın ve erkelerden olușuyor. Kadına eșitlik verildiğinde erkeğin eșitliği azalmıyor, tam aksine erkek de daha fazla özgürleșiyor. Kadın ve erkek ancak el ele verdiğinde cinsiyet eșitsizliği ortadan kaldırılabilir.

Sürdürülebilir kalkınma için neden toplumsal cinsiyet eșitliği, çeșitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılık sağlanmalı?

Bu soruya Atatürk’ün anlamlı bir sözü ile cevap vermeye çalıșalım; “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?”

Dünya lideri Atatürk kurduğu bu söz, kadın ve erkek arasındaki dengenin ve eșitliğin önemine yapılan önemli bir vurgudur. O günün koșullarında ve geleceğe dönük tarifsiz vizyonu ile toplumsal eșitlik ve dengenin bir toplumun geleceğini inșa edeceğine, o toplumun ancak beraber ve birlik içerisinde güçlenebileceğine söylenmiș bir tespittir.

Konuya dönecek olursak, kadın ve erkek cinsleri arasındaki gerçek farklılıklar bazı biyolojik özelliklerden ibaret. Diğer farklılıklar gerçek farklılıklar değil, kültür ve toplumun inșa ettiği özellikler. Sürdürülebilir kalkınma için iș gücünü, aynı gruptan, benzer özelliklere sahip kișilerden olușturmak yerine; köken, dil, cinsiyet, din, yaș, engellilik vb. farklılıkları içeren çeșitliliği ve kapsayıcı kültürü geliștiren șirketlerden olabilmeyi hedeflemek lazım. Ancak bu șekilde daha yüksek performans gösteren organizasyonlardan olabiliriz.

Eșit ișe eșit ücret yaklașımını sahipleniyor musunuz?

Evet sahipleniyoruz. Çünkü eșit ücret her șeyden önce temel bir insan hakkı. Bu hak, herhangi bir ayrım gözetmeksizin herkese tanınmalı. Ücrette adalet rekabeti, inovasyonu ve niteliği artırır. Kadınların gerçek potansiyelini de ortaya çıkarır ve kurumsal kapsayıcılığa katkı sağlar. Çalıșanlar daha motive ve verimli hisseder. ‘Kadın iși’, ‘erkek iși’ șeklinde kalıplașmıș cinsiyetçi ayrıșmaları ortadan kaldırır. Kadınların sıklıkla karșı karșıya kaldığı kayıt dıșı istihdamla mücadele etmeyi kolaylaștırır. Dolayısı ile aile ekonomisini güçlendirir, toplumsal eșitliğe bir adım daha yaklaștırır.