17 Nisan 2026
Beşyol Mahallesi 1.İnönü Caddesi 18/8 Küçükçekmece İstanbul
Lojistik Son Dakika

Türkiye’nin lojistik üs olabilmesi için birçok avantajı bulunuyor

Türkiye’nin küresel bir lojistik üs olabilmesi için birçok avantajının bulunduğunu ifade eden Lima Logistics Kurucu Ortağı Vedat Çelik, bu avantajlara rağmen ülke olarak coğrafi ve fiziki avantajların tam donanımlı kullanılamadığını belirtti.

Küresel çapta yaşanan savaş ve krizler, coğrafi konumu nedeniyle Türkiye’nin küresel bir lojistik üs olmasını hızlandırıyor. Lojistik Pazar Görünümü Türkiye 2024 raporuna göre de Türkiye, uluslararası yatırımcılar için ekonomik, güvenli ve stratejik bir pazar fırsatı sunmasıyla öne çıkıyor. Türkiye küresel bir lojistik üs olma yolunda coğrafi avantajlarını nasıl kullanıyor? Bu doğrultuda global dünyada yaşanan bu tip krizleri lojistik sektörü nasıl fırsata çevirebilir?

Son 6 yıl içinde dünyada savaşların, çatışmaların maalesef çok sık yaşandığına tanık oluyoruz. Savaşlar ve krizler tüm dünyanın dengesini ekonomik anlamda da bozuyor. Her ülke ve ülkenin coğrafi yapısına göre her sektör kendine düşen olumlu ya da olumsuz payı alıyor. Dünyanın dört bir yanındaki bir krizin lojistik sektörüne etkileri de hemen hissediliyor. Lojistik sektörü de coğrafi konuma göre düşen payını alıyor. Türkiye’nin ise lojistik üs olabilmesi için birçok avantajı bulunuyor. Türkiye’nin İpek Yolu güzergahında bulunması, kıtaları birleştirmesi, üç tarafının denizlerle çevrili olması gibi coğrafi özellikleri çok büyük bir avantaj sağlıyor. Maalesef ülke olarak coğrafi ve fiziki avantajlarımızı tam donanımlı kullanamıyoruz. Rapora göre; yatırımcıların üretimlerini daha yakın bölgelere taşımasını ifade eden ‘yakın kıyı’ kavramı küresel tedarik zincirinde yaşanan krizlere karşı oluşturulan en güçlü argümanlardan olmuş. Bu kavramın merkezindeki ülkelerden biri de Türkiye. Türkiye’nin bu alanda potansiyelini yükselten diğer önemli etkenler ise güçlü perakende pazarı ve hızla büyüyen e-ticaret kapasitesi. Savaş ve krizlere baktığımızda; Kızıldeniz’de yaşanan olaylar küresel tedarik zincirine yeni zorluklar getirdi. Ukrayna-Rusya arasındaki savaş, deniz ve karayolu taşımacılığını etkiledi. Covid-19 döneminde de Uzak Doğu’da yaşanan akış sıkıntıları, Türkiye’yi üretim üssü haline getirdi. Çin’deki olumsuz durum ve Covid 19’un sebep gösterilmesi birçok ülkenin tepki göstermesine neden olmuştu, Türkiye için coğrafi konum nedeniyle yeni fırsatlar doğurmuştu. Türkiye bu krizlerde bazı noktalarda coğrafi konumunu kullanarak fırsatları avantaja çevirdi. Sektörümüzde de krizi fırsata çevirerek, farklı modülleri devreye soktuk. Lojistik sektörü kombine taşımacılık, bilgi teknolojileri gibi fiziki altyapı alanlarında ve yine yasal, finansal ve yönetsel gibi kurumsal alanlarda iyileştirmeler yapılarak krizleri daha çok fırsata çevrilmelidir. Bununla beraber dijitalleşme ve yeşil lojistik uygulamalarının entegrasyonunu hızlandırarak operasyonel verimliliği artırmalıdır.

Lima Logistics olarak Türkiye’nin bu stratejik yolculuğunda nasıl bir rol üstleniyorsunuz?

Lima Logistics olarak havayolu, karayolu, denizyolu, demiryolu, intermodal, ekspres kurye, fuar ve etkinlik lojistiği, bozulabilir kargo taşımacılığı ve proje taşımacılığı alanlarında hızlı, güvenli ve ekonomik çözümler üretiyoruz. Bursa’dan başlayan yolculuğumuzu şu an İstanbul, Eskişehir, Balıkesir, İzmir, Denizli, Ankara, Adana ve Mersin, yurt dışında ise Romanya, İtalya ve yeni yatırımımız Hollanda’yı da ekleyerek bölge ağımızla büyümeyi sürdürüyoruz. Ürünlerin üretim noktalarından tüketim merkezlerine hızlı ve verimli bir şekilde ulaştırılabilmesi için tüm bölgelerimizle beraber ekip olarak lojistikte alışılagelmişin dışında metotlar geliştirerek müşterilerimize sunuyoruz. Lojistikte dijital dönüşüm ve yeşil lojistik uygulamalarını önemsiyor, Lima olarak çalışmalarımızı bu yönde sürdürüyoruz. Lima Green markamızla sürdürülebilir gelecek için dünyanın dört bir yanına karbon nötr teslimat yapıyoruz. İklim değişikliği ile mücadele alanında atılan bu adım, taşımacılıktan kaynaklanan karbon ayak izi ölçümlerini yaparak müşterilerimize karbon kredileri pazaryeri üzerinden “karbon nötr” teslimat seçeneğini sunuyor. Bir diğer önemli faktör ise, nitelikli iş gücü. Sektörün büyümesi yeni iş fırsatları ve istihdam olanaklarını da beraberinde getiriyor. Eğitim ve iş geliştirme programları aracılığıyla genç arkadaşlarımızın gelişimini destekliyoruz. Bu sayede işinde yetkin, deneyimli ve gelişime açık çalışanlar yetiştirerek sektörün gelişmesine ve uluslararası standartlara ulaşmasına katkı sağlıyoruz.