1964’ten bu yana erkek giyiminde kalite, zarafet ve fonksiyonelliği bir arada sunan DUFY, yalnızca şıklık değil konfor, çok yönlülük ve sürdürülebilirlik de sunuyor. Global bir marka olma yolunda ilerlediklerini kaydeden Dufy CEO’su Emrah Gümüş, “Koleksiyonlarımızı sürekli güncelliyoruz. Özellikle casual ve athleisure çizgilerimizi güçlendiriyor, klasik şıklığı modern detaylarla harmanlıyoruz. DUFY erkeği, kendine güvenen, şehirli ve stilini yaşayan bir figür. Biz de bu erkeğin ihtiyaçlarına kesintisiz ve kaliteli bir şekilde yanıt vermeyi hedefliyoruz.” diyor.
DUFY olarak erkek modasında köklü bir geçmişe sahipsiniz. Günümüzde erkek giyimde değişen beklentilere nasıl karşılık veriyorsunuz ve bu dönüşüm markanızın vizyonuna nasıl yansıyor?
Dufy CEO’su Emrah Gümüş:
1964’ten bu yana erkek giyiminde kalite, zarafet ve fonksiyonelliği bir arada sunan bir marka olarak, değişen müşteri beklentilerini yakından takip ediyoruz. Artık erkek tüketiciler yalnızca şıklık değil; konfor, çok yönlülük ve sürdürülebilirlik de istiyor. Biz de bu doğrultuda koleksiyonlarımızı sürekli güncelliyoruz. Özellikle casual ve athleisure çizgilerimizi güçlendiriyor, klasik şıklığı modern detaylarla harmanlıyoruz.
Marka vizyonumuzu sadece ürünle değil, bütüncül bir deneyimle tanımlıyoruz. DUFY erkeği, kendine güvenen, şehirli ve stilini yaşayan bir figür. Biz de bu erkeğin ihtiyaçlarına hem mağaza deneyiminde hem de dijital kanallarımızda kesintisiz ve kaliteli bir şekilde yanıt vermeyi hedefliyoruz. Bugün Türkiye genelinde 40 mağazamız var; yakın dönemde hem yurt içinde hem de yurt dışında büyümemizi sürdürerek DUFY’yi global bir marka haline getirme yolunda ilerliyoruz.
Üretimden sevkiyata kadar tüm operasyonlarınızda verimlilik ve teknoloji öne çıkıyor. DUFY’nin tedarik zinciri yapılanması bu süreçlerde nasıl bir rol oynuyor?
Tedarik Zinciri Direktörü İlker Gürfiliz:
DUFY’de tedarik zinciri sadece lojistikten ibaret değil; üretim, planlama, depo yönetimi ve teknoloji altyapısının entegre çalıştığı uçtan uca bir sistem. 2021’den bu yana yürüttüğüm görev sürecinde gördüğüm en önemli şey şu oldu: Ürün kadar sistem, sistemin merkezinde de insan, duygu ve teknoloji yer almalı. ERP altyapımızla üretimden sevkiyata kadar olan süreci dijital olarak izleyebiliyoruz. Otomasyon destekli üretim takip sistemlerimiz sayesinde hata oranlarını azaltıyor, verimliliği en üst seviyeye çıkarıyoruz. Her sezon yüzlerce model üretmemize rağmen her bir ürünü zamanında ve eksiksiz şekilde teslim etmeyi başarmamızın arkasında bu yapı var. Lojistikte ise veri odaklı akıllı planlama yapıyoruz. Mağazalardan gelen anlık talepleri analiz ederek doğru ürünü, doğru zamanda, doğru mağazaya ulaştırabiliyoruz. Önümüzdeki dönemde yapay zekâ tabanlı talep tahmin sistemleri ve rota optimizasyonu gibi yenilikçi çözümleri aktif olarak devreye alarak bu yapıyı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.
