Günümüzde iş dünyası, yapay zekanın (AI) dönüştürücü etkisini her zamankinden daha yoğun şekilde deneyimliyor. Üretken yapay zeka (GenAI) teknolojisi, yalnızca operasyonel süreçleri değil, aynı zamanda liderlik, yetenek yönetimi ve rekabet stratejilerini de yeniden şekillendiriyor. KPMG ve EY tarafından yapılan iki önemli araştırma, GenAI’nin iş dünyasındaki rolünü, benimsenme oranlarını, zorlukları ve fırsatları kapsamlı şekilde ele alıyor.
KPMG’nin “Yapay Zeka ve Dijital İnovasyon” Araştırması
KPMG’nin üç ayda bir yayımladığı “Yapay Zeka ve Dijital İnovasyon” araştırması, üretken yapay zeka (GenAI) kullanımının iş dünyasında liderlik seviyesindeki etkilerini ve kurumsal ölçekleme süreçlerini detaylandırıyor. Araştırma, yıllık geliri 1 milyar dolar ve üzeri olan 100 ABD merkezli kuruluşun üst düzey yöneticilerinden alınan verilerle oluşturuldu.
GenAI’nin kullanımı liderlik düzeyinde daha yaygın
Araştırma sonuçlarına göre:
Üst düzey yöneticilerin %52’si GenAI teknolojisini kullanırken, işe yeni başlayan çalışanlarda bu oran yalnızca %20.
İnsan kaynakları yöneticileri (%41) ve orta düzey yöneticiler (%39) GenAI’yi liderler kadar sık kullanmıyor.
Üst düzey liderlerin %70’ine zorunlu eğitim verilmişken, çalışanlarda bu oran %28. İlginç bir şekilde liderlerin %25’i, çalışanlara bu konuda zorunlu eğitim verme planlarının olmadığını belirtiyor.
Yatırım planları ve stratejik öncelikler
KPMG araştırması, liderlerin önümüzdeki 12 ay içinde yapmayı planladıkları yatırımların ölçeğini de ortaya koyuyor:
37 milyon dolar: Birleşme ve satın almalar.
30 milyon dolar: Veri ve analitik teknolojileri.
25 milyon dolar: Yetenek yönetimi ve iş birlikleri.
24 milyon dolar: Müşteri deneyimi geliştirme.
Ancak GenAI’ye yapılan yatırımlara rağmen, yalnızca %15’i bu teknolojiden somut iş sonuçları elde edebildiklerini bildiriyor. Bu durum, teknolojinin etkili şekilde uygulanmasının hala bir zorluk olduğunu gösteriyor.

KPMG Türkiye İnovasyon ve Teknoloji Danışmanlığı Lideri Gökhan Mataracı açıklamasında, “GenAI’ya yönelik dikkatli yaklaşımlara rağmen, iş dünyası liderleri büyük çoğunluklabu teknolojinin gerçekten dönüştürücü bir güce sahip olduğunu düşünüyor. Bu teknolojiyi desteklemek için veriye ve yeteneklere yapılan yatırımların, çok daha büyük potansiyelleri ortaya çıkarabileceğini giderek daha fazla görüyoruz. Artık CEO’lar bu dönüşümü yönlendirecek üst düzey liderleri atamaya daha fazla önem veriyor ve yönetimdeki ekiplerin teknolojileri daha fazla benimsemelerini bekliyor. CEO’lar ve yönetim kurulları, yapay zekanın dönüştürücü potansiyelini anlamalarını sağlamak için üst düzey liderlik ekiplerine yapay zeka eğitimi verilmesini de artık zorunlu kılıyor. Bununla birlikte, eğitimleri iş gücünün geneline yayamayan kuruluşlar, bu teknolojinin sunduğu fırsatları kaçırma riskiyle karşı karşıya.” dedi

Liderlik ve eğitim ihtiyaçları
Araştırmaya göre CEO’lar, GenAI stratejilerinin başındaki ana liderler olsa da bu sorumluluk giderek CIO, COO ve inovasyon yöneticilerine kayıyor. Araştırma, liderlerin %67’sinin yapay zeka düzenlemeleri karşısında temkinli olduğunu ve düzenlemeleri büyük bir risk olarak gördüğünü de ortaya koyuyor. Proaktif bir yaklaşımla liderlerin %63’ü, yapay zeka politikalarını ve yönetişim süreçlerini çoktan uygulamaya başlamış durumda.
EY’nin “Work Reimagined 2024” Araştırması
EY’nin küresel çapta gerçekleştirdiği “Work Reimagined 2024” araştırması, üretken yapay zeka kullanımının çalışma kültürüne etkilerini ve şirketlerin yetenek yönetimindeki yaklaşımlarını analiz ediyor. 23 ülke ve 27 sektörden 17.350 çalışan ve 1.595 işverenin katılımıyla hazırlanan bu araştırma, GenAI’nin benimsenme oranlarındaki çarpıcı artışı gözler önüne seriyor.
GenAI benimsenme oranı %22’den %75’e yükseldi
EY araştırmasına göre:
GenAI kullanan şirketlerin oranı 2023’te %22 iken, 2024’te bu oran %75’e ulaştı.
Teknoloji sektöründe kullanım oranı %90 ile zirvede yer alırken, kamu sektöründe bu oran %60.
Çalışanların verimlilik ve eğitim deneyimi
GenAI kullanan çalışanların:
%37’si bu teknolojinin verimliliği artırdığını,
%36’sı katma değerli işlere odaklanmayı kolaylaştırdığını ifade ediyor. Ayrıca GenAI kullananların %58’i, şirketlerinin eğitim ve gelişim programlarını “ortalamanın üzerinde” veya “mükemmel” olarak değerlendiriyor
Kuşaklar arası farklılık
GenAI’nin benimsenmesi konusunda kuşaklar arasında önemli farklılıklar görülüyor:
Y kuşağının %27’si GenAI kullanırken, baby boomers kuşağında bu oran yalnızca %7.
Bu durum, kuşaklar arası beceri uyumunun kritik bir ihtiyaç olduğunu gösteriyor.
Yetenek yönetimi ve stratejiler
Araştırmalar, GenAI’nin yalnızca teknoloji yatırımı değil, aynı zamanda yetenek yönetimi stratejileri açısından da büyük önem taşıdığını vurguluyor. EY’nin raporu, çalışan bağlılığı ve işten ayrılma oranlarına ilişkin çarpıcı veriler sunuyor:
Çalışanların %38’i, önümüzdeki 12 ay içinde işten ayrılmayı düşünebileceklerini belirtiyor.
Z ve Y kuşağının işten ayrılma oranları, baby boomers kuşağına göre 1.8 kat daha fazla.
EY Türkiye İş Gücü Danışmanlığı Lideri Ersin Yıldırım, bu konuda şu değerlendirmede bulunuyor: “GenAI teknolojisinin benimsenme hızı, yetenek yönetiminde çevik stratejiler geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Şirketlerin yetenek avantajı elde edebilmeleri için GenAI teknolojisi kadar çalışan kültürü, ödüllendirme yöntemleri ve kariyer yolları gibi alanlarda da güçlü stratejiler geliştirmesi gerekiyor.”
Yapay zekanın geleceği
KPMG ve EY’nin araştırmaları, yapay zeka kullanımının sadece bir teknoloji trendi değil, iş dünyasının temel yapı taşlarından biri haline geldiğini gösteriyor. Ancak bu dönüşüm süreci, teknoloji yatırımları kadar liderlik, eğitim ve yetenek yönetimindeki yenilikçi yaklaşımları da gerektiriyor. İş dünyası, yapay zekâya daha fazla yatırım yaparak yalnızca verimliliği artırmayı değil, aynı zamanda çalışanlarını geleceğin iş gücüne hazırlamayı da hedeflemeli.


