14 Haziran 2026
Beşyol Mahallesi 1.İnönü Caddesi 18/8 Küçükçekmece İstanbul
Turizm

Ramazan sofralarının sırrı lezzet dengesi

Hilton İstanbul Bomonti Hotel & Conference Center Executive Chef’i İ. Cihan Küçükçavdar, Ramazan sofralarını geleneksel lezzetler ve modern dokunuşlarla buluşturuyor. Hem yerel hem de uluslararası misafirlere unutulmaz bir gastronomi deneyimi sunan Küçükçavdar, lezzet ve kültürün harmanlandığı bu sofralarda, Ramazan’ın manevi atmosferini misafirlerine yaşatıyor.

Türk mutfağında Ramazan sofralarının yeri nedir? Bir otel şefi olarak, klasik Ramazan menülerine hangi dokunuşları yapıyorsunuz?

İstanbul’un en büyük oteli olarak 11 yıldır misafirlerimize dünyaca ünlü Hilton kalitesi ve konforuyla hizmet vermeye devam ediyoruz. Hilton İstanbul Bomonti’de ailelerin bir araya geldiği, manevi atmosferin ve sıcaklığın, paylaşmanın ve hoşgörünün ön planda olduğu Ramazan sofralarının, Türk mutfağında oldukça önemli bir yeri bulunuyor. Ramazan ayında sahurda hafif ve tok tutan yemekler, iftarda ise daha doyurucu ve geleneksel lezzetler ön plana çıkıyor. İftar sofralarında bir şef olarak benim de tercihim olan çorbalar, zeytinyağlılar, etli yemekler ve tatlılar Türk mutfağında daima çok özel bir yere sahip olan lezzetler. Otelimizde yer alan The Globe Restaurant’ın iftar menülerinde yer alan eşsiz lezzetlerimizi, yerel ve uluslararası mutfaklardan esintiler taşıyan modern bir dokunuşla sunuyoruz.

Geleneksel Ramazan yemeklerine modern bir yorum katarken nelere dikkat ediyorsunuz, bir lezzeti klasik ile yenilikçi arasında nasıl dengeleyebilirsiniz?

Geleneksel Ramazan yemeklerini yenilikçi bir yaklaşımla buluştururken, öncelikle klasik tariflerin özünü korumaya dikkat ediyoruz. Lezzetler arasındaki dengeyi sağlamak, geleneksel yemekleri yeni pişirme teknikleri ve sunumlarla yorumlamak yemeklere taze bir soluk kazandırıyor. Daha hafif ve sağlıklı malzeme seçimleri yaparak özgün tatlar yaratmanın yanı sıra, klasik tariflere modern dokunuşlar ekliyor, öte yandan da geleneksel yemeklerin o karakteristik ve tanıdık etkisini kaybetmiyoruz.

Son yıllarda otellerin iftar sofraları sadece konaklayan misafirlere değil, şehirde yaşayanlara da hitap eden bir deneyim sunuyor. İftar menüleri, gastronomi turizmi açısından nasıl bir değer yaratıyor, siz bu noktada nasıl ayrışıyorsunuz?

İftar sofralarında yerel tatların tanıtılması ve farklı kültürlerin bir araya gelmesi, gastronomi turizmi açısından önemli bir değer yaratıyor. Farklı tatları deneyimlemek, aynı zamanda bir kültürel keşfi de beraberinde getiriyor. Yöresel malzemelere odaklanarak sadece yemeği değil, o yemeğin ait olduğu kültürün izlerini misafirlere sunmak eşsiz bir gastronomi deneyimi yaratıyor. Biz de Avrupa’nın konferans oteli segmentindeki en büyük Hilton’u olarak, her damak tadına hitap eden zengin menü çeşitliliğimizi sunmaya ve hem kalabalık arkadaş grupları hem de şirketlere özel iftar organizasyonları için aranan adres olmaya devam ediyoruz.