Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER), 2024 yılına ilişkin sektör verilerini açıkladı. Bu kapsamda; operasyonel araç kiralama sektörü 2024’te 95,8 milyar TL’lik yeni araç yatırımı yaparak 69 bin 700 aracı filosuna katarken, sektörün aktif toplamı 280 milyar TL’yi aştı. TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Kağan Yaşa, KOBİ’lerin operasyonel kiralamayı tercih etmeleri gerektiğini, elektrikli araçların filo tercihlerinde ön plana çıkmaya başladığını ve araç kiralama şirketlerinin tüm mobilite ihtiyaçlarına cevap verdiğini söyledi.
Araç kiralama sektörünün çatı kuruluşu Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER), bağımsız araştırma şirketi NielsenIQ iş birliği ile hazırladığı, 2024 yılı sonuçlarını içeren TOKKDER Operasyonel Kiralama Sektör Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, operasyonel araç kiralama sektörü 2024 yılında 95 milyar 800 milyon TL’lik yatırımla 69 bin 700 adet yeni aracı filosuna kattı. 2024 yılı sonu itibarıyla sektörün aktif büyüklüğü 280,2 milyar TL olarak gerçekleşti. Sektörün toplam araç sayısı 2023 yılı sonuna göre %0,9 azalarak 251 bin 800 adede geriledi. Operasyonel kiralama sektörü 2024 yılında da ekonomiye önemli oranda vergi girdisi sağlamaya devam etti. Sektörün 2024’te ödediği vergi tutarı toplamda 50 milyar TL’yi buldu.
Kiralanan araçların %9,6’sı hibrit ya da elektrikli
Rapora göre, Renault %18,2 pay ile Türkiye operasyonel araç kiralama sektörünün en çok tercih edilen markası olmayı sürdürdü. Renault’yu 69 BİN 700 ADET YENİ ARAÇ ALIMI KİRALANAN ARAÇLARIN %9,6’SI HİBRİT YA DA ELEKTRİKLİ %16,7’le Fiat, %9,7 ile Toyota, %9,2 ile Volkswagen ve %8,9’la Ford takip etti. Sektörün araç parkının %47,2’si kompakt sınıf araçlardan oluşurken, küçük sınıf araçlar %30,6 ve üst-orta sınıf araçlar %10,1 pay aldı. 2018 yılı sonunda operasyonel araç kiralama sektörünün filosundaki hafif ticari araçların %2,9 olan payı ise 2024 yılı sonunda %7,4’e yükseldi. Diğer yandan, sektörün araç parkında yer alan hibrit ve elektrikli araçların payının artmaya devam etmesi de dikkat çekti. Buna göre, sektörün araç parkının %31,8’lik bölümünü dizel yakıtlı araçlar oluştururken, benzinli araçların payı %58,5’e, hibrit ve elektrikli araçların payı ise %9,6’ya yükseldi.
Kiralamada da ilk tercih hala sedan
TOKKDER raporunda yer alan dikkat çekici verilerden bir diğeri ise, operasyonel araç kiralama sektöründeki gövde tipine göre araç tercih sıralamasında sedan birinciliğinin devam etmesi oldu. Bu kapsamda, sedan gövde tipine sahip araçlar %46,6 ile birinci sırada, hatchback gövde tipine sahip araçlar ise %24,3 ile ikinci sırada yer aldı. SUV araçlar ise %19,9 ile üçüncü sırada yer aldı. SUV gövde tipindeki araçlarda 2023 yılı sonuna göre %23’lük bir artış dikkat çekti. Bu araçları %0,9 ile station wagon gövde tipine sahip araçlar takip etti. Sektörün toplam araç parkının %81,7’sini otomatik vitese sahip araçlar oluştururken, manuel vitesli araçların payı ise %18,3 olarak gerçekleşti.
Operasyonel araç kiralama, işletmelere birçok faydayı bir arada sunuyor
2024 yılı sonuçlarını değerlendiren TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Kağan Yaşa, “Operasyonel araç kiralamaya talep olmasına rağmen, enflasyondaki artışla beraber kira fiyatlarının artması ve finansman kaynaklarına erişimdeki engeller sebebiyle büyüme beklentinin altında kaldı. Etkileri sürmekte olan ülke ekonomimizdeki bozulma, ticari hayatı maalesef olumsuz yönde etkiledi. Elbette operasyonel kiralama sektörü de tüm sektörlerde olduğu üzere bu olumsuzluktan nasibini aldı. Özellikle, artan kredi faizleri, düşen büyüme hızı ancak buna rağmen yükselen enflasyon, şirketleri zorunlu olarak tasarruf etmeye yönlendirdi. Bu gelişmeler karşısında operasyonel kiralama sektörü bir miktar küçüldü. 2018 yılı sonunda 328 bin adetlik filo büyüklüğüne sahip olan sektörümüz, 2024 yılı sonunda 252 bine düştü. Sektörümüz ne kadar az operasyonel riske maruz kalırsa büyümesi de o kadar sürdürülebilir olacaktır. 30 Kasım 2024 tarihli ve 32738 Sayılı Resmî Gazetede yayınlanan “Dahiliye Memurları Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile, araç kiralama işletmelerine, kiralanan araçlarda GPS cihazı (küresel uydu navigasyon sistemi) bulundurarak, araçlara ait konum bilgisine ilişkin kayıtları üç yıl saklama zorunluluğu getirilmiştir. Kanunda ayrıca “genel kolluk kuvvetleri tarafından tutulan verilerden şahısların devam eden aktif araç kiralamasının olup olmadığı bilgisi araç kiralama faaliyeti yürüten gerçek ve tüzel kişilere ait işletmelerle paylaşılır.” hükmü de yer almaktadır. Kanundaki “Kiralanan araçlarda GPS cihazı bulundurma zorunluluğu” hükmünün, kanun Resmi Gazete’de yayınlanmadan önce, kanundan çıkarılması konusunda TOKKDER olarak girişimde bulunmuştuk. Ancak bu talebimizin karşılık bulmadığı görülmektedir. Diğer taraftan Aralık ayında kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtlar için Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi Uygulama Genel Tebliği kapsamında 31 Ocak 2025 tarihine kadar Taşıt Tanıma Birimi (TTB) başvurularının yapılması, 30 Nisan 2025 tarihine kadar ise montaj işlemlerinin tamamlanması zorunluluğu getirilmiştir. Sektörümüzü etkileyen dinamikler için uzun vadeli planlamaya ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Ani ve sık yapılan bu tür değişiklikler, f ilosunda yüksek sayıda aracı olan şirketlerin ve araç kiralama firmalarının mali yapılarını ve işleyişlerini olumsuz etkileyebiliyor. TOKKDER görüş ve önerileri çerçevesinde yapılacak düzenlemelerin sektörümüzün hizmet standartlarını yukarı çekerek müşteri memnuniyetini daha da artıracağını düşünüyoruz.” açıklamasında bulundu.

Operasyonel araç kiralamanın sadece bir araç edinme yöntemi değil, aksine A’dan Z’ye tam bir hizmet paketi olduğunun altını çizen Yaşa, şöyle devam etti: “İhtiyaç duyduğu aracı satın almak yerine kiralama yöntemiyle edinmeyi tercih eden işletmeler, bu paketin sunduğu tüm avantajlardan faydalanmanın yanı sıra, öz mal bir araç sahibi olmanın risklerinden tamamen korunaklı hale geliyor. Araç satın almak, şirketler için yüksek yatırımı ve araç yönetiminde verimsizlik potansiyelini de beraberinde getiriyor. Günümüzde kaynaklar, mevcut koşullar nedeniyle, sınırlı hale geldi. Bu sebeple, kaynakları mümkün olduğunca verimli kullanmak sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıyor. Kaynaklarını verimli kullanmak isteyen şirketler, ticari faaliyetlerinde ihtiyaç duydukları araçları temin etmek için satın alma alternatifi yerine artan oranda operasyonel kiralamayı tercih ediyor. Bu sayede öz kaynaklarını ve kredi limitlerini ana faaliyet alanlarında değerlendirme imkanı bulurken araç sahipliğinden kaynaklanan birçok maliyet kalemini ve riski de bertaraf etme imkanı elde etmiş oluyorlar. Sağlıklı analiz yapan her şirketin kiralamayı tercih etmesi lazım. Kiralama dünyada da büyüyor, bizde de büyümeye devam edecektir. Şirketlerin araç parkı dikkate alındığında, kiralamanın büyümesi konusunda yüksek potansiyeli görebiliyoruz.”
Filolarda elektrikli araçlara artık çok daha fazla yer veriliyor
Elektrikli araç talepleri devam ederken bu sürecin şirket araçlarına nasıl yansıdığına da değinen Yaşa, “İklim değişikliği ile mücadele ve enerji tasarrufu politikaları ile paralel olarak araç kiralama sektörünün filosundaki düşük emisyonlu araç sayısı günden güne artıyor. 2024 yılı TOKKDER Operasyonel Kiralama Sektör Raporu verilerine göre, operasyonel araç kiralama sektörünün araç parkında yer alan hibrit ve elektrikli araçların payı %9,6’ya erişti. Avrupa’dakine benzer çevreci akımlar ülkemizde de oluşmaya başladı. Filolarda küresel akımlara paralel olarak elektrikli araçlara artık çok daha fazla yer veriliyor. Türkiye mobilite ekosistemi, artan altyapısı ve yeni ürünler ile elektrifikasyona hızla hazırlanıyor. Yerli elektrikli otomobilimiz Togg’un yollara çıkması, lityum iyon pil üretimi için yapılan yatırımlar ve hızlı şarj istasyonu bulunan konumların sayısının günden güne yaygınlaşması bu yolda atılan önemli adımlar. Ülkemizde elektrikli otomobillerin kullanımının yaygınlaşmasında Togg’un önemli bir rolü olacağı yadsınamaz bir gerçek.” dedi.
Araç kiralama şirketleri müşterilerinin mobilite ile ilgili her türlü ihtiyacına çözüm üretiyor
Elektrikli araçlarda bakım süreci, maliyet ve ikinci el süreci herkesin çekindiği hususlarken, sektör olarak bu konularda geliştirdikleri çözümleri anlatan Yaşa, kiralama yöntemi sayesinde her ölçekte işletmenin, elektrikli araçları, başlangıç maliyeti ve ikinci el fiyat belirsizlik riski olmaksızın, makul aylık kira ödemeleri ile edinme imkanına kavuştuğunu aktardı. Çevre dostu teknolojilerin daha fazla ön plana çıktığını ve devletlerin de sağladığı destekle tercih unsuru olduğunu vurgulayan Yaşa, “Hızlı şarj istasyonlarının yaygınlaşması ve batarya teknolojisindeki gelişmelere bağlı olarak sürüş menzillerinin artması ile birlikte çevre dostu elektrikli araçların kullanımı günden güne artarken otonom araç teknolojisi de hızla gelişiyor. Araç kiralama şirketleri ise artık sadece araç temin eden kuruluşlar olmaktan çıkıp müşterilerinin mobilite ile ilgili her türlü ihtiyacına çözüm üreten bir yapıya geçiyorlar. Teknoloji ise bu sürecin her aşamasında yer alarak hem araç kiralama şirketlerine hem de müşterilerine büyük kolaylık sağlıyor. Ülkemizde araç kiralama sektörü küresel gelişmeleri çok yakından takip ediyor ve hizmetlerini bu yönde geliştirmek için adımlar atıyor.” ifadelerini kullandı.
KOBİ’ler de operasyonel kiralama yöntemini tercih etmeli
Türkiye’de uzun dönem şirket aracı/filo kiralama oranları dünya ortalamasının altındayken, ülkemizde bu kadar avantajlı bir sistemin tercih edilmeme nedenlerine değinen Yaşa, açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Operasyonel araç kiralama sektörünün miladını 2003 yılı olarak kabul edersek 22 yıllık yeni ve olgunlaşmamış bir sektörden bahsetmekteyiz.22 yılda operasyonel araç kiralama yöntemini tercih edenler genellikle uluslararası ve yerel büyük şirketler olurken, orta ve küçük ölçekli şirketlerde henüz farkındalık düzeyinin arzu ettiğimiz seviyede olduğunu söyleyemeyiz. Anadolu’da ve küçük şehirlerde sektörümüzü ve yarattığı avantajları tamamen tanımayan çok sayıda şirket var. Bulunduğumuz nokta kötü değil ancak daha ilerlenebilecek çok yolumuz olduğunu düşünüyorum. Sektörümüzün büyüklüğünü olması gereken noktaya taşımak için, operasyonel kiralamanın faydalarını anlatarak uluslararası ve büyük ölçekli yerel şirketlerin yanı sıra KOBİ’lerin de şirket araçlarının finansmanında artan oranda operasyonel kiralama yöntemini tercih etmesini sağlamamız gerekiyor.
Operasyonel araç kiralama sektörü işletmelere ve hatta bireylere birçok faydayı bir arada sunuyor. Sektör, araçları daha uygun maliyetlerle sağlıyor; hasar yönetimi, bakım, kış lastiği gibi pek çok unsuru yöneterek maliyet avantajını müşterilerine yansıtıyor. Araç satın almak, şirketler için yüksek yatırımı ve araç yönetiminde verimsizlik potansiyelini beraberinde getiriyor. Bunların yanı sıra, satın almayı tercih eden şirketler sahipliğin risklerini de almak durumunda kalıyor.
Kiralamayı tercih eden tüketici sadece ihtiyaç duyduğu süre kadar aracı kullanma ve kullandığı süre için bedelini ödeme imkanına sahip oluyor. “Sahiplik yerine kullanım” ana akımı önümüzdeki dönemde artarak devam edecek. Bireylerin ve kurumların ihtiyaçları kadar kullanımına imkan tanıyan modellere, dolayısıyla kiralama ve araç paylaşımına daha fazla yöneleceklerini öngörüyorum.”


