TURYİD Başkanı Kaya Demirer, artan gıda güvenliği ihlallerinin yalnızca işletmeleri değil, Türkiye’nin turizm marka değerini de zedelediğini belirterek; sektörün güvenilir, sürdürülebilir ve şeffaf bir yapıya kavuşması için eğitimden denetime kapsamlı bir dönüşüm başlattıklarını vurguluyor.
Son dönemde artan gıda zehirlenmeleri ve hijyen ihlalleri, sektörde güven kaybına yol açıyor. TURYİD olarak gıda güvenliğini sağlamak ve sektör standartlarını yükseltmek için yürüttüğünüz çalışmalar nelerdir?
Son dönemde artan gıda zehirlenmeleri ve hijyen ihlalleri, sektörde ciddi bir güven kaybına yol açıyor. TURYİD olarak temel önceliğimiz, sıfır tolerans prensibiyle gıda güvenliği ve hijyen standartlarının uygulanması. Derneğimiz çatısı altındaki tüm işletmeler; yasalara tam uyum, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilirlik kriterleri doğrultusunda düzenli olarak denetleniyor.
Bu kapsamda son dönemde çeşitli iş birlikleri ve eğitim programları başlattık. Sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren “Güvenilir Eller” online gıda güvenliği eğitim projesi bunların başında geliyor. Üyelerimizin mutfak ekiplerinin eğitime katılımını teşvik ediyor, ilk aşamada 2 bin çalışanımızın programı tamamlamasını hedefliyoruz. Orta vadede ise tüm mutfak personelinin bu eğitimi almadan göreve başlamamasını standart hâline getirmeyi planlıyoruz.
Gıda güvenliğini yalnızca hijyen ekseninde değil; iklim krizi, tarımsal sürdürülebilirlik ve tedarik zinciri bütünlüğüyle birlikte ele alınması gereken çok katmanlı bir konu olarak görüyoruz. 8 Ekim’de düzenlediğimiz 5. Global GastroEkonomi Zirvesi de bunu doğruladı. Zirvede “Yarın neyi yiyeceğiz değil, neyi yetiştirebileceğiz?” sorusuyla iklim krizinin sofralara etkisini gündeme taşıdık. Türkiye’nin son 25 yılda 2,23°C ısınması, su kıtlığı, üretim kayıpları ve maliyet artışları, gıda güvenliğini tehdit eden yeni bir dönemi işaret ediyor. Bu nedenle üyelerimizi yalnızca mutfak hijyeni konusunda değil; ham madde sürdürülebilirliği, izlenebilirlik ve tedarik zinciri şeffaflığı konularında da uluslararası standartlara uygun çalışmaya teşvik ediyoruz.
Gıda güvenliği sorunlarının turizm deneyimi üzerindeki risklerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Ziyaretçilere güvenli gastronomi deneyimi sunmak için dernek olarak hangi stratejik adımları öneriyorsunuz?
Gastronomi bugün sadece bir keyif alanı değil; milyarlarca dolarlık bir ekonomi ve ülkelerin küresel imajını belirleyen stratejik bir sektör. Türkiye, 900 milyar TL’lik hacmi ve 2 milyon çalışanı ile bu alanda güçlü bir konuma sahip. TURYİD çatısı altındaki 350 marka, 3 binden fazla şube ve 150 binden fazla çalışanla yılda 200 milyondan fazla ziyaretçiye hizmet veriyor. Dolayısıyla yaşanan bir gıda güvenliği ihlali, sadece bir işletmeye değil, doğrudan Türkiye’nin turizm marka değerine zarar veriyor. Çünkü gastronomi turistinin deneyimi; ürünün kaynağından tabağa, mekân kültüründen sürdürülebilirlik politikalarına kadar bütünsel bir değerlendirme içeriyor.
Bu nedenle TURYİD olarak sektörün güvenli, sürdürülebilir ve şeffaf bir yapıya kavuşması için eğitim, denetim ve politika geliştirme çalışmalarına devam ediyoruz. Gıda güvenliği eğitimlerinin yaygınlaşması, tedarik zincirinin izlenebilirliği, hijyenin kurum kültürü hâline gelmesi ve iklim dostu mutfak uygulamalarının benimsenmesi bu stratejinin temel taşları. Türkiye’nin gastronomi mirasının dünyada doğru anlatılması ve gastroekonominin ulusal bir stratejiye dönüşmesi de bu yaklaşımın önemli bir parçası.


