Orta Doğu’da artan gerilim, enerji arzını sıkıştırırken petrol fiyatlarını zirveye taşıdı. Aynı süreçte altın, faiz baskısı ve güvenli liman talebi arasında dalgalı bir seyir izliyor. Küresel piyasalarda yönü artık jeopolitik riskler ve merkez bankalarının politikaları belirliyor.
Küresel piyasalarda jeopolitik gelişmelerin etkisi derinleşirken, petrol ve altın fiyatları farklı dinamiklerle yön buluyor. ABD’nin İran’a yönelik uzun süreli bir deniz ablukasına hazırlandığına dair sinyaller ve nükleer müzakerelerde yaşanan tıkanma, enerji arzına yönelik endişeleri artırarak petrol fiyatlarını yukarı taşıdı. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2’ye yakın artışla 120 dolar seviyesini aşarak 2022’den bu yana en yüksek seviyelerine ulaştı. ABD ham petrolü (WTI) ise 107 doların üzerine çıktı.
Petrol fiyatlarındaki yükselişte, Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatın ciddi şekilde kısıtlanması belirleyici oldu. Küresel arzın önemli bir bölümünü taşıyan bu kritik geçitte akışın neredeyse durma noktasına gelmesi, piyasada arz şokunu derinleştirdi. Analistler, İran’ın ihracat kapasitesinin sınırlanması ve depolama imkanlarının dar olması nedeniyle, ablukanın sürmesi halinde petrol piyasasında sıkışıklığın daha da artabileceğine dikkat çekiyor.
Arz Sıkışıklığı Petrolü Yukarı Taşıyor
Petrol tarafında yaşanan bu sert yükseliş, sadece kısa vadeli bir fiyat hareketi olarak görülmüyor. ABD’nin İran politikası ve bölgedeki askeri tansiyon, arz tarafında kalıcı riskler yaratıyor. Öte yandan Birleşik Arap Emirlikleri’nin üretim artışı beklentisi, piyasayı dengelemekten ziyade orta vadeye yayılan sınırlı bir etki yaratacak gibi görünüyor. Bu tablo, enerji fiyatlarında yüksek seyrin bir süre daha korunabileceğine işaret ediyor.
Altında Fed Baskısı ve Güvenli Liman Dengesi
Altın cephesinde ise farklı bir hikâye öne çıkıyor. ABD Merkez Bankası’nın faizleri sabit tutmasına rağmen, politika yapıcılar arasındaki görüş ayrılıklarının belirginleşmesi piyasada yeni bir belirsizlik yarattı. Fed içinde şahin kanadın güçlenmesi ve faiz artırımı ihtimalinin yeniden gündeme gelmesi, faiz getirisi olmayan altın üzerinde baskı oluşturdu.
Bu gelişmelerle birlikte altın, son üç seansta yaşadığı yüzde 3’ün üzerindeki düşüşün ardından tepki alımlarıyla toparlanarak ons başına 4.580 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Ancak ABD tahvil getirilerindeki sert yükseliş, altının yukarı yönlü hareketini sınırlayan temel faktör olmaya devam ediyor.
Buna karşın jeopolitik risklerin artması, altına olan güvenli liman talebini canlı tutuyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre merkez bankalarının rezervlerini artırmaya devam etmesi, fiyatlardaki geri çekilmeleri alım fırsatına dönüştüren önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.
Küresel Piyasalarda İki Ayrı Hikâye
Petrol ve altın piyasaları, aynı jeopolitik zeminden beslenmesine rağmen farklı yönlerde hareket ediyor. Petrol, doğrudan arz kesintilerinden etkilenerek yükselirken; altın, hem güvenli liman talebi hem de faiz politikalarının baskısı arasında daha dengeli ve dalgalı bir görünüm sergiliyor.
Önümüzdeki süreçte ABD-İran hattındaki gelişmeler, Hürmüz Boğazı’ndaki akış ve Fed’in faiz politikası, hem enerji hem de emtia piyasalarının yönünü belirleyen temel başlıklar olmaya devam edecek.


