Smart Güneş Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı Halil Demirdağ, küresel enerji ekosisteminde yaşanan dönüşümün merkezinde elektrifikasyonun yer aldığını belirterek, güneş enerjisinin bu dönüşümün en güçlü destekçisi haline geldiğini vurguladı. Artan elektrik talebi, enerji arz güvenliği ve net sıfır hedeflerinin, temiz ve yerli enerji kaynaklarını stratejik açıdan kritik bir konuma taşıdığını ifade etti.
Demirdağ, Uluslararası Enerji Ajansı tarafından yayımlanan Electricity 2026 raporuna dikkat çekerek, küresel enerji dengelerinin güçlü bir şekilde elektri kasyon eksenine kaydığını söyledi. 2026 2030 döneminde elektrik talebinde yapısal ve güçlü bir artış beklendiğini belirten Demirdağ, önümüzdeki beş yılda yıllık talep artışının son on yıl ortalamasının yaklaşık yüzde 50 üzerinde gerçekleşeceğini aktardı
“Küresel ekonomide Elektrik çağı başladı”
Elektrik tüketiminin artık toplam enerji talebinden 2,5 kat daha hızlı büyüdüğünü ifade eden Demirdağ, “Bu durum, elektriğin diğer enerji türlerinden net bir şekilde ayrıştığını ortaya koyuyor” dedi. Sanayi üretimindeki artış, elektrikli araçların yaygınlaşması, iklimlendirme ihtiyacındaki yükseliş ve veri merkezlerinin büyümesinin bu talebi tetiklediğini belirtti.
“Güneş enerjisi liderliğini güçlendiriyor”
Küresel ölçekte elektrik talebinin ekonomik büyümenin önüne geçtiğine dikkat çeken Demirdağ, gelişmekte olan ülkelerin talep artışında başı çektiğini, gelişmiş ülkelerde ise uzun yıllar süren durgunluğun ardından yeniden yükseliş yaşandığını söyledi. Yapay zeka ve dijitalleşmenin etkisiyle “her şeyin elektri kasyonu” sürecinin hız kazandığını belirten Demirdağ, bu tablonun temiz enerji kaynaklarına olan ihtiyacı daha da artırdığını ifade etti. 2030 yılına kadar küresel yenilenebilir enerji kurulu gücünün 4.600 GW artarak iki katına çıkmasının beklendiğini kaydeden Demirdağ, bu büyümenin yaklaşık yüzde 80’inin güneş enerjisinden geleceğini belirtti.
“Türkiye’de güneş enerjisi stratejik konumda”
Türkiye’de de benzer bir dönüşüm yaşandığını vurgulayan Demirdağ, son 10 yılda elektrik talebinin 264 milyar kWh’den 354 milyar kWh seviyesine yükseldiğini söyledi. Aynı dönemde yenilenebilir enerji üretiminin 84 milyar kWh’den 146 milyar kWh’ye çıktığını belirtti. Güneş enerjisinin bu süreçte sıfıra yakın bir noktadan hızla büyüyerek enerji denkleminde güçlü bir oyuncu haline geldiğini ifade eden Demirdağ, “Güneş, 2025 yılında 25.109 MW kurulu güç ile toplam kapasitenin yüzde 21’ini oluşturdu. Üretimde ise 37,5 milyar kWh ile yenilenebilir kaynakların dörtte birinden fazlasını güneş karşılıyor.” dedi. Türkiye’nin 2035 yılı elektrik talebinin 511 milyar kWh seviyesine ulaşmasının beklendiğini hatırlatan Demirdağ, bu artışın yerli ve temiz kaynaklarla karşılanmasının ekonomik sürdürülebilirlik ve enerji bağımsızlığı açısından kritik olduğunu vurguladı. Güneş enerjisi kurulu gücünün 2035’e kadar yaklaşık 53 bin MW seviyesine çıkarılmasının hedeendiğini de sözlerine ekledi.
“Entegre Üretimle Güçlü Büyüme”
Smart Güneş Teknolojileri’nin yatırımlarını “değer mühendisliği” vizyonuyla sürdürdüğünü belirten Demirdağ, şirketin entegre üretim yapısını güçlendirdiğini ifade etti. 2024 yılında yerli hücre üretiminin devreye alındığını, 2025 yılında ise yıllık 1.500 MW kapasiteli wafer üretim hattının faaliyete geçtiğini söyledi. 2026 yılı hedeerine de değinen Demirdağ, mevcut 800 MW’lık hücre üretim kapasitesinin 2.200 MW’a çıkarılmasının planlandığını belirterek, bu artışın hem ölçek büyümesi hem de teknolojik yetkinlik açısından önemli olduğunu ifade etti. 2025 yılı içerisinde 500 milyon doların üzerinde yeni iş ilişkisi açıkladıklarını kaydeden Demirdağ, bu anlaşmaların büyük bölümünün yerli hücre teknolojisiyle üretilen yüksek verimli panelleri kapsadığını söyledi.
“Niğde bor GES ile yeni dönem”
Şirketin en büyük yatırımlarından biri olan 130 MWm kapasiteli Niğde Bor GES projesinde ticari üretime başlandığını açıklayan Demirdağ, projenin düzenli gelir üretimi ve kaynak çeşitliliği ile şirketin nansal yapısına katkı sağlayacağını belirtti.
“Sürdürülebilir gelecek için kararlıyız”
Demirdağ, sürdürülebilirliği tüm stratejik kararlarının merkezine aldıklarını vurgulayarak, “Türkiye’nin enerji bağımsızlığına katkı sunarken, küresel yeşil dönüşümde rekabetçi ve yenilikçi bir oyuncu olmayı sürdüreceğiz” dedi. Teknoloji odaklı üretim, ihracat gücü ve nitelikli insan kaynağıyla hem çevresel hem de ekonomik değer üretmeye devam edeceklerini ifade eden Demirdağ, gelecek nesiller için daha temiz ve yaşanabilir bir dünya hedeyle yatırımlarını kararlılıkla sürdüreceklerini sözlerine ekledi.


