18 Mayıs 2026
Beşyol Mahallesi 1.İnönü Caddesi 18/8 Küçükçekmece İstanbul
Ekonomi Son Dakika

Kurumlar Vergisi Teklifine Sektörden Temkinli Yaklaşım

5 Mayıs 2026 tarihinde TBMM’ye sunulan kanun teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dışyönder Başkanı Dr. Hakan Çınar, imalatçıların doğrudan ihracattan elde ettiği kazançlara yönelik kurumlar vergisi oranının yüzde 9’a düşürülmesinin maliyet rekabeti açısından olumlu bir adım olduğunu ancak tek başına yeterli olmayacağını ifade etti.

Çınar, ihracatçıların daha güçlü bir rekabet avantajı elde edebilmesi için çok daha kapsamlı iyileştirmelere ihtiyaç duyulduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü; “Küresel rekabette bu düzenleme elbette ihracatçılara fayda sağlayacaktır. Ancak yalnızca Kurumlar Vergisi ile sağlanan bu iyileşme, bugün ihracatçılarımızın içinde olduğu sıkıntıdan kurtulmaları için yeterli değil. Doğrudan maliyet unsuru olan ücretlerden alınan gelir vergisi ve SGK gibi kalemlerde de çok ciddi iyileşmeler sağlanması zaruri. Kurumlar vergisi firmalar kâr elde edebildikleri sürece önemli ama unutmamak gerekir ki, işletmlerin evvela kâr elde edebilir hale gelmesini sağlamak gerekiyor. Kur etkisi ihracatçılar için halen önemli bir unsur oluşturmaya devam ediyor. Yüksek işçilik giderleri ile bilhassa emek yoğun sektörlerde rekabet, halen kurun etkisi alında ve gün geçtikçe de etkisi yükseliyor. Türk şirketlerinin üretimi farklı ülkelere taşımasına yönelik konuları tartışırken, Autoliv gibi ülkemizde yüksek istihdam sağlayan bazı yabancı sermayeli firmaların da çıkma kararı daha fazla endişe uyandırıyor. Otomotiv sektörü gibi yüksek katma değerli sektörlerde dahi bunun oluyor olması, ihracatçıların yaşadıkları rekabet sıkıntısını ortaya koymak için yeterli olsa gerek. Dolayısı ile maliyetlerin düşürülmesi yönünde kurumlar vergisi iyileştirmelerinden çok daha fazlasının olması gerektiğinin artık farkına varılması gerek.”

Transit ticarette sağlanan sıfır vergi imkânının önemli bir gelişme olduğunu ancak sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Çınar, sözlerine şöyle devam etti:

Transit ticarette sağlanan avantaj da yeterli değil

“ Transit ticarete yönelik getirilecek olan %95’lik, İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik uygulanacak olan %100’lük kurumlar vergisi istisna oranları elbette gayet pozitif bir gelişme ve bilhassa yabancı yatırımcıların ilgisini arttıracaktır. Ancak bu kararın yalnızca transit ticaret kapsamında yurt dışından satın alınan malların yurt içine sokulmadan bir başka ülkeye satışları ile sınırlı tutulmaması daha doğru olurdu. Türkiye üzerinden geçirilecek olan transit ticaret işlemlerini de bu kapsama almak ve Türkiye üzerinden işlemlerin yürütülmesi, lojistik sektörüne ve ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır.

Üretici olmayan ihracatçılar ile ihracata hizmet veren tüm işletmeler bu kapsamda yer almalı

Konuya ilişkin olarak açıklamalarını sürdüren Dr.Hakan Çınar son olarak: “Kurumlar vergirisi avantajını yalnızca üretim yapan firmalarla sınırlı tutmamak gerekiyor. Aracı ihracatçılar ile hizmet sektöründe yer alan lojistik ve gümrük müşavirliği hizmeti veren firmaların da bu kapsama alınması, topyekün bir ihracat hamlesine dönüşür ve maliyet avantajları sağlar. Örneğin ben de gümrük müşaviriyim ve sadece dış ticaretçilere hizmet veriyorum, ihracatçıdan farklı değerlendirilmemem gerekiyor. Umuyorum Kanun yapıcılar bu hususları da göz önünde bulundururlar.” diyerek sözlerini noktaladı.