Hizmetix Blog makale Tedarik Zincirinde Dağıtım Merkezleri
makale Son Dakika

Tedarik Zincirinde Dağıtım Merkezleri

Geçmişte lojistik sektörü dediğimiz zaman önce taşıma, sonra depolama iş kolları akla gelmekteydi. Son 15 yıldır lojistiği, toplam tedarik sürecinin yönetimi olarak tanımlayabiliyoruz. Bu tanımlama da kadınların tedarik zinciri süreci içinde çalışmasının, dolayısıyla lojistik hizmetlerde yer almasının kapısını aralamıştır.

Öncelikle ofis çalışmalarında tedarik zinciri uzmanı, planlama sorumlusu, operasyon yöneticisi, satın alma uzmanı, forwarder olarak ihracat ve ithalat uzmanı kadrolarında nakliye işleri ile ilgili görev yapabilmektedirler.

Depolama operasyonları içinde depo yöneticisi, vardiya amiri, kalite kontrol, bilgi işlem uzmanı, stok sorumlusu, iş güvenliği uzmanı, katma değerli işler operatörleri gibi, depoların ofis kısmında yer almaktadırlar. Depolarda kullanılan makinaların kendiliğinden hareketli, güç gerektirmeyen özellikte olması nedeniyle, operasyonda da kadınlar görev yapmaya başlamışlardır.

Dışarıdan bakıldığında kadınların lojistik sektöründe yeterli sayıda olmamasının nedenleri arasında sektörün “erkek işi” olarak görülmesi algısı, gece vardiyası çekincesi, beden çalışmasının gerektiği ve fiziksel güç önyargısı, iş güvenliği kaygısı ve kariyer görünürlüğünün düşük olması sayılabilir.

Kadınların erkek çalışanlara göre bazı üstün özellikleri bulunmaktadır. Öğrenme hızları yüksektir, detaylara hâkim olmak ve sürecin takibi konusunda daha dikkatli çalışmaktadırlar. İşyeri kurallarına uyum ve planlama takibinde daha başarılıdırlar. İletişim konusunda daha başarılı olup kriz sırasında daha hızlı müdahale edebilmektedirler. İçinde bulundukları ekipte uyum ve koordinasyonları daha düzgündür. İş güvenliğine olan dikkatleri ve olası riskleri ön görme yetkinlikler fazladır.

Geçmişten gelen ancak yavaş yavaş değişmekte olan negatif faktörler de söz konusudur. Lojistik gibi zaman zaman 24 saat, 7 gün çalışması gereken bir iş kolunda gece çalışması algısı söz konusudur. Fiziksel güç kullanımı gerektiren zamanlarda yetersiz kalacaklarını düşünmektedirler. Depolarda otomasyon kullanımının yaygınlaşması bu korkuyu değiştirmektedir. Sektörde erkek egemen ve erkek yoğun çalışmaların olması bir ön fikir olarak yer almaktadır. Endişe yaratmaktadır. Depolarda yeterli ve düzgün soyunma alanlarının olmaması kadınları bu konuda endişelendirmektedir.

Otomasyonların artması, robotların kullanılması, forklift ve ekipmanların elektrikli ve kolay yönetilebilir olması fiziksel güç ihtiyacını azaltmakta ve kadınların lojistik sektöründe çalışma koşullarını iyileştirmektedir.

Depolar büyümektedir. Büyüyen depolarda otomasyon artmakta hatta zorunlu hale gelmektedir. Fiziksel bariyer azalmakta, ergonomi kullanımı kolay ekipmanlar seçilmekte, depo içi ürün hareketleri bantlar, robotlar ile sağlanmakta, aydınlatma sistemleri büyütülmekte ve güvenlik, kamera sistemleri önem kazanmaktadır.

Esnek vardiya planlaması yapılabilmekte, gece çalışması isteğe bağlanmakta, rahat servis imkanları sağlanmakta hatta nüfus yoğun tesislerde çocuklar için kreş olanakları sağlanmaktadır. Güvenlik ve kamera kontrollü sıfır toleranslı taciz politikası, şeffaf terfi kriterleri, eşit işe eşit ücret politikası, eğitim olanakları verilmesi talebi arttıracaktır.

Uluslararası müşterilerin talebi ve beklentisi, çalışan bağımlılığının artması, yabancı şirketlerin daha istekli olması kadınların oranının artmasında etkili olacaktır. Sektör dernekleri de kendi içlerinde kadın istihdamını arttıracak çalışmalar yapmalı ve bu amaçla çalışacak komiteler kurmalıdır. Dernek üyeleri de her yıl kadın çalışan oranlarının artmasını iş hedefleri arasında koymaya teşvik edilmelidir.

Atilla Yıldıztekin

0 532 215 6818

atilla@yildiztekin.com

Exit mobile version