13 Mart 2026
Beşyol Mahallesi 1.İnönü Caddesi 18/8 Küçükçekmece İstanbul
Son Dakika Turizm

TÜRSAB, Yabancı OTA’lara Karşı Haksız Rekabet Davası Açtı

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), Türkiye’de kayıt dışı olarak turizm alanında satış, pazarlama, tanıtım ve rezervasyon faaliyeti gösteren yurtdışı merkezli portalların, seyahat acentalarına karşı haksız rekabete neden olan uygulamalarına son vermek amacıyla harekete geçti. TÜRSAB, başlattığı hukuki mücadele kapsamında ilgili 10 web sitesine erişim engeli getirilmesi talebiyle dava açtı.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği, Türkiye’de faaliyet gösterdiği halde vergi mükellefiyeti tesis etmeyen, idari denetim ve yaptırımlara tabi olmayan, Türkiye Cumhuriyeti Makamlarınca denetlenemeyen ve 1618 Sayılı Kanun kapsamında seyahat acentalarına münhasır olarak tanımlanan satış, pazarlama, tanıtım ve rezervasyon hizmetlerini sunan seyahat portallarına erişim engeli getirilmesi amacıyla dava açtı.

TÜRSAB tarafından konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada; işletme belgesiz faaliyet gösteren, vergi vermeyen ve sahip oldukları pazar hakimiyeti ile kuralsız ve denetimsiz bir şekilde turizm pazarını kontrol eden portalların seyahat acentaları nezdinde yarattığı haksız rekabetin önüne geçilmesi için dava sürecinin başlatıldığı belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“1618 Sayılı Kanun uyarınca Türkiye’de satış, pazarlama, tanıtım ve rezervasyon hizmetlerini yürütme yetkisi TÜRSAB üyesi seyahat acentalarına münhasır bir haktır. Türkiye’de herhangi bir şirket kuruluşu gerçekleştirmeden, kayıt dışı olarak pazar hakimiyeti ile herhangi bir kurala tabi olmadan belgesiz, vergisiz ve denetimsiz biçimde faaliyet gösteren küresel satış, pazarlama, tanıtım ve rezervasyon portalları, tüketicilere kolaylık sağladığı aldatmacasıyla pazarı kontrol etmekte ve tüketicilerin hak arayabileceği hukuki muhatap dahi bulundurmamaktadır. Bu portallar hiçbir düzenlemeye tabi olmayarak bu alanda münhasır yetkiye sahip, sorumluluk ve yükümlülükler altındaki seyahat acentalarına karşı da haksız rekabet fiilini işlemektedir. Bu sebeple, TÜRSAB olarak; seyahat acentalarına karşı oluşturulan haksız rekabetin önüne geçilmesini sağlamak, devlet makamlarımızın denetiminden muaf olarak gerçekleştirilen hukuka aykırı faaliyetleri önlemek ve temsil ettiğimiz seyahat acentalarının haklarını korumak amacıyla söz konusu portallara erişim engeli getirilmesi talebiyle dava açmış bulunmaktayız. Açılan bu dava ile aynı zamanda söz konusu portallardan kaynaklı tüketici mağduriyetlerinin de önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Hukuki mücadelemiz turizm ekonomisinde kayıt dışı olan tüm yapılara karşı büyüklüğüne ve gücüne bakılmaksızın kararlılıkla sürdürülecektir.”

TÜRSAB Tarafından Erişim Engeli Talep Edilen Seyahat Portalları:

  • AIRBNB
  • EXPEDIA
  • GETYOURGUIDE
  • VIATOR
  • ISANGO
  • TOURSBYLOCALS
  • AGODA
  • TRIP.COM
  • HOTELS.COM
  • MUSEMENT
  •  

“BU YAPILARI TÜRKİYE’NİN SİSTEMİNE DOĞRU ŞEKİLDE ENTEGRE ETMELİYİZ”

Müberra Eresin

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin konuyla ilgili değerlendirmesinde asıl meselenin söz konusu yapıların sisteme doğru şekilde entegre edilmesi olduğunun altını çizdi. Eresin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bugün dünyanın çok hızlı bir şekilde değiştiğini hep birlikte görüyoruz. Turizm de teknoloji de artık sınır tanımıyor. Bu nedenle konuyu yalnızca “bir platform kapatılsın mı, kapatılmasın mı” ekseninde değerlendirmeyi doğru bulmuyorum.

Açık konuşmak gerekirse; Expedia, Agoda gibi dünya genelinde yaygın olarak kullanılan uluslararası online platformların kapanması, Türk turizmini doğrudan ve olumsuz etkiler. Bu gerçeği göz ardı edemeyiz. Dünyanın neredeyse her ülkesinde faaliyet gösteren bu platformlar, rastgele değil; ofisleriyle, muhataplarıyla, vergi yükümlülükleriyle ve belirli kurallara tabi olarak çalışıyorlar.

Benim itirazım da tam bu noktada başlıyor. Mesele yasaklamak değil, bu yapıları Türkiye’nin sistemine doğru şekilde entegre edebilmektir. Türkiye’de faaliyet göstereceklerse, burada ofis açmaları, sorumluluk almaları ve ülkemizin kuralları çerçevesinde çalışmaları gerekir.

Dünyada bu sürecin nasıl yönetildiğine, hangi ülkelerin bu platformları nasıl regüle ettiğine bakmalı; uygulanabilir ve makul modelleri Türkiye’ye uyarlamalıyız. Çünkü bu platformlar kapatıldığında kaybeden onlar olmuyor; asıl kaybı Türk turizmi yaşıyor. Tanıtımda, erişimde ve rekabette geriye düşüyoruz.

Dolayısıyla çözüm, kapanma değil diyalogdur. Yasak değil, düzenlemedir. Vergi konusunda eksikler varsa elbette buna itiraz edilmelidir; ancak bunun yolu kapatmak değil, “Türkiye’de kazanıyorsan, burada sorumluluk da almalısın” diyebilmektir ki bu kısma iyi bakmak lazım bahsi geçen online satış kanallarının en yüksek dijital hizmet vergisini Türkiye’de ödediklerini biliyorum.

Benim durduğum nokta son derece net: Dünyaya bakmalı ve dünyadaki çalışır, dengeli uygulamaları Türkiye’ye uyarlamalıyız. Bunu başardığımızda hem sektörümüzü korur hem de Türk turizmini dünyadan koparmamış oluruz.”