25 Mayıs 2026
Beşyol Mahallesi 1.İnönü Caddesi 18/8 Küçükçekmece İstanbul
Ekonomi Son Dakika

2025 yılına kadar yapay zeka pazarı 190 milyar dolara ulaşacak

Dijital dönüşüm ve yapay zeka, iş gücü piyasalarından üretim süreçlerine kadar ekonominin her alanında devrim yaratıyor. 2030 yılına kadar küresel iş gücünün yüzde 30’unu oluşturacak olan Z kuşağı, bu dönüşüme doğduğundan beri şahitlik eden ilk nesil olma özelliğini taşırken, 2025 yılına kadar yapay zeka pazarının 190 milyar dolara ulaşması, robotların üretim hatlarında kullanım oranının yüzde 75’e çıkması ve yapay zekanın küresel ekonomiye 15 trilyon dolar katkı sağlaması bekleniyor.

Z kuşağı, teknolojiye olan yatkınlığı ile yapay zekanın geleceğini şekillendirecek en kritik nesillerden biri olarak görülüyor. Ancak, bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirebilmeleri için iş dünyasının onları eleştirel düşünmeye ve yapay zekayı doğru kullanmaya yönlendirecek stratejiler geliştirmesi gerekiyor.

Z kuşağının yapay zeka algısı

EY, Microsoft ve TeachAI iş birliğiyle gerçekleştirilen araştırmaya göre, 17-27 yaş arasındaki katılımcıların yüzde 69’u yapay zekanın hangi alanlarda kullanıldığını iyi anladıklarını belirtiyor. Ancak, yapay zekanın eksikliklerini eleştirel değerlendirme konusunda başarı oranı yüzde 44’e, en iyi komutları yazma becerisi ise yüzde 56’ya düşüyor. Z kuşağı, yapay zekayı en çok tekrarlayan görevlerde zaman tasarrufu sağlaması ve büyük verileri analiz etme kapasitesi nedeniyle faydalı buluyor. Ancak, yanlış bilgi üretme riski ve insan yaratıcılığını azaltma potansiyeli konusunda endişeler de taşıyor. Z kuşağının yapay zeka hakkındaki bilgilerini en çok sosyal medyadan edindiği (yüzde 55) göz önüne alındığında, bu platformlarda daha doğrulanmış ve güvenilir içeriklerin yaygınlaştırılması kritik bir adım olarak öne çıkıyor.

İşverenler ve eğitimciler arasında yaklaşım farklılıkları

Araştırmaya göre, eğitimcilerin yüzde 42’si yapay zekanın bazı görevlerde kullanılmasını teşvik etmezken, işverenlerde bu oran sadece yüzde 15. Bu durum, eğitimcilerin akademik dürüstlük kaygıları nedeniyle yapay zekayı daha mesafeli karşılamalarının, işverenlerin ise teknolojinin potansiyelini daha çabuk benimsemelerinin bir sonucu olarak yorumlanıyor.

Yapay zeka ve robotlar ekonomiyi dönüştürüyor

Yapay zeka ve robot teknolojileri, iş gücü pazarlarından üretim süreçlerine kadar her alanda büyük bir dönüşüme öncülük ediyor. 2025 yılına kadar yapay zeka pazarının 190 milyar dolara ulaşması, robotların üretim hatlarında kullanım oranının yüzde 75’e çıkması ve yapay zekanın küresel ekonomiye 15 trilyon dolar katkı sağlaması bekleniyor.

Uzmanlar, bu büyük dönüşümün üretim sektörüne olan etkilerini vurgulayarak, yapay zekayı benimseyen fabrikaların verimliliğinin yüzde 25, karlılığının ise yüzde 30 arttığını belirtiyor. Özellikle, IoT ve sensör destekli yapay zeka sistemleri sayesinde, fabrikalarda plansız duruş süreleri yüzde 50’ye kadar azaltılıyor ve enerji tüketimi optimize edilerek maliyetlerde yüzde 15-20 oranında tasarruf sağlanıyor.

Finans Sektörü: Finans sektöründe yapay zeka tabanlı algoritmalar sayesinde risk yönetimi, dolandırıcılık tespiti ve yatırım stratejileri artık daha hızlı ve güvenilir bir şekilde oluşturuluyor. Büyük bankalar ve yatırım şirketleri, veri analizi ve otomatik karar mekanizmalarıyla müşteri hizmetlerini daha kişiselleştirilmiş hale getiriyor

Lojistik ve Perakende Sektörü: Lojistik ve perakende sektörlerinde ise yapay zeka destekli tahmin sistemleri, envanter yönetimini optimize ederek maliyetleri düşürüyor. Depo ve tedarik zinciri operasyonlarında kullanılan akıllı robotlar, hem iş gücü ihtiyacını azaltıyor hem de süreçleri hızlandırarak müşteri memnuniyetini artırıyor

Sağlık Sektörü: Sağlık sektöründe ise yapay zeka destekli teşhis sistemleri doktorlara büyük bir yardımcı oluyor. Hastalıkların erken teşhisi, kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleri ve robotik cerrahi gibi alanlarda yapay zekanın sağladığı ilerlemeler, sağlık hizmetlerinin kalitesini artırarak daha fazla insanın zamanında tedavi olmasını sağlıyor.

EY Türkiye İş Gücü Danışmanlığı Lideri ve Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı Ersin Yıldırım araştırmayla ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu: “İş hayatında yer almaya başlayan en genç nesil olan Z kuşağının, kariyeri boyunca yapay zekânın uzun vadeli etkileriyle karşı karşıya kalacağı aşikar. Z kuşağı, teknolojiye olan doğuştan yatkınlığıyla yapay zeka kullanımında önemli bir

adım atmış olsa da bu teknolojiyi doğru bir şekilde değerlendirme ve potansiyelinden tam olarak yararlanma noktasında daha fazla desteğe ihtiyaç duyuyor. Bu kuşağın yapay zeka alanında temelden etkin bir şekilde yönlendirilmesi için eğitim ve iş dünyasının iş birliği halinde olması, eleştirel düşünme becerilerinin güçlendirilmesine yönelik stratejiler geliştirmesi gerekiyor.

Ekonominin yeni mimarları

Yapay zeka destekli üretim sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, üretim sektöründen finansal analizlere kadar birçok alanda verimlilik artarken, dijitalleşen ekonomiler güç kazanmaya devam edecek. Ancak, bu yeni dönemde dijital becerilere sahip olmayan ülkeler, rekabet gücünü kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilir.

Z kuşağı ve yapay zeka birlikte, geleceğin ekonomik dengesini şekillendiren en kritik güçlerden biri olmaya aday. Bu nedenle, kamu-özel sektör iş birliklerinin artması ve bu alanda yatırımların hız kazanması kritik bir gereklilik olarak öne çıkıyor.