Terra Pizza CEO’su F. Emrah Peker, dijital gücün markanın büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak; veri analitiği, yapay zekâ ve dijital sipariş kanallarıyla desteklenen bu dönüşümün, genişleyen şube ağında operasyonel verimlilik ve tutarlı müşteri deneyimi sağladığını ifade ediyor.
Dijital dönüşüm süreci, markanızın operasyonel verimliliği ile şube ve franchise yönetimine nasıl yansıdı? Bu dönüşümün öne çıkan kazanımlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dijital dönüşüm, Terra Pizza için büyüyen şube ağını aynı kalite ve deneyim standardında yönetebilmenin en kritik kaldıraçlarından biri oldu. 200 olan restoran sayımızı 2025’te gerçekleştirdiğimiz açılışlarla 236’ya yükselttik. Bu ölçekte bir büyümeyi, operasyonel kontrolü ve hizmet kalitesini koruyarak sürdürülebilir kılmakta dijitalleşme belirleyici bir rol üstleniyor. Merkezi dijital sistemler sayesinde sipariş, üretim, tedarik ve denetim süreçlerinde uçtan uca görünürlük sağladık. Operasyonel raporlama ve performans takibi tarafında manuel iş yükü önemli ölçüde azalırken, franchise yönetiminde karar alma süreçleri hızlandı. Bugün 52 ilde faaliyet gösteren şubelerimizde aynı kaliteyi sunabiliyoruz. Bu durum dijitalleşmenin operasyonel verimliliğe olan katkısını net biçimde gösteriyor.
Online sipariş kanalları, mobil uygulamalar ve self-servis çözümler, müşteri deneyimini hangi yönleriyle dönüştürdü?
Online sipariş kanalları ve dijital temas noktaları, müşteri deneyiminde ciddi bir dönüşüm yarattı. Türkiye genelinde tüketicilerin ayda ortalama 6’dan fazla kez online sipariş verdiği bir ortamda, Terra Pizza olarak bu beklentiye hızlı ve kullanıcı dostu çözümlerle yanıt verdik. Yenilenen web sitemiz, mobil uygulamamız ve mağaza içi kiosk sistemlerimiz sayesinde sipariş süresi kısaldı, temas noktaları çeşitlendi.
Dijital kanallarla entegre çalışan sadakat programımız “Bol Bol Kazan”, kullanıcıların tekrar sipariş verme oranlarını artıran önemli bir araç haline geldi. Bugün siparişlerin önemli bir bölümü dijital kanallar üzerinden gerçekleşirken, kampanya ve tekliflerin kişiselleştirilmesi sayesinde hem sepet değeri hem de müşteri memnuniyeti artış gösteriyor. Bu yapı, Terra Pizza deneyimini yalnızca lezzetle değil, hız, kolaylık ve avantaj algısıyla da güçlendiriyor.

Veri analitiği ve yapay zekâ tabanlı uygulamalar; menü yönetimi, stok optimizasyonu ve fiyatlama stratejilerinde nasıl bir rol üstleniyor?
Veri analitiği ve yapay zekâ, Terra Pizza’da operasyonel kararların arka planındaki en önemli destekleyici unsurlar arasında yer alıyor. Yıl boyunca milyonlarca siparişten elde edilen veriler, ürün bazlı performans, bölgesel tercih ve zamanlama analizleriyle menü yönetimine yön veriyor. Stok optimizasyonu tarafında ise talep tahmin modelleri sayesinde israfı azaltan ve tedarik sürekliliğini güçlendiren bir yapı kurduk. Yapay zekâ destekli fiyatlandırma analizleri sayesinde, erişilebilir fiyat ve yüksek değer dengesini başarıyla sürdürüyoruz. Dijital pazarlama tarafında hayata geçirilen yapay zekâ destekli Connected TV kampanyamızın, marka hatırlanabilirliği ve satın alma niyetinde %7 artış sağlaması, bu yaklaşımın karşılığını da net biçimde ortaya koyuyor.
Dijitalleşme yatırımlarında karşılaşılan temel zorluklar neler oldu? Önümüzdeki dönemde dijital dönüşüm yol haritanızda hangi teknolojiler öncelikli olacak?
Dijitalleşme yatırımlarında en önemli zorluk, farklı ölçek ve dinamiklere sahip geniş bir şube ağında aynı adaptasyon hızını yakalayabilmek oluyor. Bu nedenle teknoloji yatırımlarını, güçlü bir eğitim ve değişim yönetimi süreciyle birlikte ele aldık. Franchise iş ortaklarımızın sisteme hızlı uyumu, dönüşümün başarısı açısından kritik bir rol oynadı.
Önümüzdeki dönemde odağımız, daha gelişmiş veri analitiği, yapay zekâ destekli kişiselleştirme çözümleri ve operasyonel süreçleri sadeleştiren akıllı sistemler olacak. Amacımız, dijitalleşmeyi misafirler için daha zahmetsiz bir deneyime, iş ortaklarımız için ise daha öngörülebilir ve verimli bir operasyon yapısına dönüştürmek. Bu yaklaşımı, Terra Pizza’nın sürdürülebilir büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.


