Sürdürülebilirlik ve çevre odaklı lojistik uygulamaları, müşteri memnuniyeti için yenilikçi süreçler ve geniş lojistik ağları ile sektörde fark yaratan Esalco Lojistik, çevre dostu adımlarla operasyon verimliliğini artırıyor. Esalco Lojistik Genel Müdürü Serhan Solmaztürk ile Esalco’nun özelleştirilmiş hizmetlerini konuştuk.
Esalco Lojistik olarak müşterilerinize sunduğunuz sürdürülebilirlik ve çevre dostu taşımacılık uygulamalarından bahseder misiniz?
Sürdürülebilirlik ve çevre kavramlarını kurum kültürümüzün bir parçası haline getirmek öncelikli hedeflerimizden biri. Çevre ve sürdürülebilirlik bilincini bir taraftan kurum içi eğitim programlarında işleyerek içselleştirilmesini sağlamaya çalışıyoruz, diğer taraftan da ofislerimizdeki atıkların geri dönüşümünden iş ortaklarımızın seçimine kadar ‘çevre dostu’ çözümlerin operasyonel uygulamalarını teşvik ediyoruz.
‘Dört günlük çalışma haftası’ yani Cuma günleri evden çalışma uygulaması, çalışanlarımızın moral ve motivasyonunun yanında kaynak tasarrufu, tüketim kontrolü ve çevre bilincini artırma yönünden de büyük katkı sağladı.
Sürdürülebilirlik ve çevre dostu taşımacılık çözümlerimiz arasında şunları sayabilirim:
- Gelişmiş yazılımlar sayesinde en verimli taşıma rotalarını belirliyor, böylece yakıt tüketimini azaltıyor, çevresel etkiyi en aza indiriyoruz. Yük taşıma süreçlerini optimize ederek daha az seferle daha fazla yük taşıyarak kaynak verimini artırıyoruz.
- Taşıma süreçlerinde, yurt içinde ve global partnerlerimizin seçiminde elektrikli araç ya da biyoyakıtlar gibi karbon ayak izi düşük yakıtları tercih eden tedarikçilerle iş birliğine öncelik veriyoruz. Önümüzdeki yıldan itibaren müşterilerimize Esalco ile yaptıkları yükleme ve taşımalardaki karbon ayak izi raporlarını da sunmaya başlayacağız.
Operasyonlarınızı ağırlıklı olarak hangi taşıma modunda yürütüyorsunuz, sizi sektörde farklı kılan ve tercih edilirliğinizi etkileyen unsurlar nelerdir?
Esalco, sektöre deniz yolu ağırlıklı olarak giren, 13 yılda kara yolunda da, IATA acentesi olarak havayolunda da güçlü partnerlerle yoluna sağlam adımlarla devam eden bir firmadır. Bizim için ‘güvenilirlik’ ve ‘müşteri odaklı’ olma ayırt edici özelliklerimizdir.
Zamanında, sorunsuz ve tam olarak müşterinin beklediği koşullarda teslimat olmazsa olmazımızdır. Mayıs 2024’te göreve geldiğimde ilk aldığım kararlardan biri CRM ‘Müşteri İlişkileri Yönetimi’ departmanının kurulmasıydı. Müşterilerimizi dinliyor, ihtiyaçlarını anlıyor ve onlara Esalco’nun özelleştirilmiş hizmetlerini sunuyoruz. Böylece piyasa koşullarına hızlı adaptasyon, esnek ve kaliteli çözümler sunabilme yeteneğimiz de artıyor.
IT departmanımız dünyanın önde gelen teknoloji şirketleri ile çalışıyor. Otomasyon ve veri analitiği ile süreçlerin verimliliği artarken, daha rekabetçi fiyatlar sunabiliyoruz. Şüphesiz küresel pazarlara erişim imkanımız ve geniş lojistik ağımız da müşterilerimiz nezdinde tercih edilme sebeplerimizdendir.
Elbette bütün bunları sağlayan ‘insandır’. Esalco, işe alımlarda uzman ve deneyimli kadrolar yanında motivasyonu, sorun çözme yetenekleri ve yaratıcılığı yüksek adaylara da öncelik veriyor. ‘Esalco Akademi’ ile sektörümüze geleceğin yöneticilerini yetiştirme sözümüz var.
Orta Doğu’daki kriz ve Rusya-Ukrayna savaşı Türkiye’nin lojistik altyapısını, özellikle kara yolu, deniz yolu ve demir yolu taşımacılığını nasıl etkilemiştir?
Ukrayna hava sahası kapalı olduğu için o bölgeye servis verilemiyor. Rusya tarafında da servis verebilen havayolu sayısı azaldı. Avrupa’dan gelen transit yükler Türkiye üzerinden geçtiği için Rusya trafiği çok yoğunlaştı. Yaz sezonunda uçuş sayısı arttığı için kapasite sorunu pek yaşanmıyor ama özellikle kargo/istiflenemez kargo/oversize yükleri taşımak çok zorlaştı.
Orta Doğu’da Kızıldeniz geçişinin global hatlar tarafından güvenlik sebebiyle terk edilip zorunlu olarak Ümit Burnu rotasına dönülmesi transit sürelerini uzattı. Ayrıca hem gemi programlarını hem de konteyner arz&talep dengesini olumsuz etkiledi. Süreç en az 2025 ortalarına kadar böyle devam edecek gibi görünüyor.
Rusya-Ukrayna savası, global konteyner hatlarının ilk aşamada bu ülkelerin limanlarına servisi durdurmasına sonra da boşa çıkan kapasiteyi farklı bölgelerde değerlendirmelerine yol açtı. Türkiye, bu anlamda deniz ticaretinin transit noktası olarak fayda sağlamıştır.
Karayolunda ise Ukrayna hattında servisler durdu, bölgeye gönderi talebi de zaten yok. Buna karşılık Rusya’ya yoğun bir talep var. Özellikle uluslararası ambargolar nedeniyle Türkiye’den transitler oldukça rağbet görmektedir.


